1980’lerden bugüne yolculuk


Galataport İstanbul’da keyfi bol bir hafta sonuna hazırız Hafta sonunun habercisi Duende Bülteni bugün de seninle sevgili okuyucu. Bu hafta sonu ne yapıyorsun, programın nedir? Plan yaptıysan programını değiştirmeye, yapmadıysan da hemen şimdi aklını çelmeye geldik. Karaköy sahil şeridinde İstanbullularla buluşan Galataport İstanbul’da oldukça keyifli bir hafta sonu geçirmen için önerilerimiz şöyle; İstanbul’un en özel semtlerinden Karaköy’e yeni bir soluk getiren Galataport İstanbul’da boğaza karşı nefis bir kahve içerek gününe başladıktan sonra deniz havasını içine çeke çeke rıhtımda rahatlatıcı bir yürüyüşe çıkabilirsin. Deniz havası insanı acıktırır. Hiç merak etme; 200 yıl sonra yeniden açılan rıhtım boyunca yeni tatlar deneyimleyebileceğin pek çok restoran ve kafe seni bekliyor. Arkadaşlarınla eşsiz Tarihî Yarımada manzarasına karşı keyfi bol bir öğle yemeği yedikten sonra şehrin yeni kültür sanat noktası Galataport İstanbul’da iki yeni sergi gezerek gününü daha da güzel bir hâle getirebilirsin. Neler mi var? Usta fotoğrafçı Ara Güler’in gözünden Beyoğlu’na bakmak üzere, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nden yeni fotoğrafların ikonik karelerle yer aldığı Denize İnen Yol sergisi ve 19. yüzyıl Paris’ini Monet ve birçok ünlü ressamla gezeceğin dijital sanat sergisi Monet Friends var. Galataport İstanbul mobil uygulamasını bu bağlantı üzerinden indirerek Monet Friends sergisinin sınırlı sayıdaki hediye biletlerine ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: The War on Drugs, I Don’t Live Here Anymore
Süre: 52 dakika
Plak Şirketi: Atlantic Recording
Kartonet: 2017 yılında A Deeper Understanding’le Yılın En İyi Rock Albümü etiketli Grammy ödülünü kataloğuna ekleyen The War on Drugs’ın stadyum konseri seviyesine çıkan müzikal kariyerindeki yeni hamlesini uzunca zamandır merak ediyordum. Zaman geçti ve grup geçtiğimiz hafta I Don't Live Here Anymore adını verdiği yeni albümünü gün yüzüne çıkardı. Üç yıl boyunca toplamda yedi stüdyoda kaydedilen albümde, grubun frontman’i Adam Granduciel’in söz yazarlığı yeteneği ve müzikal kimliklerinden rafine tatlar hâkim.

The War on Drugs, I Don’t Live Here Anymore
Neden dinleyelim? İki The War on Drugs albümü arasındaki en önemli gelişmelerden biri 30’larında rock yıldızı statüsüne yükselen Adam Granduciel’in 40’larına baba olarak başlaması. Bu durumu Granduciel’in şarkı sözlerini karakterize eden varoluşsal endişelerin yerini umut ve kurtuluş önerilerine bırakmasından da anlamak mümkün.
Albümün tümüne sirayet eden yalın enstrüman yürüyüşleri, özellikle gitar ve synth dalgalarının uyumuyla iyice belirgin hâle geliyor. I Don't Live Here Anymore, her açıdan üzerinde uzunca düşünülmüş bir albüm. Sabırla dinleyeni ödüllendiren sürükleyici ve zengin bir kayıt.
Benzer işler: Kevin Morby, Sundowner & Kurt Vile, Bottle It In.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Duende dalyan diyor; özgürce ve bir arada yaşamanın pratik edildiği müzikli bir temsiliyet, Radyo Modyan'ı tanıyoruz; I Don't Live Here Anymore çıktı.
05 Kas 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.

Cormac McCarthy’nin 1985’te yayımlanan büyük romanı "Kan Meridyeni"ni okurken insanın aklına zaman zaman şu tuhaf düşünce geliyor: Belki "Dünya masumdu ve biz onu bozduk" anlatısı baştan beri fazla iyimserdi.

Jane Schoenbrun, yeni filmi "Teenage Sex and Death at Camp Miasma"da slasher alt türünün tüm özelliklerini ters yüz ederek ortaya türün eleştirisini de merkezine aldığı, kitsch estetikle bezeli bir anlatı ortaya koymuş. Ortaya bu eleştiriyi dört başı mamur bir şekilde görsel dünyaya taşıyan ve mizahı elden bırakmayan bir slasher filmi çıkmış.

Paris’te düzenlenen Rock En Seine festivalinin son gününde The Cure, 40 binden fazla kişiye 3 saate yakın süren bir performans sundu. 67 yaşındaki Robert Smith’in sesi, geçen yıllara rağmen daha da güçlü ve bir o kadar kırılgan. Karanlığın, yalnızlığın ve umudun şarkılarını birlikte söyleyen binlerce kişiyle birlikte yazı The Cure’un müziğiyle uğurluyoruz.

Selda Uygur, yeni romanı "Yalvaç"ta iki farklı çağdan tutkularının peşindeki iki kadının özgürleşme öyküsünü ve zaman algısını, benlik ve kişiliklerini korumak için ortaya koyduğu mücadeleyi, iki farklı zaman koridorunda işliyor. Uygur ile zamanın ruhuna ve dair söyleşirken onun hiç değiştiremediği savaşları ve tutkuları, kahramanları Gece ve Livia üzerinden anlamaya çalıştık.



