İyi Yaşamak, İyi Ağırlamak, İyi Bir İz Bırakmak

Ceylan Sel Sohtorik Röportajı
İyi Yaşamak, İyi Ağırlamak, İyi Bir İz Bırakmak

dunyahali176
Polat Turizm Grubu ile birlikte

Bu sayı, Yuvam Dünya Derneği ve Polat Turizm Grubu iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir.

Daha fazlasını öğren →

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Polat Turizm Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ceylan Sel Sohtorik ile değişen seyahat anlayışı, iyi yaşam, misafirperverliğin dönüştürücü gücü ve iklim krizi çağında otelcilik üzerine konuştuk.

Otelcilik ile sürdürülebilirlik arasında nasıl bir ilişki görüyorsunuz?


Otelcilik dünyayla çok doğrudan ilişkisi olan bir sektör. Enerji ve su kullanıyoruz, gıda satın alıyoruz, atık üretiyoruz; çalışanlarımız, misafirlerimiz, tedarikçilerimiz ve bulunduğumuz bölgeyle birlikte büyük bir ekosistemin parçasıyız. Dolayısıyla sürdürülebilirliği otelcilikten ayrı düşünmek artık mümkün değil.

Bu konuda otellerimizde yürütülen çok değerli çalışmalar var. Benim için bunların yanında, otelciliğin insanlara dokunan tarafı ve yaratabileceğimiz olumlu etki de çok önemli. Misafirperverlik yalnızca iyi bir konaklama deneyimi sunmak değil; insanları bir araya getirmek, iyi deneyimler yaratmak ve bazen yeni bir düşünceye ya da farkındalığa alan açmak için de önemli bir fırsat.

Bir otelin, misafirinin yaşam biçimine ya da dünyaya bakışına dokunabileceğini düşünüyor musunuz?


Kesinlikle. Ama bunu misafire ne yapması gerektiğini anlatarak değil, ona iyi bir deneyim yaşatarak yapabiliriz.

Seyahat ettiğimizde günlük rutinimizin dışına çıkıyoruz. Biraz yavaşlıyor, çevremize ve yeni deneyimlere daha açık hale geliyoruz. Bence otelcilik açısından burada çok değerli bir alan var.

Biz de otellerimizde iyi yaşam deneyimlerine giderek daha fazla yer açıyoruz. İyi Yaşamı merkezine alan retreat’ler düzenliyor; hareketi, doğayı, beslenmeyi, paylaşmayı ve bazen sadece yavaşlamayı otel deneyiminin bir parçası haline getiriyoruz.

Benim için asıl ilginç olan misafirin buradan hayatına ne taşıdığı. Belki uykusuna biraz daha dikkat etmeye başlıyor, daha fazla hareket ediyor, yediği ürünün nereden geldiğini merak ediyor ya da kendisine daha fazla alan açması gerektiğini fark ediyor. Bir otelde yaşanan iyi bir deneyimin etkisinin check-out ile sona ermesi gerekmiyor.

Otellerin insanları bir araya getirme gücünün de bir sorumluluk yarattığını düşünüyor musunuz?


Kesinlikle. Otelcilik deyince ilk akla gelen konaklama oluyor ama aslında bizim işimizin çok önemli bir tarafı insanları bir araya getirmek. Bir buluşmaya ev sahipliği yapmak, insanların paylaşabileceği, konuşabileceği ve yeni fikirlerle karşılaşabileceği bir ortam yaratmak da misafirperverliğin bir parçası.

Yuvam Dünya ile yaklaşık dört yıldır otelimizde gerçekleştirdiğimiz kahvaltıları ben bu açıdan çok kıymetli buluyorum. Her buluşmada önce keyifli bir kahvaltı çevresinde bir araya geliyor, ardından iklim, doğa ve geleceğimiz üzerine bilgi ve farklı bakış açılarının paylaşıldığı sohbetlere geçiyoruz. Biz de mutfağımızdan hazırladığımız, iyi yaşam yaklaşımını mevsimsel tüketimle buluşturan ürünlerle bu deneyime katkıda bulunuyoruz.

Ben güzel ve farklı bir yemeğin ya da özenle hazırlanmış bir sofranın insanları birbirine yakınlaştırdığına inanıyorum. Önce daha sıcak ve paylaşmaya açık bir ortam oluşuyor; sonrasında önemli konular üzerine konuşmak da daha doğal hale geliyor.

Burada otel olarak rolümüz insanlara iklim konusunda ne düşünmeleri gerektiğini söylemek değil; bu konuşmaların ve karşılaşmaların gerçekleşebileceği iyi bir ortam yaratmak.

Belki otelciliğin yaratabileceği olumlu etkinin bir tarafı da bu: Sadece insanları ağırlamak değil, anlamlı buluşmalara da alan açmak.

Yemek ve sofra bu yaklaşımın önemli bir parçası gibi görünüyor. Sizce otelcilikte yemeğin nasıl bir rolü var?


