Rutubet, kar ve şüphe


Odeabank’tan dijital sanata destek: Piksel | O'Art Odeabank ’ın sanat platformu O’Art , Türkiye’de dijital sanata katkıda bulunmak ve yeni medya sanatçılarını desteklemek üzere en önemli eğitim ve destek programlarından biri olan Piksel. ile iş birliği yapıyor. Neden önemli? Görsel sanatların her alanından genç sanatçılara ve sanatçı adaylarına dijital sanatların türlerini, üretim yöntemlerini, arkasındaki teknolojileri ve düşünce yöntemlerini anlatmak amacıyla tasarlanan Piksel | O’Art platformu , 2022-2023 döneminde çeşitli eğitim programları ve destek fonları oluşturarak yeni medya sanatçılarını desteklemeyi amaçlıyor. Neler var? Jüri elemesi sonucunda seçilen 10 genç sanatçı; Yeni Medya Misafir Sanatçı Programı kapsamında 3 ay boyunca Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen sanatçıları, küratörleri, sanat profesyonelleri ve koleksiyonerleri ile tanışma ve beraber çalışma fırsatı buluyor. Yeni medya sanatı üretiminde kullanılan yazılım ve donanımların eğitimlerini ücretsiz olarak vermeyi amaçlayan Masterclass eğitimleri , Türkiye’de birbirleriyle iletişim hâlinde olan, beraberce üreten, iş birlikleri kuran yeni bir medya sanatı komünitesi oluşturmayı hedefliyor. Yerli ve yabancı sanat profesyonellerini bir araya getirecek Piksel | O’Art Talks , 2022-2023 döneminde 12 farklı oturumda gerçekleşecek. Piksel | O’Art platformu hakkında detaylar, Yeni Medya Misafir Sanatçı programına seçilecek sanatçılara sunulacak destekler hakkında bilgiye ulaşmak ve başvuru zamanlarını takip etmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Venedik Film Festivali'ne bu yıl da gidemiyor olduğumu kabullenmeye başladığım günler. Festivalin programı açıklanır açıklanmaz bir "as bayrakları" refleksinden çok festivale gidecek filmilerin yaratıcılarına yürüyüş mesafesinde olma ihtimali beni heyecanlandırdığından, seçkinin yer aldığı haber sayfasında "option" ve "F" tuşlarına basarak "Turkey" yazıyorum. Kendini yeni ufukları keşfetmeye adamış Orizzonti seçkisine iniyor sayfa. Listede tam 23 yıl sonra Türkiye'den bir kısa film var: Rutubet. Zorunlu görevi için Anadolu'daki bir köyde bulunan bir öğretmen, rutubetli bir sınıf, kayıp bir kız öğrenci ve bolca şüphe... Rutubet'i, festivalin hemen öncesinde yönetmeni Turan Haste'yle konuştuk.

Venedik yollarına düşmeden önce Turan, Emre'yle İstanbul'da buluştu. | Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Rutubet’teki o belirsizlik hâli beni çok çekti. İzleyiciyi belirsizlikte bırakmak ve yoruma açıklık başından beri senaryoda olan bir şey miydi?
Rutubet’in izlediğin son hâli, senaryo aşamasında uzun uzadıya değişiklikler yaşadı ama belirsizlik en başından beri kurduğumuz bir şeydi. Senaryonun ilk taslağından sete girdiğimiz son hâline kadar tüm olaylar ve sonuç aynıydı, sadece her taslakta diyaloglar güncellendi. İzleyen herkese göre sonuç farklı oluyor. Bu hâli bizi fazlasıyla memnun ediyor; izleyiciyi sürekli diri tutup filme dâhil edebiliyorsunuz. Hazırlık süresince ve teknik provalarda her plana özel çalıştığımız için sette yeni bir değişikliğe gitmedik; sadece kurgu aşamasında çıkarmak zorunda kaldığımız sahnelerimiz oldu.

Rutubet (2022, Turan Haste) | Kaynak: zuPR
Filmdeki öğretmen rolünün doğrudan Mücahit (Koçak) düşünülerek yazıldığını söylemiştin. Öte yandan çocuk oyuncular da en az onun kadar başarılı performanslar veriyor filmde. Çocuklar tarafındaki oyuncu seçimlerini nasıl yaptınız, ne kadar sürdü?
Furkan (Daşbilek) senaryoya ilk başladığı günden itibaren bu rol için Mücahit’i düşünüyordu. Senaryo bittiğinde ikimiz de “Mücahit olmalı” demiştik hatta. İyi ki o da senaryoyu beğenip bu işte olmak istedi; İshak öğretmenin hakkını gerçekten de fazlasıyla verdi. Çocuk oyuncu seçimi konusunda çok zorlandık diyebiliriz. Anadolu’da bir film çekmek istiyorsunuz ve oyuncu ajanslarından gelen yüzler maalesef o coğrafyayı karşılamıyor. Biz de İstanbul’da okullarda çocuk aramaya başladık. Bu süreçte Elif’i (Eylül Yeşilyurt) keşfettik. Erkek çocuklar için önceki filmimiz Naftalin'de oynayan Baran Salman’ı seçtik ilk.
Bizim için en önemlisi Yusuf karakterine hayat verecek olan çocuktu; onu İstanbul’da bulamadık. Çekimleri yaptığımız Bolu’daki Kıbrıscık’ta Muhammed'le (Mayda) tanıştık; daha önce oyunculuk yapmamış olmasına rağmen çok başarılı bir performans sergiledi. Bu rol için biçilmişti sanki. Üstelik onun okulundan gelen yardımcı oyuncu arkadaşları da yıllardır sette çalışmış gibilerdi.

Yönetmen Turan Haste, Venedik Film Festivali'nin Orizzonti bölümünde yarışan kısa filmi Rutubet'i anlatıyor. | Fotoğraf: Deniz Sabuncu
Çekimleri Bolu’da yaptığınızı söyledin ama yanılmıyorsam filmin nerede geçtiği bilgisine sahip değiliz. Coğrafi koşullar çekimleri zorladı/etkiledi mi?
Evet, filmimizin nerede çekildiğine dair net bir ibare yok. Sadece çok dikkatli izleyiciler köy okulu tabelasından köyün ismini görebilirler. Balı köyü, Bolu iline bağlı şirin bir ilçe olan Kıbrıscık’ta. İlçe ve köy arasının ortalama 40 dakikalık bir mesafe ve yolların uçurumlu olmasından dolayı zorlandık. Kalabalık bir ekiptik ve ekibi mekâna sağsalim ulaştırmak bizim için her şeyden önemliydi.
Şubat ayında çektik ve bir saat içinde ortalığın karla kaplı olmasına dâhi şahit olduk. Kar yağdığı saatte dış sahne çekimimiz vardı, beklemediğimiz bir doğa olayıydı, hazırlıklı değildik. Çok zorlandık ama ona rağmen filme en çok yakışan sahnelerden birkaçı da bunlar oldu. Bir de telefonlarımız çekmediği için ilçedeki arkadaşlarımızla iletişim zor oluyordu. Tüm bu şartlara rağmen setimizde aksama yaşamadan planladığımız zamanda paydos dedik.
Rutubet, Venedik Film Festivali’nin Orizzonti (Ufuklar) seçkisinde gösterildi. Seçkideki diğer kısa filmleri izleme fırsatın oldu mu?
Rutubet’in Orizzonti kısa film seçkisine 23 yıl sonra Türkiye’den seçilen ilk film olması bizleri çok gururlandırdı. Seçkide izlediğimiz filmlerde daha çok karakterlerin iç dünyalarına yoğunlaşan filmler vardı. Karakterlerin kendilerini keşfettiği, sevgi ve aşk yönelimli filmler yoğunluktaydı. Farklı coğrafyalardan olsalar da benzer konulara farklı yönlerden bakan filmlerdi. Çok güzel bir seçki içerisinde yer aldık. Balkan müziklerini içinde barındıran Tria, farklı kurgu tarzıyla Everything at Once ve seçkinin tek animasyon filmi Christopher at Sea özellikle aklımda kalan filmler oldu diyebilirim.

Ortak yapımcı Ramazan Kılıç, yönetmen Turan Haste, oyuncu Mücahit Koçak ve senarist M. Furkan Daşbilek, Rutubet'in Venedik Film Festivali'ndeki galasında | Kaynak: zuPR
Venedik’teki film festivali deneyimi bir izleyici ve bir yönetmen olarak nasıldı?
10 gün boyunca hiçbir anınız boş kalmıyor, sabahın erken saatlerinden gece yarılarına kadar film izleyebiliyorsunuz. Dünyanın dört bir yanından filmlerle ve izleyiciyle karşılaşmak çok güzel bir deneyim. Rutubet’in Venedik’te dört gösterimi oldu ve her birinde çok farklı izleyiciye ulaştı. Gösterimlerin sonrasında izleyen birçok festivalden filme davet aldık. Bu da ayrı bir mutluluk oldu bizim için.
Venedik'teki dünya prömiyerinin hemen ardından, Rutubet'i önümüzdeki haftalarda 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde, Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması seçkisi kapsamında izleyebilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İstanbul'u güzde ziyaret edecek sesler, Turan Haste'yle Rutubet filmi söyleşisi, Jockstrap'in ilk stüdyo albümü I Love You Jennifer B
16 Eyl 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




