Bir kalemle dünyayı yeniden çizmeye var mısınız?

7 temel hedefte Doughnut Ekonomisi
Bir kalemle dünyayı yeniden çizmeye var mısınız?

Ocak/Şubat - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Ekin Al

Antroposen, insan/yıkım çağı, küresel kaynama, türlerin yok oluşu, iklim krizi, yoksulluk, eşitsizlik, ırkçılık, göç, ayrımcılık, ekonomik dengesizlikler; birbirine derin temellerden bağlı çoklu krizlerin ortasında sıkışmış bir hikaye! Bugün içinde bulunduğumuz yaşam sistemlerinden ve sorunlarımızdan bahsederken pek umutlu bir tablo çizemiyoruz çünkü tüm gelişmelere rağmen her geçtiğimiz gün daha kritik bir eşiği, dönüm noktasını da kaçırarak kitlesel bir yok edişe, hak ihlallerine doğru ilerliyoruz. 

Peki, bu çoklu hak ihlallerinin kök nedenlerine indiğimizde bizi ne karşılıyor? Çevresel ve sosyal sistemlerimizin, çalınmışlıkların ortak buluştuğu nokta kuşkusuz ekonomik modeller ve karar sistemlerimiz.

Bugünün en büyük ve birincil odak noktası büyüme ve kar maksimizasyonu olan ekonomik sistem mikrodan makro boyuta yaşam sistemlerimizin sonunu getiriyor. Ekosistemi ve toplumsal dinamikleri bir gider olarak gören sistem sürekli empoze ettiği tüketme ve büyüme kıskacında içinde bulunduğumuz krizlerin temeli haline geliyor. Bugün yönümüzü nereye hangi alana ve soruna çevirirsek ekonomik çıkarların ve hareketlerin temel yıkım sebebi olduğunu görmek pek de zor değil. Üstelik artık nasıl çözebileceğimizi bildiğimiz halde çözememiş olduğumuz çevresel krizler büyük bir ekonomik çıkmazdan doğan bir demokrasi liderlik ve haklar krizi iken yeni bir hikayeye yeni bir dünyaya ihtiyacımı var. Peki, ya çözüm nerede sorusu her birimizin kendine ve topluluklarına pek çok kez sorduğu bir soru. Bana kalırsa çözümde kök nedenler de saklı. Artık zarar vermemenin yeterli olmadığı, ESG’nin dahi geride kaldığı bir döneme girmeye hazırlanmamız gerekiyor: Onarma ve etki çağı. Sürdürülebilirliğin yerini onarmaya; ESG’nin yerini Impact’e bıraktığı daha doğrusu yaşam için bırakması gerekeceği yeni bir ekonomik gerçeklik çağına giriyoruz. Yarattığımız kaostan çıkışın da görünen temel yolu da bu. 

Onarıcı ve hatta dağıtıcı bir ekonomi nasıl tasarlayacağız sorusundan önce bugünün en çok kabul gören ve iş dünyası tarafından benimsenmeye yakın olan bir fikir akımına bakmakta fayda var: Paydaş kapitalizmi. Yani özel sektörün var olmak için karından topluma ve çevreye ayırması. Bu benzeri temel bir görüşü Harvard Üniversitesi ekonomi profesörü Rebecca Henderson’ın “Reimagining Capitalism” yaklaşımında da görüyoruz. Yaşamak için kardan ayır ve yaşat temeline dayanan bu bakış açıları oldukça mantıklı görünse de bugünün sorunlarına çözüm üretse de sadece bir yara bandı olarak kalacak ve yarının sorunlarını doğuracak. Çünkü karlılığa odaklanmayı hala merkezinden bir kenara bırakamamış durumda. Bununla birlikte hayatta kalmak için kardan ayırma dürtüsü son derece çıkarcı bir bakış açısı ile merkeze yine insanlığı ve ekonomik çıkarları yerleştirerek asıl önemli olanın yaşam değil para olduğunu gösteriyor. Tıpkı Birleşmiş Milletler’in meşhur dinazorlu konuşmasında insanlığın kendi türünü yok ettiğinin anlatılması gibi. Oysa bu yaşam sistemi içerisinde türcü bakış açıları kenara bırakarak yok ettiğimiz yaşamı egosantrik değil ekosantrik bir bakış açısıyla nasıl onarabileceğimizi düşünmek. 

Bizden daha büyük olan bizi kapsayan yaşamın ondan çaldığımız hayatta kalma yeteneğini ona nasıl yeniden geri vereceğimizi konuşmak gerek. Burada artık ihtiyacımız olan onarıcı ve dağıtıcı bir ekonomik model hikayesi anlatan “Doughnut Ekonomisi”. Kate Raworth tarafından geliştirilen Doughnut Ekonomisi bugün 7 temel hedefi ile bize kalemlerle yeni bir dünya çizmeyi, bize çizilen oyun alanı dışında yeni bir ekonomi hikayesi yazabileceğimizi gösteriyor.  Artık büyüme hedefini geride bırakmamızı anlatan bu ekonomik model de çevresel ve sosyal metobolizmalarla gezegen ekonomisine geçmemizin gereklilikleri anlatılıyor. Bugüne kadar onlarca Doughnut Ekonomisi atölyesi tasarlarken ve yürütürken her seferinde başka bir yerden anlatmayı yeni bir perspektif keşfetmenin şaşkınlığını yaşıyorum ama bugün size 7 hedefi oldukça kısa bir şekilde ve tamamen Kate’in anlatılarını kullanarak özetlemeye çalışıp sizi bu ekonomik modeli keşfetme yolculuğuna davet edeceğim.

