Dünyayı Tüketmeden Ağırlamak


Bu sayı, Yuvam Dünya Derneği ve Polat Turizm Grubu iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Bir otelde iyi bir konaklama deneyiminin arkasında çoğu zaman görmediğimiz büyük bir sistem var: kullanılan enerji ve su, mutfağa giren ürünler, ortaya çıkan atıklar ve her gün alınan yüzlerce karar. Bugün iyi otelcilik, misafire sunduğumuz deneyim kadar, o deneyimi nasıl yarattığımızı da düşünmeyi gerektiriyor. Polat Turizm Grubu otellerinde sürdürülebilirlik yaklaşımı da misafir deneyiminin arkasındaki bu görünmeyen dünyaya bakmakla başlıyor.
Sıcak bir oda, temiz bir havlu, iyi hazırlanmış bir sofra, kesintisiz akan su, doğru sıcaklıkta bir salon… Misafir için deneyimin doğal parçaları olan tüm bu detayların arkasında kaynakların nasıl kullanıldığına dair pek çok karar var.
Bu nedenle sürdürülebilirlik tek bir proje ya da görünür birkaç uygulamadan çok, otelin günlük işleyişinin farklı noktalarında kaynakların nasıl kullanıldığına, nasıl yeniden değerlendirilebileceğine ve otelin bulunduğu çevreyle nasıl bir ilişki kurduğuna bakmayı gerektiriyor.
Konforun arkasındaki görünmeyen sistemler
Bir otelin enerji ihtiyacı hiç durmuyor. Odalar, mutfaklar, restoranlar, ortak alanlar, ısıtma ve soğutma sistemleri günün her saatinde çalışıyor. Dolayısıyla enerjiyi daha verimli kullanmanın yolu yalnızca tüketimi azaltmaktan değil, kullanılan enerjiden mümkün olduğunca fazla fayda sağlamaktan da geçiyor.
Renaissance Polat İstanbul Hotel’de 2008’den bu yana kullanılan trijenerasyon sistemi bunun örneklerinden biri. Sistem elektrik üretirken ortaya çıkan atık ısıyı binanın ısıtma ve soğutma sistemlerinde yeniden kullanıyor. Oteldeki aydınlatma elemanlarının yüzde 98’inin LED olması, otomasyon sistemleri ve uygun hava koşullarında kullanılan free cooling uygulaması da enerji yönetiminin diğer parçaları.
Renaissance Istanbul Polat Bosphorus Hotel’de ise 2025 yılında 436.580 kWh elektrik üretildi. Bu miktar otelin yıllık elektrik ihtiyacının yaklaşık %12’ sine karşılık geliyor. Aynı sistem sayesinde yaklaşık 30.000 m³ doğal gaz tüketiminin de önüne geçildi.
Renaissance Polat Istanbul Hotel’de ise 2025 yılında 1.475.367 kWh elektrik üretildi. Bu miktar otelin yıllık elektrik ihtiyacının yaklaşık %20 ‘sine karşılık geliyor. Aynı sistem sayesinde yaklaşık 142.000 m³ doğal gaz tüketiminin de önüne geçildi.
Bu sistemlerin büyük bölümü misafirin görmediği alanlarda çalışıyor. Ama otelin çevresel etkisini azaltan önemli kararların bir kısmı tam da bu görünmeyen tarafta alınıyor.
Bir damla suyun ikinci hayatı
Su, otelciliğin en temel kaynaklarından biri. Odadan mutfağa, temizlikten teknik sistemlere kadar neredeyse her noktada kullanılıyor.
Bu nedenle mesele yalnızca daha az su kullanmak değil; kullanılan suyun uygun olduğu durumlarda yeniden sisteme kazandırılabileceği alanlar yaratmak.
Renaissance Polat İstanbul Hotel’de misafir odalarının lavabo ve duş giderlerinden toplanan su, gri su sistemiyle arıtılarak yeniden kullanılıyor. Bu sistem sayesinde günde yaklaşık 30 ton su tasarrufu sağlanıyor. Bu da otelin günlük toplam su kullanımının yaklaşık %10’una karşılık geliyor.
Renaissance Istanbul Polat Bosphorus Hotel’de de klima sistemlerinden çıkan yoğuşma suları toplanarak yeniden değerlendiriliyor. Otelde 2025 yılında toplam 4.125 m³ su geri kazanıldı.
Bir kez kullanılan suyun yolculuğunun mutlaka orada sona ermesi gerekmiyor. Doğru sistemler kurulduğunda aynı kaynak, otel operasyonunun içinde yeniden bir kullanım alanı bulabiliyor.
Atık dediğimiz şey gerçekten atık mı?
Bir otelin mutfağından odalarına, restoranlarından ortak alanlarına kadar her gün farklı türlerde atık ortaya çıkıyor.
Buradaki önemli değişim, atığa yalnızca “atılması gereken bir şey” olarak bakmamakla başlıyor.
Otellerde kâğıt ve kartondan cama, mutfak yağlarından farklı atık türlerine kadar malzemeler kaynağında ayrıştırılıyor ve uygun geri dönüşüm süreçlerine yönlendiriliyor.
Bazen ise yeniden değerlendirme çok daha yaratıcı bir yerde karşımıza çıkıyor.
Mutfakta kalan meyve kabukları reçele, kahve posaları ise sabuna dönüşüyor.
Bir kahvenin fincanda biten hikâyesi böylece başka bir üründe devam edebiliyor.
Bu küçük örnekler aslında daha büyük bir düşüncenin parçası: Bir malzemenin ilk kullanımının sona ermesi, onun mutlaka atığa dönüşmesi gerektiği anlamına gelmiyor.
