“Bir arada film izlemek mümkün”: Engelsiz Filmler Festivali


O’art’tan Odeabank’a 10. yıl hediyesi: Onunla Nedir? Karma sergi . Sanatın tüm disiplinlerini herkes için ulaşılabilir kılma amacıyla Odeabank tarafından hayata geçirilen sanat platformu O’art , Odeabank’ın 10. yaşını kutlamak üzere seni, beni, yani herkesi Onunla sergisinde buluşmaya davet ediyor. Nerede ve ne zaman? 27 Ekim’e kadar, pazartesi hariç haftanın her günü 11.00 – 19.00 saatleri arasında Fişekhane ’yi ziyaret edebilirsin. Neden gitmeli? Bugüne kadar O’art ile çalışmış sanatçılar; Mehmet Dere, Erdal Duman, Leyla Emadi, Emin Mete Erdoğan, Buğra Erol, İnci Furni, Ali İbrahim Öcal, Nejat Satı, Berkay Tuncay ve Aylin Zaptçıoğlu’nun eserlerini izleyerek kendi düşünce patikalarında yeni kıvrımlar keşfetmek için. Not almalı: Begüm Güney küratörlüğünde gerçekleşen sergi hakkında detaylı bilgi almak için Odea ’yı şuradan ziyaret edebilir, gelişmelerden haberdar olmak için takipte kalabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Sinema salonlarında film izlemenin, festival ruhunu hissetmenin büyüsünü oluşturan en önemli etmenlerden biri; sinemaya bizim kadar tutkun bir salon dolusu insanlar bir arada benzer duyguları tatmak ve kolektif bir deneyim yaşamak. Peki herhangi bir film gösterimi ya da festival seansında gerçekten “bir arada” olabiliyor muyuz? Söz konusu gösterim ya da seans, toplumun her kesimi için erişilebilir mi? Bu deneyimi yaşamak gerçekten de herkese sunulmuş bir fırsat mı? Engelsiz Filmler Festivali, on yılı aşkın bir süredir “bir arada” film izleme deneyiminin engelli bireyleri de kapsaması için çalışıyor.
Festivalin on birinci edisyonu, 20-26 Ekim tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecek, ardından 4-5 Kasım hafta sonunda Eskişehir’e uğrayacak. Kısa Film Yarışması seçkisindeki filmler, 20-26 Ekim’de tüm Türkiye’den çevrimiçi olarak izlenebilecek. Festivali, değerlerini ve bu seneki seçkisini festival yönetmeni Kıvanç Yalçıner ve program koordinatörü Kaan Denk ile konuştuk.