1. Hedefi Değiştir: 20. yüzyılda ekonomi amacını yitirdi ve yanlış hedef olan GSYH büyümesinin peşine düştü. Bu pek çok toplumu derinleşen bir eşitsizliğe itti ve hepimizi bir ekolojik çöküşe götürüyor. Bu yüzyıl yeni bir hedef gerektiriyor. Gezegenin imkanlar ve sınırları dahilinde herkesin ihtiyaçlarını karşılamayı. Şimdi insanlık ve yaşam için ideal olan alana yani Doughat’a girme zamanı.Bugün milyarlarca insan hala beslenme, barınma, enerji, sağlık, eğitim gibi günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Üstelik toplu olarak Dünya’nın en hassas yaşam sistemleri üzerinde haddinden fazla baskı kurarak ekosistemsel krizleri derinleştirdik. Önümüzdeki 50 yıl bu gezegene yapacaklarımız gelecek 100 yılı şekillendirecek. O halde geçmiş yüzyılın amansız büyüme hedefini denge içinde gelişim olarak değiştirelim.

2. Büyük Resmi Gör: Geçmiş yıllarda ekonomistlerden oluşan ufak bir grup dünya ekonomi hikayesini yeniden yazmak üzere toplandılar ve adını neoliberalizm koydular. Yöntemleri çok yaratıcıydı her bir ekonomik oyuncuyu öyle güçlü özelliklerle tanımladılar ki senaryonun geri kalanı neredeyse kendi kendini yazdı. 1980’lerde serbest piyasa hikayesi sahneye çıktığında oyun en baştan başlamış oldu. Böylelikle 40 yıldır bize bunlar söylendi: Piyasa etkindir, serbest bırakın. Devlet yeteneksizdir, müdahale etmesine izin vermeyin. Ticaret kazan kazandır, sınırlarınızı açın. Ortak alanlar kamusal müşterekler gereksizdir, satın gitsin. Toplum-ki bu ekonomik hikayede asla sahnede olmamıştır- görmezden gelin. Ve ev içi emek içseldir kadınlara bırakın. Böyle bir rol dağılımıyla piyasanın zaferi neredeyse kaçınılmaz göründü ve bu da bizi sosyal ve ekolojik bir krize her geçen gün daha çok sürüklüyor. Fakat bize finansın yanılmaz olduğu da söylendi - ki bu global finansal çöküntülerde öyle açıkça çürütüldü ki bu durum hikayenin geri kalanını da sorgular hale geldi. Şimdi çağdışı neoliberal senaryoyu terk etme zamanı. 21. yüzyıla uygun bir ekonomik hikayeye ve yeniden tanımlanmış rollere ihtiyacımız var. Ekonomiyi yaşamın hizmete sunan bir hikaye. Doğanın, toplumun, hane halkının sahnede olabildiği, piyasanın ve iş dünyasının amaç edindiği, devletin hesap sorduğu ve hesap verdiği bir hikayeye.

3. İnsan Doğasını Geliştir: Ekonomi bize kim olduğumuzu söylüyor.İnsanlığı kendi teorilerine oturtmak için geçen yüzyılın ekonomistleri rasyonel iktisadı “adamı” icat etti. Elinde para, yalnız başına dikilir. Kafasında bir hesap makinesi, kalbinde ego ve doğa ayaklarının altında. Çalışmaktan nefret eder, her zaman ona en çok fayda veren şeyi seçer, lüksü sever, doyumsuz istekleri vardır ve her şeyin faydasını bilir. Fakat sorun şurada onun bizim gibi olduğu söylenirken aslında biz daha çok onun gibi olduk. Araştırmalar gösteriyor ki ekonomi öğrencileri Homo Economicus’u çalıştıkça, daha çıkarcı oluyor. Rasyonel iktisadi adam toplumlarımıza ve canlılara zarar veriyor. Artık onun resmini seyretme lüksümüz yok. İşte bu yüzden ekonomin kalbinde insanlığın yeni bir portresinin zamanı geldi. Beyinlerimizin empati, işbirliği ve karşılıklı yardım için şekillendiğinin farkında olan bir portre. İsteklerimizin sabit olmaktan ziyade değerlerimiz değiştiğinde değişir ve doğaya hükmetmek bir yana ona derinden bağlıyız. Yeni otoportrenin bu ilk adımlarıyla birlikte ekonomi insan doğasını beslemeye başlamalı.

