

Kahve çekirdeklerinin büyülü aroması: Jacobs
Bu bültenin e-posta kutularına düştüğü saatlerde yeni demlenmiş, sıcacık bir fincan filtre kahveye kim hayır diyebilir? Hiç kimse .
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Denetim Komitesi, Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin demokrasi ve insan haklarına etkisi üzerine bir rapor yayımladı. Birleşik Krallık milletvekili John Howell ve Letonya milletvekili Boriss Cilevics tarafından hazırlanan raporda, 2017 yılında yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi nedeniyle Türkiye’de demokratik kurumların ciddi bir şekilde zayıflatıldığı, kuvvetler ayrılığı ilkesinin işlevsiz ve yetersiz hâle getirildiği belirtiliyor.
Söz konusu raporda; muhalefet partileri üyelerinin üzerindeki artan baskı, HDP’yi kapatma girişimleri, ifade özgürlüğü ve medya üzerindeki kısıtlamalar, terörle mücadele yasasının kapsamının genişletilmesi gibi gelişmelerin, Türkiye demokrasisi için kaygı verici olduğu ifade ediliyor. Seçim barajının %10’dan %7’ye düşürülmesinin olumlu bir gelişme olduğu belirtilirken seçim yasasında yapılan diğer değişikliklerin ise adil ve tarafsız seçimler açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği öne sürülüyor. Raporun tavsiyeler bölümünde ise tam yargı bağımsızlığının sağlanması ve denge-denetleme sisteminin tekrar etkin hâle getirilmesi için acil reform çağrısı yapılıyor.
AB’ye gözetleme çağrısı
Türkiye’de yönetim şeklinin 2017 yılında değiştirilmesinin, her ülkenin egemenlik hakkı olduğu vurgulanmakla birlikte Cumhurbaşkanlığı sistemiyle demokratik kurumların ciddi şekilde zayıflatıldığı ve denge-denetleme sisteminin etkisiz hâle getirildiği ifade ediliyor. Buradan yola çıkarak raporu hazırlayan milletvekilleri, Türkiye’deki demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne ilişkin gelişmeleri takip etmek ve gözetlemek için Avrupa Parlamentosu’na çağrı yapıyor.
Kavala ve Demirtaş Davaları
Türkiye’nin Avrupa Konseyi’ne katılan ilk ülkelerden biri olduğu ve öncü bir role sahip olduğu belirtilen raporda, son dönemde yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği konusunda ciddi kaygılar yarattığı ifade ediliyor. Özellikle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmamasına dikkat çekilerek HDP’nin tutuklu bulunan eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Gezi Davası’nda müebbet hapse mahkûm edilen iş insanı Osman Kavala’ya, raporda geniş çaplı yer ayrılmış. Ayrıca, 2021 yılı itibarıyla AİHM’e yapılan başvuruların %21,7’sinin Türkiye aleyhine olduğu öne çıkarılıyor.
Terörle mücadele yasası ve ifade özgürlüğü
Raporda, Türkiye’de ifade özgürlüğünün sistematik şekilde ihlâl edildiğine dair bulgular belirtiliyor ve bu konudaki kaygılar dile getiriliyor. Özellikle, terörle mücadele yasasının kapsamının genişletilmesinin ifade özgürlüğünü daralttığı ve bu konudaki suçlamaları artırdığı belirtilerek, soruşturma ve suçlamaların kaygı verici boyutlara ulaştığı söyleniyor. Türkiye’nin “Basın Özgürlüğü Endeksi”nde 180 ülke arasında 149. sırada yer aldığı gösterilerek gazetecilerin tutukluluk, gözaltı, pasaport kontrolü veya polis kontrolüne maruz kalma riskinin yüksek olduğu belirtiliyor. Ayrıca, iktidara yakın iş insanları ve RTÜK gibi kurumlar aracılığıyla iktidarın medyanın %90’ı üzerinde kontrol sahibi olduğuna dikkat çekiliyor. İktidarın kontrolündeki ana akım medyaya alternatif olarak internetin bağımsız medyaya alan açtığı ancak Meclis’ten geçirilmeye çalışılan “Dezenformasyonla Mücadele Yasası” ile internet üzerinde de kontrol sağlanmaya çalışıldığı, bunun baskı ve sansürü artıracağı kaydediliyor.
Yakından izleme tavsiyesi
Raporun sonuç bölümünde, Türkiye’nin denetim süreci çerçevesinde demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüyle ilgili gelişmeler açısından yakın izlenmesi tavsiye ediliyor. İnsan hakları ihlâlleri yaşanan Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde yürürlüğe sokulan denetim sürecine, Türkiye ilk kez 1996 yılında alınmış ancak AB üyeliğine yönelik kapsamlı reformların yapıldığı 2004 yılında çıkarılmıştı. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesinin ardından Türkiye, 2017 yılında yeniden AKPM’nin denetim sürecine alındı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Mersin’in Mezitli ilçesindeki polisevine düzenlenen silahlı saldırıda 1 polis şehit oldu, 1'i polis 4 kişi yaralandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yılbaşından sonra ekonomide istikrarı göreceğiz.” dedi.
28 Eyl 2022

YAZARLAR

Abdullah Esin
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