Bir otel bulunduğu yerden bağımsız olabilir mi?
Bir otelin çevreyle ilişkisi yalnızca kendi binasının içinde kullandığı kaynaklarla sınırlı değil. Bulunduğu coğrafyayla, yerel üreticiyle ve bölge ekonomisiyle kurduğu bağ da bu bütünün bir parçası.
Polat Palandöken’de yerel ve bölgesel istihdama öncelik veriliyor; satın alma süreçlerinde yerel tedarikçiler destekleniyor ve mutfaklarda yöresel ürünlere yer veriliyor.
Bu yaklaşım bir yandan bölge ekonomisine katkıda bulunurken diğer yandan misafirin bulunduğu yeri gerçekten deneyimlemesine de olanak sağlıyor. Çünkü bir destinasyonu tanımak yalnızca manzarasını görmek değil; bazen o coğrafyada yetişen bir ürünü tatmak, yerel bir üreticiyle karşılaşmak ya da bölgenin kültürünü sofrada hissetmek anlamına geliyor.
Otel, çevresinden bağımsız bir yapı olmaktan çıktıkça bulunduğu yerin yaşayan bir parçasına dönüşüyor.
Dönüşüm sistemlerle başlıyor, insanlarla hayat buluyor
Bir otelde sürdürülebilirlik için doğru altyapıyı kurmak önemli. Enerjiyi daha verimli kullanan sistemler, suyun geri kazanılması, atıkların ayrıştırılması ya da yerel tedarikin desteklenmesi bunun somut karşılıkları. Ancak bu sistemlerin günlük hayatın gerçek bir parçasına dönüşmesi için onları kullanan, yöneten ve her gün yüzlerce küçük karar veren insanların da bu yaklaşımın nedenini anlaması gerekiyor.
Çünkü kaynak kullanımı yalnızca teknik departmanın konusu değil. Mutfakta hangi ürünün nasıl değerlendirildiğinden satın almada yapılan tercihlere, housekeeping’de su kullanımından atıkların doğru ayrıştırılmasına kadar otelin farklı bölümlerinde alınan kararlar aynı bütünün parçaları.
Bu nedenle eğitimi ve farkındalığı sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçası olarak görüyoruz. Yuvam Dünya ile gerçekleştirdiğimiz eğitim ve buluşmalarda; iklim krizi, gezegenin sınırları, su kaynakları, doğayla kurduğumuz ilişki ve günlük tercihlerimizin çevremiz üzerindeki etkisi gibi konuları çalışanlarımızla birlikte ele alıyoruz.
Burada bizim için değerli olan yalnızca bilgi edinmek değil; günlük işimizin daha büyük bir sistemle olan ilişkisini görebilmek. Bir musluktan akan suyun, mutfakta kullanılan bir ürünün, tüketilen enerjinin ya da ayrıştırılan bir atığın büyük resimde ne ifade ettiğini anlamak, günlük kararlarımıza da farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor.
Eğitimlere gösterilen ilgi de bu alanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Çünkü kurum kültürü yalnızca sistemler ve prosedürlerle değil; insanların bunların arkasındaki nedeni anlaması ve aynı yaklaşımın parçası olmasıyla gelişiyor.
Bilgi farkındalığa, farkındalık günlük tercihlere, tercihler de zaman içinde alışkanlıklara dönüşüyor. Sürdürülebilirliğin kurum kültürünün doğal bir parçası haline gelmesinde eğitimin en önemli araçlardan biri olduğuna inanıyoruz.
Ölçmek neden önemli?
Sürdürülebilirlik söz konusu olduğunda iyi niyet kadar, yapılan çalışmaların sonuçlarını görebilmek ve takip edebilmek de önemli.
Grup bünyesindeki otellerin ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, Sıfır Atık ve TGA Sürdürülebilir Turizm sertifikaları bulunuyor. Renaissance Istanbul Polat Bosphorus Hotel ise LEED Gold sertifikasına sahip.
Ancak standartların günlük hayattaki karşılığı uygulamalarda ve sonuçlarda görülüyor: ne kadar suyun geri kazanıldığı, ne kadar enerjinin üretildiği, ne kadar atığın geri dönüşüme gönderildiği ve kaynak kullanımında nasıl bir gelişme sağlandığı takip ediliyor.
Böylece yapılan çalışmalar ölçülebiliyor, izlenebiliyor ve zaman içinde geliştirilebiliyor.
İyi ağırlamak ne demek?
Belki de bugün otelcilik için mesele konfordan vazgeçmek değil; o konforu nasıl yarattığımızı yeniden düşünmek.
Misafirin görmediği bir teknik odada yeniden kullanılan ısıdan ikinci kez sisteme kazandırılan suya; mutfakta reçele dönüşen bir meyve kabuğundan yerel üreticiyle kurulan ilişkiye; çalışanların aldığı eğitimden günlük operasyonlarda verilen yüzlerce karara kadar pek çok detay aynı bütünün parçaları.
Çünkü iyi ağırlamak yalnızca misafirin otelde geçirdiği zamanı düşünmekle sınırlı değil.
Kullandığımız kaynakları, bulunduğumuz coğrafyayı, birlikte çalıştığımız insanları ve geride bıraktığımız izi de düşünmek demek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
NEREDE YAYIMLANDI?
Isınan kıyıların değiştirdiği tatil alışkanlıkları, kayıp bir gölün peşinde gezegenin sınırları, iyi yaşamın yeni anlamları, otellerin sürdürülebilirlik hikâyeleri ve iklim dostu yaşam; bu sayıda ve çok daha fazlası.
03 Eki 2026

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!







