2020 Facebook Reklam Boykotu
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Politikalarıyla uzun süredir tartışmaların odağında olan ve kuşkusuz dünyanın son dönemdeki en çok tepki çeken şirketlerinden biriydi Facebook. 2016 yılındaki Cambridge Analytica skandalı, ardından 2019’un ikinci yarısında ABD başkanlık yarışı sürecindeki reklam politikaları ve son bir aydır nefret suçu ve yanlış bilgilendirmeye olan yaklaşımının ardından şirket; geçtiğimiz hafta itibarıyla Stop Hate for Profit isminde yeni ve büyük çaplı bir boykotla karşı karşıya. Hâlihazırda boykota katılanlar arasında küresel çapta faaliyet gösteren Coca Cola, Unilever, Verizon ve Starbucks gibi şirketler var.
- Her şey nasıl başladı? Her şey 17 Haziran günü ABD merkezli sivil toplum kuruluşları Color of Change ve National Association for the Advancement of Colored People'ın başını çektiği bir koalisyonun; Facebook platformlarına reklam veren şirketleri, nefret suçu ve ırksal ayrımcılık içerdiği söylenen içeriklerin Facebook tarafından yeteri kadar denetlenmediğine karşı çıkmaya ve verilen reklamları geri çekerek şirketi ekonomik olarak boykot etmeye çağırdıkları bir bildiri ile başladı.
- Koalisyon ne istiyor? Stop Hate for Profit organizasyonu, temel olarak üç noktaya odaklanıyor. İlk olarak platformda ırkçılık, antisemitizm ve nefret suçuyla karşı karşıya kalanlar için daha fazla destek talep ediliyor. İkinci olarak; yanlış bilgilendirme veya nefret suçu içeren bütün içeriklerin işaretlenmesi ve platformdan kaldırılması isteniyor. Son olarak ise Facebook gruplarının güvenliğini artırmak amacıyla 150 kişiden fazla üyeye sahip olan her grup için bir moderatör belirlenmesi, daha fazla üyeye sahip olan gruplar içinse moderatör sayısının oransal olarak artırılması bekleniyor.
- Koalisyon ne istiyor? Stop Hate for Profit organizasyonu, temel olarak üç noktaya odaklanıyor. İlk olarak platformda ırkçılık, antisemitizm ve nefret suçuyla karşı karşıya kalanlar için daha fazla destek talep ediliyor. İkinci olarak; yanlış bilgilendirme veya nefret suçu içeren bütün içeriklerin işaretlenmesi ve platformdan kaldırılması isteniyor. Son olarak ise Facebook gruplarının güvenliğini artırmak amacıyla 150 kişiden fazla üyeye sahip olan her grup için bir moderatör belirlenmesi, daha fazla üyeye sahip olan gruplar içinse moderatör sayısının oransal olarak artırılması bekleniyor.
- Facebook’un mantalitesi: Twitter geçtiğimiz haftalarda nefret suçu veya yanlış bilgi içerdiğine kanaat getirdiği tweet'lere uyarı gösterdiği yeni bir politika izlemeye başlamıştı. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ise, kamuoyunun benzer bir hamleyi Facebook’tan da beklemesine yönelik böyle bir adım atmayacaklarını çünkü doğrunun savunucusu olmamaları gerektiğini ve platformda herkesin istediği içeriği paylaşabileceğini söylemişti. Kısacası Facebook; platformda bilginin ve perspektifin özgürce dolaşmasını ve toplum olarak neyin doğru neyin yanlış olduğuna yanlışı görmeden karar verilemeyeceğini savunurken kullanıcılarına her şeyi bir arada görerek ayırt edebilecekleri bir ortam oluşturmaya çalışıyor.
- Boykot sonrası ilk açıklamalar: Geçtiğimiz cuma günü tepkilerin ve boykota katılan şirketlerin artması sonucu Zuckerberg, bazı açıklamalarda bulundu. Zuckerberg’e göre Facebook; bütün içeriklerin “haber değeri taşıdığı” bakış açısıyla hareket etmeye ve içeriklere dokunmamaya devam edecek, fakat Twitter’a benzer olarak platform politikalarını ihlal eden içeriklere yönelik daha katı bir uyarı süreci izleyecek. Diğer yandan bazı çevreler ise bu açıklamaların yetersiz olduğunu ve şirketin neyi tehdit olarak görüp görmeyeceğinden emin olunamayacağını belirtiyor.
- Boykot sonrası ilk açıklamalar: Geçtiğimiz cuma günü tepkilerin ve boykota katılan şirketlerin artması sonucu Zuckerberg, bazı açıklamalarda bulundu. Zuckerberg’e göre Facebook; bütün içeriklerin “haber değeri taşıdığı” bakış açısıyla hareket etmeye ve içeriklere dokunmamaya devam edecek, fakat Twitter’a benzer olarak platform politikalarını ihlal eden içeriklere yönelik daha katı bir uyarı süreci izleyecek. Diğer yandan bazı çevreler ise bu açıklamaların yetersiz olduğunu ve şirketin neyi tehdit olarak görüp görmeyeceğinden emin olunamayacağını belirtiyor.
- Boykotun finansal boyutu: Boykota olan katılımlar ve tepki gösteren açıklamalar arttıkça, Facebook finansal açıdan doğrudan etkileniyor. Şirket; geçtiğimiz haftayı %8,3’lük, yani yaklaşık 56 milyar dolarlık değer kaybederek kapatırken bu kayıp Mark Zuckerberg için yaklaşık 7,2 milyar dolarlık bir serveti eritti.
- Oran: OneZero yazarlarından Will Oremus; Facebook’un Instagram da dahil olmak üzere yıllık 70 milyar dolara yakın bir reklam geliri olduğunu, reklam verenlerin hayli çeşitli bir spektruma dağıldığını ve boykota katılan en büyük şirketlerden Unilever’ın platformda yıllık olarak 42 milyon dolarlık bir harcama yaptığını belirterek boykotun şirketin finansal tablosunu büyük çapta etkilemeyebileceğini belirtiyor.
- Başka olasılıklar: Gizmodo yazarlarından Shoshana Wodinsky ise boykota katılan bazı şirketlerin önceden Covid-19 salgını nedeniyle zaten bazı harcamalarını kısmayı planladıklarını ve boykota katılarak medya bilinirliklerini artırmaya çalıştıklarını düşünüyor. Buna ek olarak tepki gösteren şirketlerden bazılarıyla iletişime geçen Wodinsky; ilgili şirketlerin tamamen platformdan çekilmeyeceklerini, örneğin Facebook’a reklam vermeyi durdururken Instagram’a vermeyi sürdüreceklerini veya yalnızca ABD’deki reklamlarını durdurduklarını öne sürüyor.
- Oran: OneZero yazarlarından Will Oremus; Facebook’un Instagram da dahil olmak üzere yıllık 70 milyar dolara yakın bir reklam geliri olduğunu, reklam verenlerin hayli çeşitli bir spektruma dağıldığını ve boykota katılan en büyük şirketlerden Unilever’ın platformda yıllık olarak 42 milyon dolarlık bir harcama yaptığını belirterek boykotun şirketin finansal tablosunu büyük çapta etkilemeyebileceğini belirtiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta sosyal medyada nefret söylemi, yanlış bilgilendirme ve ayrımcılık karşısında gelişen ve dünyanın tanınan şirketlerinin de katıldığı Facebook boykotuna, Amazon’un otonom araç girişimi Zoox’u satın alarak sektöre girişine, Amazon’un gelecek hedeflerine ve otonom araç sektöründeki son duruma odaklanıyoruz.
02 Tem 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.