Engelsiz Filmler Festivali 2022 | Kaynak: Engelsiz Filmler Festivali
Film festivallerinde ortadan kaldırılması gereken, genelde bir festival düzenlerken gözden kaçabilen ne gibi engeller oluyor ve siz yola çıktığınız ilk yıldan itibaren bu engelleri aşmak için kendinizi nasıl geliştirdiniz?
Kıvanç Yalçıner: Engelsiz Filmler Festivali “bir arada film izlemek mümkün” diyerek yola çıktı ve aynı iddiayı taşıyarak sürdürüyoruz. Erişilebilirlik sınırları oldukça geniş bir kavram, biz festivalde tüm gösterim ve etkinlikleri bilgimiz ve imkânlarımız ölçüsünde mümkün olduğu kadar kapsayıcı bir şekilde gerçekleştirmek için çabalıyoruz. Engelsiz Filmler Festivali’nde tüm gösterimler sesli betimleme ile takip edilebiliyor. Türkçe altyazılar işitme engeli olanlar için ayrıntılı olarak hazırlanıyor. Film ekipleri ile yapılan söyleşiler; atölye çalışmaları, ödül töreni ile diğer etkinlikler işaret dili tercümanı eşliğinde gerçekleştiriliyor.
Web sitesi, sosyal medya vb. iletişim kanalları görme ve işitme engeli olanların ihtiyaçları gözetilerek kullanılıyor ve elbette festival salonlarını ortopedik engeli olan sinemaseverlerin ihtiyaçlarını gözeterek seçiyoruz. Sorunuza film festivalleri için değil fakat daha genel bir cevap vermek isterim; toplumu kategorize eden ve bir kısmını dışlayan, dışarıda bırakmayı makul, kabul edilebilir bulan bakış açısının ortadan kalkması gerekiyor. Okulda, metroda, iş hayatında ve elbette sinemada bir arada olmak mümkün, bunun imkânları var. Tercihlerimizi ayrıştırmadan, dışarıda bırakmadan, ötekileştirmeden yana değil bu imkânları kullanmanın yollarını arayarak yapmamız yeterli olacaktır sanıyorum.
Engelsiz Filmler Festivali dışında Türkiye’deki engelli bireylerin sinemayla buluşması için nasıl çalışmalar yapılıyor? Bu çalışma ve gelişmelerde kurucu üyelerinden olduğunuz BE IN Erişilebilir Festivaller Ağı’nın etkisi ne ölçüde?
KY: Bu yıl Engelsiz Filmler Festivali gösterimlerinin de sesli betimleme ile takip edileceği Hayal Ortağım uygulaması vizyona giren filmlerin bazıları için sesli betimleme hazırlıyor ve görme engelliler uygulama üzerinden bu vizyon filmlerini takip edebiliyorlar. Az sayıda film festivali de programındaki filmlerin küçük bir bölümünü sesli betimleme ile gösteriyor zaman zaman. Ama şu an için yaygınlaşmış, benimsenmiş ve norm haline gelmiş bir uygulama yok.
BE IN Erişilebilir Film Festivalleri Ağı ile çeşitli iş birlikleri ve projeler gerçekleştiriyor ve erişilebilir sinema için talepte bulunmayı sürdürüyoruz. Bunlardan biri geçtiğimiz yıl tamamlanan “Döngüyü Kır: Erişilebilir Sinema” projesiydi. Bir buçuk yıl boyunca farklı ülkelerdeki uygulamalar ve düzenlemeler yapımcı, dağıtımcı, ilgili bakanlık personeli, milletvekilleri, film festivalleri gibi sektör bileşenleri ile engellilik alanında çalışan sivil toplum aktörlerinin bir araya geldiği toplantılarda incelendi. Engelli bireylerin sinemada temsili konusu da bu toplantılarda ele alınan konular arasındaydı.

Festival yönetmeni Kıvanç Yalçıner | Kaynak: Engelsiz Filmler Festivali
Son 2-3 yılın sinema üretimine baktığınızda engelli bireylerin sinemadaki temsili hakkında ne düşünüyorsunuz? Başarılı bulduğunuz birkaç örnek verebilir misiniz?
KY: Eskiye kıyasla doğru temsillerin sayısının bir nebze de olsa arttığını söylemek mümkün. Herhangi tek boyutlu, derinliksiz bir film karakteri ne kadar iyiyse bir karakter yalnızca görme, işitme ya da ortopedik engeli üzerinden çizildiğinde de aynı sonuca varılıyor. Ortaya çıkan hem kötü bir sinema hem de çok sorunlu bir engellilik temsili oluyor. Sound of Metal son yıllarda izlediğim filmler arasında aklıma ilk gelen oldu. Ana karakterin işitme duyusunu kaybetmesi üzerinden kurulan bir hikâye olmasına rağmen karaktere mesafesini korumayı başaran ve karakterin yaşadığı duygu durumunu aktarmayı başarmış bir film olduğunu düşünüyorum.
Kaan Denk: Kıvanç’ın bahsettiği temsil ve yaklaşım benim de aklıma yakın dönemden bir örnek getirdi. Özgün ve ilgi çekici bir anlatım yakalamayı başaran, Teemu Nikki’nin yönetmenliğini üstlendiği The Blind Man Who Did Not Want to See Titanic’i bu konuda anabiliriz belki.

