Gezegeninin ve İnsanın Sağlığı Arasındaki Görünmeyen Bağ


Değişime Öncülük Et Eğitim Vizyonu: BMW Türkiye’den Çocuklara ve Gençlere Uzanan Eğitim İşbirlikleri
BMW Türkiye, “Değişime Öncülük Et” yaklaşımıyla sürdürülebilirlik vizyonunu toplumsal faydaya dönüştürmeye ve yaymaya devam ediyor. Bu doğrultuda 2026 hedefleri kapsamında, Yuvam Dünya ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ile yürütülen eğitim…
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver
Paris Anlaşmasının 10. yılında her yıl merakla beklediğimiz Sağlık ve İklim Değişikliğinde Lancet Geri Sayım Raporunun 10.su ‘Sağlık Üzerindeki Olumsuz Etkilerin Giderek Ağırlaştığı Bir On Yıl ve Herkes İçin Belirleyici Bir Dönüm Noktası’ başlığı ile yayınlandı. Raporun temel mesajı, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki zararlarının, bunları önlemeye yönelik eylemlerden daha hızlı arttığı yönünde. Yani şu andaki ve gelecekteki nesillerin sağlığını korumak ve yaşanabilir bir dünya bırakmak için fırsat penceresi daralıyor.
Raporda altı acil eylem önceliği tanımlanıyor:
1. İklim değişikliğini küresel bir sağlık acil durumu olarak tanımak
2. Küresel yönetişimi sağlık ve iklim odağında yeniden şekillendirmek
3. Sera gazı emisyonlarının adil ve hızlı azaltımını bir halk sağlığı zorunluluğu olarak benimsemek
4. Sağlığı iklim eyleminin merkezine yerleştirmek
5. Küresel bir iklim ve sağlık veri ortak alanı oluşturma
6. İklim ve sağlık için adil finansmanı artırmak
‘Sağlığı iklim eyleminin merkezine yerleştirmek’ bana göre en kritik ve diğer eylemleri de tetikleyecek en önemli adım. Kişisel yaşam tarzı değişikliğinden toplumsal savunuculuğa, yönetişimden finansmana sağlığı geliştirmeyi ve sağlık sistemlerinin dayanıklılığını artırmayı iklim eylemindeki en önemli motivasyon aracı haline getirebiliriz. Öncelikle bu ilke, içerisinde, her bir bireyden sivil toplum kuruluşlarına, devlet yönetimlerinden küresel şirketlere kadar her düzeyde bir eylem alanı barındırıyor. Gezegenimizin sağlığının bireylerin sağlığı ve toplumların refahı ile doğrudan ilişkili olduğuna dair bilimsel bulgular da arka planda bu eylemi gerekçelendiriyor. Etrafımızdaki dünyada olup bitenlerin bizi genetik alın yazımızdan belki de çok daha fazla etkilediğini artık biliyoruz.
İşte bu noktada sizi ‘ekspozom’ ile tanıştırmak istiyorum. Gezegenimizin sağlığı ile bireysel sağlığımız arasındaki bağı anlatan en güçlü kavramsal çerçevelerden birisi ekspozom. Ekspozom, prenatal dönemden, yani anne karnındaki yaşamımızdan da önce başlayacak şekilde tüm yaşamımız boyunca deneyimlediğimiz tüm çevresel maruziyetlerin ve bunlara verdiğimiz biyolojik yanıtların tümüdür. Ekspozomun sağlık etkilerini biyolojik yolaklarla açıklayabilmek, kavramın bilimsel temelini güçlendirir. Ekspozom kavramı maruziyetleri tek tek, kesitsel olarak değil zaman içerisinde biriken, birbiriyle etkileşen ve biyolojik sistemlerimizde ortak etkiler oluşturan riskler olarak ele alır. Dahası, ekspozom hava kirleticileri, pestisitler, ağır metaller, ultraviyole radyasyon gibi daha önceden klasik olarak bildiğimiz özellikli maruziyetlerin ötesinde, genel maruziyetleri de kapsar: iklim değişikliği, sosyoekonomik koşullar, eğitim, yoksulluk, kentleşme, sosyal eşitsizlikler, sağlık hizmetlerine erişim ve politik çevre gibi. Fiziksel olarak maruz kaldığımız etkenler kadar demokratik katılım ve haklar, hukukun üstünlüğü, göç ve sosyoekonomik durum gibi etkenler de oluşturdukları ekspozom yükü ile biyolojik yolaklar üzerinden sağlığımızı etkiler.
