H2L Metaverse’e “ızdırap” olmaya geliyor


İşini büyütmek isteyen işletmeler için yeni nesil lojistik: ShipShack
E-alışveriş deneyiminizi düşünün; aradığınız ürünün doğru stok bilgisine erişmek, satın aldığınız ürünün takibini yapabilmek, hızlıca size ulaşması ve ürünün iadesini veya değişimini kolayca tamamlayabilmek…Tüm bu aşamaların problemsiz…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Japonya merkezli girişim H2L, 10 sene önce Sony’nin desteğini de arkasına alarak Tokyo’da kurulmuştu. Şirket şu anda metaverse kullanıcılarının sanal gerçeklik deneyimleri esnasında gerçek fiziksel acı çekebilmelerini sağlayacak teknolojiler üzerine çalışıyor.
Metaverse’ün henüz tam olarak ne olduğu ve ne işe yarayacağı üzerinde bir konsensus bulunmasa da, teknoloji ekosistemindeki tüm şirketlerin iştahını kabarttığı da bir gerçek. Bu şirketlerin arasında öne çıkanlardan biriyse Metaverse’ü sıradan bir buzzword olarak kalmanın ötesine taşıyabilecek denli ilginç bir fikre sahip olan ve sanal dünyalarda gerçek fiziksel hisleri deneyimlemeyi odağına alan H2L.
H2L’nin “UnlimitedHand” teknolojisi kol kaslarına elekto-uyarıcılarla müdahale ederek dokunma hissini taklit etmeye dayanıyor. Firmanın tasarladığı pazubant, kaslardaki esnemelere müdahale ederek kullanıcının Metaverse’te yer alan avatarı üzerinden interaksiyona girdiği objeleri kavramasına ve ağırlıklarını hissetmesine olanak sağlıyor.

TechCrunch üzerinden
Teknolojinin geleceği
Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su Emi Tamaki, “Acı çekmek bizim Metaverse’e derinlemesine nüfuz ederek onu gerçek, sürükleyici bir deneyime dönüştürmemizi sağlayacak,” diyor.
Tracxn’in sunduğu veriye göre Japonya’daki en başarılı 10 sanal gerçeklik girişiminin aldığı toplam yatırım 60 milyon dolara ulaşmış vaziyette. Şu ana dek yaklaşık 40 milyon dolar değerleme üzerinden 8 milyon dolar civarı yatırım alan H2L, 5 yıl içerisinde bir halka arz gerçekleştirerek 30 milyon dolar değerlemeyi aşmayı hedefliyor.
Amacını “insanlığı zaman, mekan ve beden gibi tüm kısıtlardan 2029 yılına kadar kurtarmak” olarak tanımlayan Tamaki, haptik (dokunmatik) teknolojiler üzerine çalışan bir araştırmacı. Tamaki bu tarihe kadar çevrim içi ağlar ve elektronik cihazlar cephesinde yaşanacak gelişmelerin H2L’nin ürünleri için sınırsız uygulama alanlarının da kapısını aralayacağına inanıyor.
Rakipler
OWO’nun geçtiğimiz yıl duyurduğu haptik gömleği Kasım ayında Meta’nın duyurduğu haptik eldiven takip etmişti. OWO’nun gömleği kullanıcıların kucaklaşmalardan mermi darbelerine uzanan geniş bir skalada temas deneyimi yaşamasını sağlıyor:
Çıkış noktası
Tamaki, haptik teknolojiler üzerine çalışmaya doğuştan gelen bir kalp hastalığı nedeniyle genç yaşta ölümün kıyısından döndüğü bir deneyimin ardından karar vermiş. Bilgisayar destekli fiziksel deneyimler yaşatacak bir teknoloji geliştirme fikri aklına hastane yatağında uzanırken gelen Tamaki, mühendislik doktorasını Tokyo Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra şirketini kurmuş.
“Hayatın değerinin farkına vardığımda, gerçek anlamda ilgimi çeken yeni bir alanda çalışmak istedim ve bu teknoloji üzerine araştırma yapan başkaca kimse bulunmuyordu,” diyen Tamaki, geliştirdiği teknolojinin en yaygın kullanım alanlarından birinin oyunlar olduğunu kabul etse de potansiyelinin bundan çok daha fazla olduğunu savunuyor. Örneğin beyzbol, Japonya’da popüler bir spor. Bu teknoloji kullanıcının ebeveynleriyle çocukluğunda oynadığı bir top fırlatma-yakalama oyununa dair kıymetli anları tekrar yaşamasına olanak sağlayabilir.

Emi Tamaki
“Bu teknoloji, benim gibi kalp rahatsızlığı bulunduğundan ötürü fiziksel aktivitelerden uzak kalan insanlar için istedikleri zaman istedikleri yerde bulunmanın yegâne yolu olabilir.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Japonya çıkışlı bir girişim Metaverse'e "ızdırap" olmaya hazırlanıyor; Elektromobilite, geri dönüşüm, verimsizlik ve alt yapı gibi sorunları beraberinde getiriyor.
24 Mar 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Son üç yılda yapay zeka hep pırıltılı manşetlerin diliyle anlatıldı; şimdiyse herkes dönüp bilançoya bakmaya ve bu kadar paranın nereye gittiğini ve ne zaman döneceğini sormaya başladı. 1840’ların demiryolu çılgınlığını hatırlatan bu fiyatlama ve sabır krizi, insan uzmanlığını yok sayarak her problemin üzerine bilgi işlem gücü boca etmenin mucizevi kârlar getireceği inancını da sarsıyor.

Apple, 28 Ekim Çarşamba günü düzenlediği “Pro and Tell” lansmanında dokunmatik ekranlı yeni MacBook Pro modelini tanıttı. OLED ekranlı yeni iPad mini ile M6 çipli iMac ve MacBook Pro da lansmandan hemen önce duyurulan ürünler arasında yer aldı.

"The Social Reckoning", gücünü bir çalışanın vicdanı ile bir gazetecinin motivasyonları arasındaki gerilimden alıyor. İkisinin işbirliği, başta kimsenin öngöremeyeceği kadar uç noktalara varan sonuçlar doğuruyor. Aaron Sorkin’in iyi yazılmış senaryosu ise bu karmaşık hikayeyi hem sürükleyici hem de neredeyse bir belgesel kadar bilgilendirici kılıyor.

Bugüne dek bir yazılım ürününe “başarılı” denebilmesi için ürünün mümkün olduğunca çok sayıda insana ulaşması gerekiyordu. Fakat yapay zeka, yalnızca bir kişinin, bir ailenin ya da bir arkadaş grubunun kullanacağı uygulamalar geliştirmeyi de artık anlamlı hâle getirdi. Bu sayede kodlama da yalnızca ticari bir süreç olmaktan çıkıp kişisel bir yaratıcılık aracına dönüşmeye başladı.

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.