4. Sistemleri Kavra: 19. yüzyılda kararlı bir grup ekonomist, ekonomiyi fizik gibi saygın bir bilim yapmak istedi. Newton’un hareket kanunlarından etkilenerek onun gezegenlerin hareketlerini tam olarak betimlediği gibi piyasaların hareketlerini betimleyen kanunlar aradılar. Fakat teorilerini matematiğe dökmeye çalışmaları denge noktasını temel alan modellerle son buldu. - ki bunlar gerçekteki ani yükseliş ve düşüşlere karşılık vermek bir yana çok düşük tahmin kapasitesi olan modellerdi. Haliye çöküşün geldiğini kimse göremedi. Artık fizik bilimine olan kıskançlığı terk etmek ve ekonomik sistemlerin karmaşıklığını bütün geri bildirim döngüleri, yükselen trendleri be beklenmedik taşma noktalarıyla kabullenmek gerekiyor. Bu sistemsel düşünce merceğiyle devamlı gelişen ve dönüşen dünyamızı çok küçük bir grubun finansal yükselişinden ekosistemlerin çöküşüne kadar anlayabiliriz. Bu yüzden 21. yüzyıl ekonomistleri kendilerini ekonominin kaldıraçlarıyla uğraşan mühendisler olarak değil ekonomiyi önemseyen ve o geliştikçe şekillendirmeye çalışan bahçıvanlar olarak düşünürler. Haydi şimdi baretleri çıkaralım ve bahçe eldivenlerini giyelim. Sistemsel düşünceyi anlama zamanı.

5. Dağıtmak için Tasarla: Acı yoksa kazanç da yok.” Dünya genelinde ülkelerde tekrarlanagelen bir ekonomi mitidir bu. Eğer insanlar artan eşitsizliğe katlanırsa durum hepimiz için daha iyi sonuçlanacaktır;çünkü büyümenin faydaları nihayetinde hepimize ulaşacaktır! Fakat durum bu değil. Dünyanın en zengin birçok ülkesinde zengin ve yoksul arasındaki fark son dönemin en yüksek seviyelerinde ve bu fark Çin, Hindistan ve Güney Afrika’da daha da açılıyor. Her uygarlığın gelişiminde gerekli bir evre olmaktan öte, artan eşitsizlik bir politika tercihidir ve kötü bir tercihtir. Bu aslında ekonomik tasarımın başarısızlığıdır ve bu hepimizi olumsuz etkiliyor. Öyleyse büyümenin eşitlik sağlamasını beklemeyin; çünkü bu asla gerçekleşmeyebilir. Özünde ayrımcı olan ekonomiler tasarımda dağıtıcı olmak zorundalar. Bu gelirin yeniden dağıtmanın ötesine geçip servetin ve refahın da yeniden dağıtılması anlamına geliyor.Özellikle de arazinin ve mülkün kontrolünden, para yaratmanın kontrolünden, iş teknoloji ve fikirlerin kontrolünden gelen servetin. Bu yüzyılda ekonomilerimizin kalbine dağıtıcı tasarımı yerleştirmeliyiz.

6. Onarmak için Yarat: 200 yıldır endüstriyel faaliyet dejeneratif tasarım üzerine kurulu oldu. Dünya’nın varlıklarını ve gereçlerini alıyoruz istediğimiz şeylere dönüştürüyor bir süre kullanıyor ve çöpe atıyoruz. üstelik hep daha fazla tüketme arzusuyla. Al- yap- kullan- at. Bu canlı dünyaya zıt işleyen tek yönlü bir sistem ve kendi yaşamını tüketmekte. Ekonomik teori bize endişelenmemizi söyler daha fazla büyüme ihtiyaç var der ki böylece uluslar sorunlarını giderebilsin. Ama küresel ölçekte bu doğru değil ve etkileri hepimizin derinden bağlı olduğu Dünya’nın yaşam destek sistemlerini tahrip ediyor. Büyümenin sorunları gidermesini bekleyemeyiz çünkü gidermeyecek. Bugün temelinde dejeneratif olan ekonomileri tasarımda onarıcı (rejeneratif) hale getirmeliyiz. Yenilenebilir enerji ile çalışan, bir işlemden çıkan atığı bir sonraki işlem için kaynak yapan ekonomilere dönüştürmeliyiz. Kaynak haline getirdiğimiz varlıklar asla tükenmesin ve tekrar tekrar kullanılsın diye. 

7. Büyüme Karşı Agnostik Ol: Özetle bir uçak her zaman kalkışta olamaz, ekonomilerimizi inişe hazırlamalıyız. 

7 temel hedefte Doughnut Ekonomisi bize yeni bir ufuk noktası çiziyor. Sistemlerimizi, iş yapış biçimlerimizi yöneltmemiz gereken 7 hedef. İyi bir gelecek onarıcı bir ekonomik model tasarımı ile mümkün. Bunun için de her alandan disiplinden farklılıktan yaştan ve meraktan birçok insan elimizde kalemlerle tasarım masasında yeni bir dünya çizme masasında buluşmalıyız. Haydi, yeni bir ekonomi tasarlayalım.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

112: Onarma ve Etki Çağı 🌎

Emisyon Ticaret Sistemi, Doughnut Ekonomisi, Günümüzde Balıkçılık

18 Ağu 2023

BMW i ile birlikte
112: Onarma ve Etki Çağı 🌎

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı