Benedict Evans’la endüstride Generative AI etkisi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Teknoloji analisti Benedict Evans’ın yapay zeka, özellikle de Generative AI’ın endüstrileri nasıl şekillendireceğine dair konuşması, şüphesiz Slush 2023’ün en etkileyici anlarındandı. Evans, yapay zekanın şirketler arasında giderek yaygınlaşmasının, yakın tarihteki önemli platform değişimlerine benzer bir dönüşüme işaret ettiğini vurguluyor. Generative AI, özellikle kod oluşturma, veri eşleme, otomasyon ve öneriler gibi görevlerde, önceki araçlara bağımlılığı azaltıyor ve endüstrilere yeni bir bakış açısı sunuyor. Bilgisayarlarla etkileşime geçerken daha genelleşmiş ve sezgisel bir yaklaşımın öne çıkması da bu dönüşüme dahil.
Evans'ın altını çizdiği önemli bir tartışma noktası, AGI (Artificial General Intelligence) çevresindeki belirsizlikler ve sorular. Yapay genel zekaya daha büyük modeller mi, beklenmedik bir buluş mu, yoksa yeni yetenekler mi zemin hazırlayacak? Bu konudaki belirsizlik, AI topluluğunun odağında kalmaya devam edecek gibi görünüyor.
Evans, ayrıca geniş çerçevede yazılımın endüstrilere etkisine de odaklanıyor. Teknolojinin evriminde bir sonraki aşamanın, bilgisayarların ne olduğunu anlamaktan ziyade, herkesin çevrimiçi olduğu, verinin derinleştiği bir dönemin sonuçları üzerinden şekilleneceğini öngörüyor. Bu durum, yazılımın endüstriler arası etkileşim gücünü ve genel bir dönüşüm potansiyelini de yansıtıyor.
Konuşmasında geçen “sınırsız stajyer” kavramı da yapay zekanın ve iş yapış biçimlerinin evrildiği yöne dair ilginç bir perspektif sunuyor. Evans, yapay zekanın gelecekte bir tür “sınırsız stajyer” görevi üstleneceği öngörüsünü paylaşıyor. “Sürekli öğrenme, adaptasyon ve esneklik yönüyle öne çıkan yapay zeka, geleneksel stajyerlik sisteminin yerini alabilir mi” sorusu üzerine düşünmeye değer. Şirketlerin daha esnek ve öğrenmeye açık yapılar hâline gelmesiyle, generative AI da iş süreçlerini ve stratejilerini sürekli optimize etme potansiyelini geliştirebilir. Bu da geleceğin çalışma hayatı ve AI-insan işbirliğinin kazanabileceği boyutlarla ilgili yeni ihtimallere kapı açabilir.
“Generative AI'ın endüstrilere sunduğu yeni perspektifler, bilgisayarlarla etkileşimde radikal bir değişimi de beraberinde getiriyor," diyor Evans. “Fakat AGI konusundaki belirsizlik, yapay zekanın geleceğine dair bugünden kestirilemeyecek bir yolda olduğumuzu da gösteriyor.”
İş dünyası ve teknoloji topluluğu için üzerine düşünmeye değer bir konu…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu yıl 30 Kasım - 1 Aralık tarihleri arasında Helsinki’de düzenlenen dünyanın en büyük girişimcilik ve teknoloji etkinliklerinden Slush, güçlü bir topluluk ve işbirliği ağı olarak benzerlerinden ayrılıyor
17 Ara 2023

YAZARLAR

Sinem Uğurdağ
Aposto COO'su.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.




