

Türkiye’nin ilk konsept saat mağazası: Konyalı Saat Sirkeci Zamanın simgesi saatle özdeşleşen bir mağazacılık anlayışı, elbette en iyi şekilde tarihî bir mekânda temsil edilebilirdi. Konyalı Saat, Sirkeci'de aslına uygun biçimde restore edilmiş bir yapıda açtığı mağazasıyla saat mağazasının ötesinde deneyimler vadediyor. Sirkeci Mağazası: Konyalı Saat, Sirkeci’nin ruhuna yakışır bir biçimde aslına uygun olarak restore ettiği ve eski oyma yazıları da koruduğu deneyim mağazasıyla bir yandan saatseverlerle dünyaca ünlü markaların %100 orijinal ürünlerini buluşturuyor; bir yandan da özenle derlenmiş kitapları, saatçiliğe ve zamana dair arşiv niteliğindeki materyalleri bir mağazada sergileyerek Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor. Neler var? Sirkeci mağazasının alt katında Longines, Breitling, Rado, Frédérique Constant, Tissot, Hamilton, Citizen, Wainer gibi lüks saat markalarının en seçkin ürünleri yer alıyor. Üst kat da bir kütüphaneye ve saat müzesine ev sahipliği yapıyor. Konyalı Saat, tarihî bir mekânda zaman kavramı üzerine düşünmek isteyen herkesi Sirkeci mağazasına davet ediyor. Konyalı Saat: Her zaman sadık bir kitle yaratmayı amaç edinmiş Konyalı Saat; 70 yıla yakın deneyimi, kaliteli hizmet anlayışı, yenilikçi duruşu ve müşterisine verdiği güvenle öne çıkıyor. Arıkan Grubu'nun gücüyle bugün Türkiye'nin 16 ilinde 41 mağazasıyla hizmet veren Konyalı Saat; %100 orijinal ürünleri dijital mağazasında da saatseverlerle buluşturuyor.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Fehmi Koru, 25 Ağustos’taki yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelecek seçimlerde aday olmama ihtimali bulunduğunu ve bu nedenle parlamenter sisteme geri dönülebileceğini iddia etti. Erdoğan'ın kazanamayacağı bir yarışa girmeyeceğini dile getiren Koru, iktidarın Millet İttifakı'nın adayını öğrenmeye çalıştığını ve buna göre bir yol izleyeceğini öne sürdüğü yazısında şu ifadeleri kullandı:
"Anayasal engeli aşıp aday olabilme hakkını kazansa bile Erdoğan aday olmayı düşünmeyebilir... İktidar cephesi Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kim olduğunu merak ediyor, ancak esas merak edilmesi gereken Cumhur İttifakı adayının kim olacağı.”
Koru’nun yazısından kısa süre sonra MHP lideri Devlet Bahçeli, Millet İttifakı’na atıfta bulunarak "Cumhurbaşkanı ve 28’inci Dönem Milletvekili Genel Seçimleri zamanında yapılacaktır. Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı bellidir, o muhterem isim de Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’dır." açıklamasını yaptı. Bahçeli’nin ittifakının cumhurbaşkanı adayını açıklamasının ardından yeniden "adaylık tartışmaları" başladı.
Partilerden “cumhurbaşkanlığı” açıklamaları
Millet İttifakı ortak ve kesin bir açıklamada bulunmamasına rağmen başlarda aday adayı olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun isimleri konuşuldu. Hatta iki isim üzerine anketler dahi yapıldı.
Ancak kısa süre sonra iki belediye başkanı da iddiaları yalanladı. İmamoğlu, "Hedefim, İstanbul'da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok." derken Mansur Yavaş da "Böyle bir hedefimiz gerçekten yok. Anket böyle diyor diye aday mı olmam gerekiyor? Zaten böyle bir gündem yok.” ifadelerini kullandı.
Millet İttifakı’nda “aday sayısı” krizi
"İktidarın ülkeyi yönetemediğini" savunarak erken seçim çağrısı yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun parti örgütlerine olası erken seçim için hazır olmaları çağrısında bulunduğu iddia edildi. Ayrıca Kılıçdaroğlu’nun yaptığı "Millet İttifakı olarak birden fazla adayımız olabilir" açıklaması da kulislerde tartışmalara yol açtı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının devamı şu şekildeydi:
“Kişiye indirmek kadar yanlış bir şey yok. Önce kuralları koymalıyız. Temiz biri olacak, vatandaşlar arasından ayrım yapmayacak, nefsine hâkim olacak, ‘Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmeyeceğiz’ demeyecek, yolsuzluklar konusunda dikkat edecek. Aday olacak kişinin devleti bilmesi gerek. Bilen bir insan kurumları geleneklerini bilir. Bizim adayımızı ittifak belirleyecek. Bu konu erken bir konu.”