İklim değişikliği, maruziyetleri çoğaltan ya da onlarla etkileşerek hem ekspozom yükümüzü hem de ekspozom ilişkili sağlık sonuçlarını değiştiren bir etkendir. Dünya sistemlerinde olan değişiklikler sıcaklık artışları ve enfeksiyon hastalıkları gibi nedenlerle fiziksel ekspozom yükümüzü; derinleşen sosyoekonomik eşitsizlikler, sağlık hizmetine erişimde güçlükler ve göç gibi nedenlerle sosyal ekspozom yükümüzü artırır; bunlar da biyolojik sistemlerimize etki eder. Kısacası iklim değişikliği hem ekspozomun bir bileşeni hem de diğer maruziyetleri değiştiren, şiddetlendiren ve birbirleriyle olan etkileşimini değiştiren bir belirleyicidir. Bu alandaki en ufuk açıcı çalışmalar beyin sağlığı alanında yapılmaktadır. Hernandez ve arkadaşlarının 2026 yılında yayınladıkları çalışmanın bulguları iklim değişikliği ilişkili maruziyetlerin de içinde olduğu 33 fiziksel ve 40 sosyal değişkenin beyin yaşlanması üzerindeki etkilerini ortaya koyar. Bu çalışma fiziksel ekspozomun özellikle beynin yapısal yaşlanmasıyla, sosyal ekspozomun ise ağırlıklı olarak beynin işlevsel yağlanmasıyla ilişkili olduğunu göstermektedir.
Lancet Geri Sayım Raporu iklim değişikliği ile ilgili göstergeleri toplumsal veya küresel düzeyde ortaya koyarken aslında son on yılda önceki on yıla göre bireysel ekspozom yükümüzün de nasıl değiştiğine ışık tutmakta: iklim değişikliğine atfedilen sıcak dalgası günlerinin sayısında her yıl 0,74 gün artış, Asya kaplan sivrisineği aracılığıyla deng humması bulaşması için iklimsel uygunlukta yıllık ortalama %24,39 artış, fırtına ve sel olaylarında afet başına etkilenen kişi sayısında %33 artış, aşırı hava olayları ilişkili ekonomik kayıplarda %70,1 artış gibi. Ekspozom yaklaşımı, iklim değişikliğinin, ekosistem yıkımının ve kirliliğin yaşam boyu maruz kaldığımız diğer tüm fiziksel ve sosyal etkenlerle etkileşimini ve birikimli etkilerini biyolojik mekanizmalar aracılığıyla sağlığımızla ilişkilendiren bir kavramsal çerçeve sunuyor. Ve aslında böylece, Tek Sağlık ve Gezegensel Sağlık gibi yaklaşımlarda fiziksel ve sosyal çevresel etkenlere çoklu maruziyetin insan sağlığını nasıl etkilediğine dair bilimsel bir bağlantı oluşturur.
9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31’in eylem gündeminde Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri on öncelikten biri olarak yer alıyor. Ekspozom perspektifi ile baktığımızda sağlık alanındaki taahhüt ve uygulamaların sadece sağlık sisteminin dayanıklılığının artırılmasından çok daha ötede bir noktaya taşınması ve iklim değişikliği ilişkili fiziksel ve sosyal maruziyetleri azaltacak eylemlere dönüşmesi gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim krizinin sağlık üzerindeki görünmeyen etkileri, 1,5 derece hedefinin geleceği, değişimin toplumsal gücü, doğanın hafızası ve gezegen sağlığıyla insan sağlığı arasındaki bağ; bu sayıda ve çok daha fazlası.
05 Kas 2026

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Her Ondalık Derece, Geleceğimiz İçin Önemli
05 Kas 2026

Hiçbir Şey Değişmiyor mu, Yoksa Değişimi Göremiyor muyuz?
05 Kas 2026






