16 yıldır mahallenin vegan durağı


Koç Holding tüm sanatseverleri Bienal ’e davet ediyor
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve 2007 yılından bu yana sponsorluğunu Koç Holding ’in üstlendiği 17. İstanbul Bienali devam ediyor.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Dışarıda sıcacık bir sohbete ayrılmış iki sandalye, içinde el yapımı seramikler, yemyeşil bitkiler ve Sıraselviler’in vazgeçilmezi, bulduğu her boşluğa kıvrılıp uyuyan kedilerle envai çeşit vegan ürün. Kucağında kedisiyle 18 yıldır buralı Tarkan Abi kaşılıyor bizi.
Vegan bir dükkân açma fikri ve konsepti nasıl şekillendi?
Burası hem merkezî hem renkli bir semt. Mahallelisiyle, dokusuyla insanı sürekli besleyen bir yapısı var. Son yıllarda Taksim gibi değişime uğrasa mahallenin direndiğini, ruhunu kaybetmediğini düşünüyorum. Burada olmaktan pişman değilim, olacağımı da sanmıyorum. Mahallelinin desteği sayesinde kurulan bağ her geçen gün büyüyor ve güçleniyor.
Hayvansal ürünler bizi fark etmeden hasta ediyor ve zarar veriyor oysa toprakta yetişen ne varsa şifa. 18 yıl önce yaşamımı bu biliç üzerine kurdum. O zamanlar dükkân vejeteryandı, ben de öyle. Eskiden veganlık ülkede çok da bilinen bir olgu değildi. Yaklaşık 16 yıl önce benim vegan olmamla burası da değişti, dönüştü ve şu anki hâlini aldı. Denemediğim veya sevmediğim hiç bir ürünü rafa koymuyorum, bu konu benim için çok önemli. Özellikle fermente kaju ürünler dükkânın olmazsa olmazları.
Müşteriyle şeffaf bir ilişki kuramazsam oluşturmak istediğim yapı eksik kalacakmış gibi hissediyorum. Sanırım bu yaklaşım mahalle tarafından da farkediliyor. Gelenler zamanla müdavim oluyor, çevre restoranlar ihtiyaçları olduğunda dükkândan temin ediyor. Sayelerinde samimi ve sağlam bir bağ var aramızda.
“Mahallede olmasa daha iyi olurdu” dediğin bir yer ya da yaklaşım var mı?
Karşımızda insanı kendine baktıran güzellikte tarihî bir bina var. Yıllardır mahallenin otoparkı olarak kullanılıyordu. Şimdilerde el değiştirdi ve aldığımız habere göre önümüzdeki günlerde bir et restoranı olarak hizmet vermeye başlayacakmış.
Geçtiğimiz günlerde Vegan Dükkân’ın da müdavimi olan Şükran Moral İtalya’dan geldi, bize de uğradı tabii. Ziyareti sırasında karşımızdaki dükkânın perdeleri kapalıydı. İçeriyi tam göremediğinden “Burası bir kültür merkezi mi olacak? Eğer öyleyse biz de sergi yapalım, sanatseverlerle buluşalım.” demişti. “Ne kadar naif bir yaklaşım.” diye geçirmiştim içimden. Sanırım bu örnek bile mahallenin ve Türkiye’nin yapısının nasıl bir değişime maruz kaldığını anlatmaya yeter. Vegan bir dükkân olarak tam karşımıza açılan restoranın içeriği hem bizi hem de mahalleliyi rahatsız etmiyor desek yalan söylemiş oluruz. Dilerim zamanla hiçbir canlının zarar görmediği bir yaşam hepimizin önceliği olur.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
17. İstanbul Bienali’nin yayıldığı altı mahalle: Balat, Çemberlitaş, Sıraselviler, Tophane, Yeldeğirmeni ve Zeytinburnu’nda, yaşadığımız şehirde bir gezginmişçesine geziniyoruz bu defa. Bugün rotamızda: Sıraselviler
04 Eki 2022

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