Festivalin program koordinatörü Kaan Denk | Kaynak: Engelsiz Filmler Festivali
Festivalde “Parmak İzi” başlıklı yeni bir bölümünüz var ve anladığım kadarıyla bundan sonra her yıl bu bölümde bir sinemacının farklı dönemlerine yoğunlaşacak seçkiler sunulacak. İlk seçiminizi yaparken kriterleriniz nelerdi ve Ken Loach’u seçmeye nasıl karar verdiniz?
KY: Evet, Parmak İzi festivalin önümüzde yıllardaki programlarında da devam etmeyi düşündüğümüz bir bölüm. Bölümün her yıl mutlaka programda yer alacağına dair bir kesinlik bulunmamakla birlikte izleyicimize tanıtmak, hatırlatmak istediğimiz bir sinemacı olduğunda bu bölüme programda yer vermeyi sürdüreceğiz.
KD: Bu bölümü tasarlarken sinema tarihinde kendi imzasıyla iz bırakmış sinemacıların kariyerlerine saygı duruşunda bulunabileceğimiz ve çok sevdiğimiz filmlerini erişilebilir bir izleme deneyimiyle gösterebileceğimiz bir format düşlemiştik. Yılın en beklenen filmlerinden, bu sene Cannes’da ana yarışma bölümünde prömiyerini yapan The Old Oak’un Ken Loach’un kariyerini noktalayacağı son işi olacağı açıklanınca da doğal olarak Parmak İzi’nin ilk konuğu olmak üzere en öncelikli adayımız hâline geldi.
60 yıllık kariyeri boyunca Birleşik Krallık topraklarından çıkmış en unutulmaz filmlerden bazılarına imza atmış bir sinemacıya böyle özel bir bölümle saygı duruşunda bulunmanın bu yeni bölümümüz için çok uygun olduğunu düşündük. Bu vesileyle, Loach’un kariyerinin erken dönem başyapıtı Kes’i (1969) ve Türkiye’de daha önce geniş dağıtım şansı bulamamış Raining Stones’u (1993) ilk kez sesli betimlemeyle seyirciyle buluşturmak da heyecan verici.

Engelsiz Filmler Festivali 2022 | Kaynak: Engelsiz Filmler Festivali
Bu yıl “İnsanlık Onuru” başlıklı özel bir bölümünüz var. Bu bölümde gösterilecek filmler nasıl seçildi ve ortak paydaları nedir?
KD: İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabulünün 75. yıldönümü vesilesiyle hazırladığımız bu bölüm aslında festivalin başından bu yana kullanmayı sürdürdüğümüz “bir arada film izlemek mümkün” sloganımızın ruhuyla tamamen örtüşen bir bölüm. Bildirgenin, kültür sanat etkinliklerinin üretiminde olduğu kadar tüketiminde de birlikte olabilmek ve toplumsal hayatın içinde her deneyime eşit erişim hakkını vurgulaması buna özel bir başlık açma fikrine götürdü bizi. Programda yer alan dört film de farklı sebeplerle “çemberin” dışına itilmiş kahramanlara sahip ve bu konunun hassasiyetinin altını çizen filmler.
KY: İnsanlık Onuru bölümünde bir uzun ve üç kısa film yer alıyor. Nafiss Nia’nın ilgi çekici ilk filmi The Afternoon (2022, Santiago Zermeño) bir sığınmacı hikâyesi örneğin. Bölümün kısa film seçkisinde ise işitme engelli bir yaratıcı işaret dili konuşma grubuna odaklanan Regard Silence, kendi ülkesinde gördüğü baskılardan kaçmış mülteci bir sanatçının hala mücadele ettiği kahramanının öyküsüne odaklanan Kubra (2021, Mélanie Trugeon) ve yaşıtlarının arasına girmekte zorlanan bir çocuğun hikayesini anlatan Oasis (2022, Justine Martin) yer alıyor. Toplum içinde farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görmek ve bir arada yaşama kültürünü geliştirmek zorunda olduğumuzu gösteren bir bölüm. Bu kısa film seçkisinin 22 Ekim Pazar günü Goethe-Institut’te yapılacak ilk gösteriminin ardından “Herkes İçin İnsan Hakları” başlıklı bir forum da gerçekleştiriyoruz. İletişimci ve engelli hakları savunucusu Selen Doğan, gazeteci Gökçer Tahincioğlu ve Türkiye Sağırlar Milli Federasyon Başkanı Bülent Tekin’in konuşmacı olarak katılacağı foruma Ankara’da yaşayan okurlarınızı da davet etmek isteriz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
11. Engelsiz Filmler Festivali öncesinde festival ekibiyle röportaj, haftanın filmi Dumb Money ile borsaya giriş dersi
13 Eki 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