- “Tekil” tepkisi: İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı, "Tekil konuşuyor, vaatleri ortaklaşa kararlaştırıp açıklamalıyız" diyerek Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına tepki gösterdi.
İYİ Parti lideri Meral Akşener de cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda, “Kendim için toz zerresi kadar plan yapmıyorum. Türkiye’nin önünü tıkayacak şahıs ben olmayacağım. Ortak bir adayla gidilmenin faydalı olduğuna inanıyorum. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Millet İttifakı tek aday çıkarmalı ve HDP kendi ayrı aday çıkarmalıdır." dedi.
HDP’den “üçüncü yol” önerisi
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Kurulması gereken ittifak barış ittifakıdır. Herkes barış ittifakı üzerinde çalışmalı ve bu ittifakı hayata geçirmelidir" dedi. Ayrıca 27 Eylül’de Demokrasi Tutum Belgesi’ni açıklayacaklarını duyuran HDP'nin, bu açıklamada Millet İttifakı ve Cumhur İttifakı dışında üçüncü bir yol çizme isteğini vurgulayacağı ileri sürüldü.
DEVA Partisi lideri Ali Babacan ise adaylık tartışmalarıyla ilgili, “Her siyasi partinin genel başkanı doğal bir adaydır. Seçilmek için mevcut anayasa 50+1 istiyor. Dolayısıyla biz ne yapacağız; seçim yaklaşınca ittifakla ilgili kararımızı vereceğiz" dedi.
Memleket Partisi lideri Muharrem İnce de "Benim için 'Genel başkan cumhurbaşkanı adayı olmak istiyor' diyorlar. İstiyor muyum? Evet istiyorum. Açıklıyorum; aday adayıyım" diyerek adaylığını resmî şekilde duyuran ilk siyasi oldu.
Değerlendirmeler ve tepkiler
Her gün bir siyasinin adaylık hakkında yaptığı açıklamalar köşe yazarlarının da köşelerinde sık sık değerlendirme konuları olarak yer aldı.
Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, “Tekil dağınıklık” isimli yazısında Millet İttifakı’nın bu zamana kadar sandık ittifakının yanı sıra söylem ittifakını da kurduğunu, “parlamenter sistem” hedefiyle bünyesel konsolidasyon sağlamanın yanı sıra aynı ideali savunan yeni kurulan partileri de yanına çektiğini; ancak Cumhur İttifakı'nın birliği dağıtmak için Millet İttifakı bileşenlerini sürekli olarak “adayınız kim” minderine çekmeye çalıştığını söyledi. Sarıkaya “Şu kadarını söyleyeyim bunda da başarılı oldu. Millet İttifakı bileşenleri arasındaki bütünlük dağıldı, mesele adaylık tartışması üzerinde dağınıklığa dönüştü.” dedi.
Cumhuriyet yazarı Bedri Baykam ise "Millet İttifakı’na düşen, kimin aday olması gerektiği konusunda iç rekabetlere girmeden, elinde bulundurduğu her noktada en iyi hizmeti vermek... İktidar ve yandaşları, gerek performanslarındaki olası hataları, gerek Akşener-HDP-Saadet Partisi hattındaki potansiyel cızırtıları sonuna kadar kullanmak istiyor. Kılıçdaroğlu’nun bu orkestrasyonu özen ve dikkatle yürütmesi lazım, ki bugüne kadar bu ince görevi başarıyla götürdü. Kimin aday olacağı ise en fazla son altı ayın işi" diyor.
Anketler ne diyor?
Avrasya Araştırma’nın Başkanı Kemal Özkiraz’ın paylaştığı eylül ayı etap 1 anketinde “İttifak dışında kalan partilerin seçmenleri cumhurbaşkanlığı seçimlerinde nasıl hareket edecekler?” sorusuna HDP seçmeninin %62,2’si “Muhalefetin desteklenmesi hâlinde parti politikasına uyacağını” söyledi. “Muhalefet desteklense de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy veririm" diyen kişi oranı %0,4 oldu.

Yöneylem Araştırma Merkezi'nin araştırması, Erdoğan'a "asla oy vermeyeceğini" söyleyenlerin oranının %57 olduğunu gösterdi. Seçim anketinde partilerin oy oranları kararsızlar dağıtıldıktan sonra aşağıdaki gibi bulundu:

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD Kabil'e düzenlediği hava saldırısında sivillerin öldüğünü kabul etti. Muhalefette adaylık tartışmaları devam etti. Rusya hafta sonu sandığa gitti.
20 Eyl 2021

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.





