Aradığınız Deprem Fonu’na ulaşılamıyor: 26 yılda toplanan 40,1 milyar dolar nereye gitti?

1999 depremi sonrası 26 yılda deprem vergisi olarak farklı vergi kalemlerinden toplanan paranın bugünkü kurla 40 milyar 165 milyon dolar olduğu hesaplandı. Kanun gereği toplanan vergiler Hazine’ye aktarıldığı için, deprem vergilerinin ne kadarının gerçekten depreme harcandığı bilinmiyor. Üstelik, 6 Şubat depremleri sonrası kurulan Deprem Fonu ve "Türkiye Tek Yürek" kampanyasında toplanan 6 milyar doların akıbeti de belirsiz.
Aradığınız Deprem Fonu’na ulaşılamıyor: 26 yılda toplanan 40,1 milyar dolar nereye gitti?

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Türkiye, İstanbul Silivri açıklarında 23 Nisan günü meydana gelen en büyüğü 6,2 olan depremlerle yeniden gerçek gündemine döndü. Uzmanlar, bu depremin beklenen "Büyük İstanbul Depremi" olup olmadığı konusunda birbirinden çok farklı görüşler açıklarken geçmiş deprem acılarının travması da bir kez daha ortaya çıktı. 

  • Uzmanların uyarılarının nasıl kulak arkası edildiğini tekrar hatırlarken, deprem gerçeğine karşı nasıl hazırlıklı olmamız gerektiğini, tahribatı ve elbette en önemlisi ölümleri nasıl en aza indirebileceğimizi yine konuşmaya başladık. 

Depremin doğası gereği yaşayabileceğimiz büyük olumsuzlukları en az indirebilmenin yolu, kamu finansmanının en doğru ve en etkin biçimde kullanılabilmesinden geçiyor. Yapılması gerekenler ve hedeflenenler belli ancak kamu finansmanının kullanımı hedeflenen amaca uygun mu, işte bu soru çok daha büyük soru işaretleri yaratıyor. 

Haklı olarak kamuoyundaki en büyük tartışma konusu ise şu: Yıllardır toplanan deprem vergileri nerede?

Bir adım geriden: 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerin ardından önce bir yıllığına geçici olarak alınan, daha sonra kalıcı hâle getirilen Özel İletişim Vergisi, 26 yıldır toplanıyor.

6 Şubat 2023’te başta Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Hatay olmak üzere 10 ili vuran depremlerin ardından ek Kurumlar Vergisi ve ek Motorlu Taşıtlar Vergisi adı altında yeni vergiler de alındı.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı ve vergi hukuku uzmanı Prof. Dr. Murat Batı’nın yaptığı hesaplamalara göre, Mart 2025 itibarıyla toplamda 145 milyar lira Özel İletişim Vergisi tahsil edildi. Bu miktar, yıllık ortalama dolar kuruyla hesaplandığında 26 yılda tahsil edilen tutarın yaklaşık 40 milyar 165 milyon dolar olduğu ortaya çıktı.

Murat Batı'nın hesaplamasına göre yıllara göre toplanan deprem vergileri

Diğer yandan, 6 Şubat depremlerinin ardından 21 Mart 2023’te kamuoyunda Deprem Fonu olarak bilinen Afet Yeniden İmar Fonunun Kurulması Hakkında Kanun yürürlüğe girdi. Türkiye'de yüzlerce televizyon ve radyo kanalında yedi saat boyunca yayımlanan “Türkiye Tek Yürek” bağış kampanyasında, deprem sonrasında hayatta kalanlar için yardım olarak 115,1 milyar lira, yani o günün kuruyla 6 milyar dolar toplandı. 

Hatta dönemin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Şahap Kavcıoğlu, yayına telefonla bağlanarak Merkez Bankası'nın 30 milyar lira bağışta bulunduğunu söyledi.

