65 dakikalık bilinç akışı

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Little Simz, Sometimes I Might Be Introvert
Süre: 65:12 dakika
Plak şirketleri: Age 101 / AWAL
Kartonet: 2019 yılında yayımlanan ve neredeyse tüm mecralardan tam not alan üçüncü albümü GREY Area’nın ardından Little Simz, turne yapma fırsatı bulamadı. GREY Area’da olduğu gibi yeni albümünün prodüksiyon ekibinin başında da çocukluk arkadaşı Inflo var. Inflo'nun arşivinde Tom Odell, Michael Kiwanuka, Jungle, Sault, Belle and Sebastian’ın beğeni toplayan albümlerine denk gelebilirsin. Sometimes I Might Be Introvert, 19 şarkının yer aldığı iki albüm görünümlü bir uzunçalar. Merkezde Little Simz olsa da eşlikçileri arasında Londra müzik sahnesi güncelinden Cleo Sol ve Obongjayar gibi isimler de var.
İlginç bir not: Albümde yer alan beş geçiş şarkısının vokallerinde The Crown dizisindeki rolüyle Emmy’e aday gösterilen Emma Corrin yer alıyor.

Little Simz, Sometimes I Might Be Introvert
Neden dinleyelim? GREY Area, Little Simz’in diskografisindeki üçüncü albüm olsa da müzikal olgunluğa ulaşması ve kendi yolunu açması açısından pek çok ilki beraberinde taşıyor. Bu albümle sadece Birleşik Krallık’ta değil, Avrupa çapında da bilinirliğe ulaşan Little Simz, prodüktör partneri Inflo’yla zekice kurgulanmış havalı ve yaratıcı altyapılar üzerinde özgürce vokal yeteneklerini sergiliyor. Albümün lirik broşürü oldukça kabarık. Simz’in bilinç akışı itiraflardan nükteli dışa vurumlara, istemsizce dik oturmanıza neden olan nutuklardan, sırdaş gibi eşlik ettiğiniz kişisel itiraflara ve toplumsal gözlemlere kadar uzanan sözleri, her daim yolunu bulunuyor. Geriye sadece ona kulak vermek kalıyor.
Benzer işler: Loyle Carner, Not Waving, But Drowning ve Sampha the Great, The Return.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2021'nin tek Sónar'ı: Sónar Istanbul. Artık MUBI Türkiye'de: And Then We Danced. Haftanın albümü: Little Simz, Sometimes I Might Be Introvert
10 Eyl 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.