Bence çok büyük bir rolü var. Yemek hem çevreyle kurduğumuz ilişkinin hem de misafirperverliğin en somut alanlarından biri.

Ben seyahat ederken de bunu çok önemsiyorum. Bir yere gittiğimde oraya ait bir ürünü tatmak, mevsiminde bir şey yemek ya da arkasında gerçek bir hikâye olan küçük bir üreticiyle karşılaşmak benim için deneyimin bir parçası.

Otelcilikte de mevsimsellik, yerellik, ürünün nereden geldiği, ne kadarının değerlendirildiği ve ne kadarının israf edildiği giderek daha önemli hale geliyor.

Ama sürdürülebilirliği hiçbir zaman hayatın keyfinden vazgeçmek olarak görmüyorum. Yemek yine güzel, lezzetli ve keyifli olmalı. Bence daha bilinçli seçimlerle de çok güzel ve özel deneyimler yaratmak mümkün.

Sizce bugün bir misafirin “iyi bir otel deneyimi”nden beklentisi değişiyor mu?


Bence değişiyor. Uzun yıllar lüks biraz daha büyük, daha gösterişli ya da daha çok seçenek üzerinden tarif edildi.

Bugün ise özellikle seyahat ederken başka  değerler öne çıkıyor. Zaman, alan, sessizlik, doğaya erişim, iyi uyku, iyi yemek, samimi hizmet ve bulunduğunuz yere ait gerçek bir deneyim…

Kendi hayatımda da bunu giderek daha fazla hissediyorum. Daha fazlasından çok, iyi seçilmiş, özenli ve gerçekten iyi hissettiren deneyimler arıyorum. 

“İyi yaşam” sizin için ne ifade ediyor?


Aslında çok temel şeylerden söz ediyoruz: iyi uyumak, hareket etmek, doğada olmak, iyi beslenmek, zihnimize biraz alan açmak ve insanlarla gerçek bağlar kurmak.

Otellerimizde gerçekleştirdiğimiz iyi yaşam deneyimlerinde de bunu görüyoruz. Hafızada kalan ve etki yaratan şey bazen birlikte yapılan bir yürüyüş, güne hareket ederek başlamak, iyi hazırlanmış bir yemek, doğada geçirilen birkaç saat ya da güzel bir sohbet olabiliyor.

Kendimize iyi bakmakla içinde yaşadığımız çevreye iyi bakmayı da birbirinden ayıramayız. Temiz hava, temiz su, iyi gıda ve doğaya erişim hem insanın hem de gezegenin iyi oluşuyla ilgili. Belki kendimize zaman zaman “İçinde yaşadığım dünyayla birlikte nasıl daha iyi olabilirim?” sorusunu da sormamız gerekiyor.

Polat Turizm Grubu açısından geleceğin otelciliğini nasıl hayal ediyorsunuz?


İnsan temasının kaybolmadığı, bulunduğu yerle gerçek bir ilişki kuran ve misafirini yalnızca ağırlamakla kalmayıp ona iyi hissettiren oteller hayal ediyorum.

Kaynaklarını akıllıca kullanan; yerel üreticiyi, doğayı, kültürü ve insanı deneyimin içine alan; erişilebilirliği, iyi yaşamı ve çevresel sorumluluğu iyi misafirperverliğin parçaları olarak gören bir anlayış benim için çok değerli.

Ve misafir otelden ayrılırken yanında yalnızca güzel anılar değil, hayatına taşıyabileceği küçük bir değer de götürebilsin: yeni bir tat, bir alışkanlık, bir düşünce ya da sadece biraz daha fazla farkındalık.

Ben iyi misafirperverliğin bugün biraz da iyi yaşamak, iyi ağırlamak ve geride iyi bir iz bırakmak olduğuna inanıyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali
∙

BÜLTEN SAYISI

176: Dönüşüm İçeriden Başlıyor

Isınan kıyıların değiştirdiği tatil alışkanlıkları, kayıp bir gölün peşinde gezegenin sınırları, iyi yaşamın yeni anlamları, otellerin sürdürülebilirlik hikâyeleri ve iklim dostu yaşam; bu sayıda ve çok daha fazlası.

03 Eki 2026

Claudio Testa, Unsplash

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

Dünyayı Tüketmeden Ağırlamak

Polat Turizm Grubu otellerinde enerji, su, atık ve yerel yaşam için kurulan sürdürülebilirlik sistemi

03 Eki 2026

Dünyayı Tüketmeden Ağırlamak
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

İklim Dostu Bir Yaşam Mümkün

Yuvam Dünya tarafından hazırlanan İklim Dostu Yaşam Rehberi

03 Eki 2026

İklim Dostu Bir Yaşam Mümkün
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

Güneşe Karşı Şemsiye Yetmiyor Artık

Tatilin mevsimi yeniden yazılıyor

03 Eki 2026

Güneşe Karşı Şemsiye Yetmiyor Artık