Ancak ne toplanan paraların akıbetini ne de Deprem Fonu’nun durumunu bilen var. Toplanan vergiler deprem için harcandı mı, harcanmadı mı? Bu soruyu ve deprem vergilerine ilişkin son durumu Prof. Dr. Murat Batı ile değerlendirdik:

“Merkez Bankası tarafından yapılmış yıllık ortalama kur tablosu var, bu hesaplamayı her yılın ortalama kur verisiyle yaptık. 2005 yılında elde edilen tutarla doğal olarak şimdi elde edilen tutar aynı değil. Her yılın yıllık dolar kurunu baz alarak hesapladık. Ortaya 40 milyar dolar 165 milyon dolarlık bir rakam çıktı.

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin yarattığı tahribatı finanse etmek için 26 Kasım 1999 tarihli mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4481 sayılı Kanun ile yeni vergiler getirildi. Bu getirilen vergilerden bir tanesi adı kamuoyunda 'deprem vergisi' olarak bilinen Özel İletişim Vergisi, önce kısıtlı bir süre için getirildi, 31 Aralık 2000’de sona ermesi planlanan Özel İletişim Vergisi, önce 31 Aralık 2002’ye sonra 31 Aralık 2003’e kadar tekrar uzatıldı. Ardından 31 Temmuz 2004’te Gider Vergileri Kanunu’nun 39. maddesine eklenerek kalıcı ve sürekli hâle getirildi. 

Aslında bir yıl için getirilmiş olan Özel İletişim Vergisi, 26 yıldır yurttaşlardan sürekli alınıyor. Cep telefonlarından ve sabit telefon faturalarından, dijital ve kablolu tv yayınlarından, internet hizmeti faturalarından halen yüzde 10 oranında Özel İletişim Vergisi kesiliyor. 

Buradan temel mesele şu: Vergiler alınır ve Hazine’ye aktarılır. Bu vergi, depremin yaralarını sarmak amacıyla getirildiği için bunun da Hazine’ye aktarılması gerekiyordu. 5018 sayılı Kanun’da madde hükmü çok açık: Belirli gelirleri belirli giderlere tahsis edemezsin. Deprem için topladığın vergiyi doğrudan deprem için harcayamazsın. Bunu Hazine’ye koyarsın, ihtiyaç varsa kullanırsın.”

Bu noktada hemen bir hatırlatma yapalım: Deprem vergilerinin nereye gittiği konusunda o dönem Maliye Bakanı olan şimdiki Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2011 Van depreminden sonra yaptığı açıklamada toplanan paraların duble yollar, havalimanları ve sağlık harcamalarında kullanıldığını söylemiş, bu sözleri çok tepki çekmişti.

Şimşek, açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı: 

“Sonuçta bunlar 74 milyonun servetidir. Deprem vergisi adı altındaki vergiden çok, sürekli hâle gelmiş ÖTV vs. var. Bu vergiler bizim sağlığımıza gidiyor. Diyorsunuz ki, bu çerçevede 44 milyar liralık vergi topladınız, nereye gitti. Sadece bir yıllık vatandaşın sağlığı için yaptığımız harcama 44 milyar lira. Bu, duble yollara gidiyor, demiryollarına, havayollarına, çiftçimize, eğitime gidiyor.”

"Nerede bu deprem vergileri?" diye sorulduğu zaman böyle cevap veriliyor. Vergi olarak toplandığı için doğrudan Hazine’ye aktarılıyor, teknik olarak ve hukuken doğru ancak yıllardır ahlaken sorunlu bir uygulamaya imza atılıyor.

Murat Batı, değerlendirmelerine şöyle devam ediyor:

“6 Şubat depreminin ardından ek Kurumlar Vergisi ve ek Motorlu Taşıtlar Vergisi geldi. Bu alınan vergilerin de kaderi aynı oldu. Bu vergiler de alındı ve Hazine’ye konuldu. Bu alınan ek vergiler belki Diyanet’e aktarıldı, belki yollara harcandı ama deprem için doğrudan harcandı mı? İşte bu 5018 sayılı Kanun’un 13. maddesi zaten buna engeldi. Bu madde gereği, “ademi tahsis” olarak da bilinen 'Belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis edilmemesi esastır' ilkesi uyarınca toplanan vergiler doğrudan deprem için harcanmıyor.” 

Dolayısıyla 6 Şubat’ın ardından deprem için alınan vergiler de yine Hazine’ye aktarılarak, büyük ihtimalle farklı amaçlar için harcandı. Çünkü şeffaflık, denetleme ve hesap verilebilirlik mekanizmaları işletilmiyor. 

İşin kritik noktasında ise doğrudan deprem için harcandı mı harcanmadı mı sorusunun cevabının halen belirsizliğini koruması var. 

6 Şubat depremleri sonrası kurulan Deprem Fonu kayıp

“Ademi tahsis” denen kuralın toplanan deprem vergilerinin doğrudan depreme harcanmasına engel olduğuna dikkat çekerek, bu soruların hep sorulacağını belirten Batı, bunun çözümünün Deprem Fonu olduğuna işaret ediyor:

“Deprem Fonu 20 Mart 2023’te kuruldu. Bu fonda elde edilen bağışlar, bütçeden aktarılan paylar gibi onlarca kalem var. Ancak fonun kendisi ortada yok. Ne internet sayfası var ne atanan yöneticilerin kimler olduğu biliniyor ne de bütçesinin ne kadar olduğu... 

2024 yılına ait Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın faaliyet raporunda da Deprem Fonu’na dair bir açıklama yok. Ne kadar para harcandı, genel bütçeden buraya ne kadar para aktarıldı gibi bilgilerin hiçbiri yok. Aslında bunun çözümü Özel İletişim Vergisi gibi deprem vergilerini doğrudan bu fona aktarmaktır ve kamuoyu tarafından şeffaf bir şekilde bu paraların deprem için harcandığının görülmesidir. Ancak ortada fon yok, toplanan para nereye harcanıyor, hiçbir şey bilmiyoruz. Bu vergilerden toplanan paraların nereye harcandığını bilebilmek imkansız gibi bir şey. 

Buradan gelen paraları Hazine ile karıştırmadan ayrı tutmak gerekiyor. Bunu bir de fona aktarıyorlar. Fon ise şu anda başlı başına şaibeli. Canlı yayınlarda deprem için toplanan paralar da bu fona gitti mi gitmedi mi bunu da bilmiyoruz. Bu bütçe dışı bir fon olduğu için hiçbir şeye bakamıyoruz, muhasebe kayıtlarını göremiyoruz. Aynısı Kızılay için de geçerli. Kızılay hâlâ faaliyet raporunu yayımlamadı.”

6 Şubat depreminin ardından TBMM’ye sevk edilen düzenlemeyle Afet Yeniden İmar Fonu yasalaştırıldı. 21 Mart 2023’te Resmî Gazete'de yayımlanan kanunla faaliyete geçen fon, aradan geçen yaklaşık iki yıla rağmen ortada yok. Yasaya göre "deprem sonrası yaraları sarmak" üzere kurulan fon Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı tüzel kişi statüsünde. Ancak Bakanlığın resmî web sitesindeki “Bağlı Kuruluşlar” arasında Afet Yeniden İmar Fonu yok. 

Deprem Fonu, 6 Şubat’ın ikinci dönümünde sır olmuş durumda. Fonun yönetimi, yapısı, işleyişi, kaynaklarına ilişkin yönetmelik, geçen yıl 2 Şubat’ta yürürlüğe girdi. Yönetmeliğe göre fonun yönetim kurulu Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in başkanlığında; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Tarım ve Orman Bakanı, İçişleri Bakanı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı'ndan oluşuyor.

Murat Batı, bu işlerin hepsinin “yamalamak” olduğunu ifade ederek haklı olarak soruyor: 

“Biz bir şeyleri yamalayarak düzeltmeye çalışıyoruz. Örneğin, bu toplanan paralar yatay mimari için kullanılabilir ama biz bunları istemiyoruz. Çünkü her deprem yeni inşaatlar için fırsat olarak görülüyor. Biz bunları gerçekten kalıcı olarak düzeltmek istiyor muyuz?”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Pelin Cengiz

Gazeteci. Gazete ve televizyonlarda muhabir, editör, ekonomi müdürü, yazar ve programcı görevlerini üstlenen Cengiz, makroekonomi ve iş dünyası alanlarında haberler üretiyor. İkinci bir uzmanlık alanı olarak ekoloji alanında enerjinin finansmanı, iklim krizi, çevre mücadeleleri ve tarım ekonomisi üzerine çalışıyor.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta