Beş saniyede ses klonlamak

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Scream (Çığlık) serisindeki yeriyle dikkatimizi çekmiş olan "ses değiştirme" teknolojisi 2000’lerin başında biraz fütürist kaldığı için unutulmuştu. Yapay zekânın toplum nezdinde yeri de Terminatör filmlerindeki aksiyon dolu profilden nötr ve gündelik hayatı kolaylaştıran bir teknoloji kavramına gelişince bu iki teknolojinin birleşmesi "ses değiştirme" ya da daha doğru bir yaklaşımla "ses taklit etme" teknolojisinin hayatımıza yeniden girmesini sağladı.
- Cornell Üniversitesi'nin bilgisayar bilimleri departmanı tarafından yayımlanan iki makalenin pratik denemeleri, yapay zekâ tabanlı sistemin bir sesi sadece beş saniye dinleyerek klonlamasına olanak sağladı. Hâlihazırda belli seviyede gelişmiş olan ses klonlama teknolojisi çeşitli örnekleriyle beraber telefon uygulamalarında ve özel yapım videolarda yer almıştı.
- Neden Ünlüler? Ses klonlama teknolojisinin temelinde yapay zekâ yatıyor (evet doğru bildiniz). Yapay zekâ çok geniş bir konsept adı olmasının yanında makine öğrenmesi modeli, temel olarak bir bilgisayarın büyük hacimli verileri alması ve bir metodolojiye bağlı kalarak işlemesinden ibaret. Dolayısıyla bir modelin istenen veya tarif edilen bir işi yüksek verimle gerçekleştirmesi için çok sayıda örnek veriye ihtiyacı var. Tam da bu yüzden bir ünlünün filmlerdeki replikleri, söylediği şarkılar, televizyondan yayımlanmış olan röportajlar ve Youtube gibi kaynaklarda bulunan içerikleri o kişinin sesini; klonlamak için benzersiz bir aday hâline getiriyor.
- Normalde saatlerce süren ses kayıtlarıyla gerçekleştirilebilen bu klonlama işleminin beş saniyeye kadar inmesinin arkasında yatan metodoloji ise şimdiye kadar toplanmış verilerin sağladığı ses tanıma fonksiyonunun geri beslemeyle verimli bir şekilde yapılanmasına dayanıyor. Yazıdan ses üretimini yapay sinir ağlarını kullanarak oluşturan araştırmacılar, modelin kendisine daha önce öğretilmemiş olan sesleri de algıladıktan sonra konuşma yaratabildiğini belirtiyor. Bunu birbirinden bağımsız üç içerik ile mümkün kılıyorlar
- WaveNet: DeepMind yapay zekâ şirketi tarafından geliştirilen ham ses oluşturucusu. Yapay sinir ağları, verilen dalga şekilleriyle oynayarak gerçekte var olmayan seslerin geliştirilmesini sağlıyor.
- Spektrogram: Ses bilgisinin grafiksel gösterimi.
- Birbirinden bağımsız gürültülü seslerden oluşan veri setinin işlenerek bir konuşmacı doğrulama görevi üzerine eğitilmesi sonucu hedeften alınan konuşmayı saniyeler içerisinde referans hâle getirmeye yarayan kodlayıcı ağ sistemi.
- Girilen metinlerden bir spektrogram oluşturan, verilen sesi diziden diziye sentezleyen ağ sistemi.
- Spektrogram üzerinden alınan bilgiyi ses dalgasına dönüştüren kendiliğinden öğrenmesini pekiştiren WaveNet tabanlı ses kodlayıcı.
- Bu üç yapının birbiriyle bağlantısı sonucu oluşan sistem, ilk olarak dinlediği beş saniyelik sesi daha önce dinlediği seslerle ve öğrendiği nüanslarla karşılaştırıyor. Bu eşleşme sonrasında elde edilen uygun denkliklerden yola çıkarak benzer seslerin "fotoğrafları" en doğru model oluşturuluyor. Sesin söylemesi istenen yazı da yine daha önceki ses fotoğraflarından öğrenilerek yeni sese adapte ediliyor. Sonuç olarak da sadece beş saniyelik bilgi zenginleştirilmiş bir verimle çok sayıda cümleyi seslendirebilir hâle geliyor.
- İşte şimdi; favori şarkıcınızın sesiyle arkadaşlarınızı arayıp şarkı söyleyebilmenizin, sesinizi başkalarına hediye edebilmenizin veya telefonda en yakın arkadaşınız sandığınız kişinin aslında başka biri çıkmasının sebebini biliyorsunuz!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayımızda yapay zekânın kabalığını, Twitter #hack’ini gerçekleştiren Ivan’ın sosyal mühendisliğini ve beş saniyede ses klonlamayı ele aldık.
13 Ağu 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.



