Bir kripto trajedisi: Yükselişi ve çöküşüyle FTX

Bir kripto trajedisi: Yükselişi ve çöküşüyle FTX

14 Kasım - Kordsa - Quando
Kordsa ile birlikte

Kordsa’dan girişimcilere destek: Wire Up Wire Up Girişim Hızlandırma Programı Lastik, inşaat ve kompozit güçlendirme ürünleriyle ileri malzeme pazarının lider oyuncusu Kordsa , hem Türkiye’nin girişimcilik ekosistemiyle birlikte güçlenmeyi hem de bu ekosistemi güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu hedefle yola çıkan Kordsa, Wire Up Girişim Hızlandırma Programı ile sürdürülebilir ve yenilikçi çözümleri olan girişimlere kucak açıyor. Nedir? Kordsa Wire Up Girişim Hızlandırma Programı , sürdürülebilirlik teknolojilerinden İSG çözümlerine, yapay zekâ teknolojilerinden İK çözümlerine, sensör teknolojilerinden makine öğrenmesi yazılımlarına kadar uçtan uca yenilikçi çözümler üreten girişimcilerle beraber proje geliştirmeyi hedefleyen bir program. Neden önemli? Büyük veri ayıklama ve etiketleme, endüstri 4.0, görüntü işleme teknolojisiyle makine bakımı, kurum içi süreç yönetimi, lojistik süreçlerinin optimizasyonu, makine öğrenmesi ve veri analizi, sanal gerçeklik gibi Kordsa ’nın odak alanlarına yönelik girişimleri desteklemek üzere yola çıkan program, yeni fikirlerin inovasyona dönüşmesine imkân sağlamayı amaçlıyor. Dahası: Teknoloji iletişimcisi Dr. Sertaç Doğanay’ın girişimcilik üzerine konuşacağı ve Kordsa çalışanlarının program detaylarını paylaşacağı Wire Up Meet Up etkinliği, 24 Kasım ’da 13.00-19.00 arasında SabancıDx Digital Campus ’te gerçekleşecek. Wire Up Girişim Hızlandırma Programı hakkında daha fazla bilgi almak için burayı , programa kaydolmak içinse bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Geçtiğimiz hafta dünyanın en büyük kripto borsalarından biri olan ABD merkezli FTX’in çöküşüne şahit olduk. Cuma günü yapılan açıklamayla bir süredir likidite sorunuyla baş etmeye çalışan FTX’in ABD birimi, kripto ticaret şirketi Alameda Research ve yaklaşık 130 diğer bağlı kuruluşu ile birlikte ABD’de iflas başvurusunda bulunduğu; “SBF” olarak da bilinen 30 yaşındaki kurucu ve CEO Sam Bankman-Fried’ın ise istifa ettiği bildirildi. 

Bir zamanlar dünyanın en genç milyarderlerinden biri olan, “Kriptonun kralı” olarak bilinen Bankman-Fried’ın tahminlere göre 15.2 milyar dolar olan net değeri, Bloomberg’ün analizine göre 8-9 Kasım’da %94’lük bir düşüşle 991.5 milyon dolara geriledi.

Gelin FTX’in kuruluşuna, yükselişine ve sancılı düşüşünün detaylarına birlikte bakalım.

"Her şey"den "hiçbir şey"e

Asya ve ABD'de Bitcoin fiyatları arasındaki farktan yararlanarak arbitraj ticaret stratejilerinden büyük kazanç sağlayan, 2017'de Alameda'yı kuran Bankman-Fried, takvim Mayıs 2019’u gösterdiğinde eski bir Google çalışanı olan Gary Wang ile birlikte, kripto birimlerin yükselişe geçmesini fırsat bilerek kripto para borsası FTX.COM’un ana şirketi ve operatörü FTX’i kurdu. 2020’de kurucusunun kaçmasıyla zor duruma düşen SushiSwap’e yaptığı yardımlardan ötürü kimileri tarafından “kriptonun kurtarıcısı” olarak adlandırılan Bankman-Fried’ın sektördeki yeri giderek sağlamlaşmaya başladı.

2021’nin başlarına kadar kademeli bir şekilde büyüyen FTX, spor ve ünlülerle kurduğu ittifakların da etkisiyle ana akımda adından giderek daha fazla söz ettirmeye başladı. Bu dönemde profili ve ticaret hacmi önemli ölçüde büyüyen FTX, sadece birkaç ay içinde 135 milyon dolar değerinde 19 yıllık bir anlaşmayla Miami Heat arenasının yanı sıra, 210 milyon dolarla 10 yıllığına e-spor kulübü Team SoloMid’e de sponsor olmuş; Tom Brady, Steph Curry ve Naomi Osaka gibi farklı sporların yıldız isimlerini de bünyesine katarak reklamını yapmıştı. Ayrıca, FTX’in sponsor olduğu isimler arasında Mercedes’in Formula 1 takımı da vardı.

Bu süre boyunca şirket, farklı yatırımcılardan çok ciddi miktarlarda yatırım topladı. Temmuz 2021’de B Serisi yatırım turunda tamı tamına 1 milyar dolar toplayan FTX’in değeri, Ekim 2021’de aldığı 421 milyon dolar ve geçtiğimiz ocak ayında aldığı 400 milyon dolar ile 32 milyar dolara ulaştı.

Ancak tüm bunlar olurken perde arkasında gerçek, görünenden çok daha farklıydı. Bazı raporlara göre, FTX’teki müşteri fonları, Alameda’daki kanamayı durdurmak amacıyla uygunsuz bir şekilde kullanılıyordu. CoinDesk tarafından yayımlanan bir makaleye göre, FTX’in kullanıcı işlemleri ve yatırımcılardan elde ettiği paralar Alameda’ya devrediliyor; Alameda da bu paraları SBM’nin de içinde bulunduğu kripto projelerine yatırıyordu. Makalede belirtildiği üzere, Alameda bünyesindeki 14.6 milyar dolar değerindeki kripto varlığın 5.8 milyar dolar kadarının FTX’in token’ı FTT’de tutuluyor; yaklaşık olarak 2.2 milyara denk gelen kısmı ise SERUM, Oxygen ve MAPS gibi Bankman-Fried’ın dahil olduğu kripto projelerine yatırılıyordu. Bu iddiaların ardından dünyanın en büyük kripto para borsası Binance’in CEO’su Changpeng Zhao, şirketinin 2021’de meydana gelen 2.1 milyar dolarlık FTX exit’inden kazandığı bütün FTT’leri satıp likidite edeceğini açıkladı. Bunu takiben, 25 dolardan işlem gören FTT’nin değeri sadece birkaç saat içinde %30 oranında çakılarak 6 dolar seviyesine geriledi ve bu da milyonlarca insanın para kaybetmesiyle sonuçlandı.

Daha sonrasında ise 2022 yılının başından beri kripto piyasasında devam eden keskin düşüşün etkisiyle dijital varlıklara daha temkinli yaklaşmayı öğrenen kripto meraklıları devreye girdi ve bu noktada, “sürü davranışı” diyebileceğimiz bir şey meydana geldi. FTX müşterileri art arda, birbirlerini takip edercesine bir davranışla kripto varlıklarını FTX’ten çekmeye başladı ve bu trendin çığ gibi büyümesiyle varlıklarını FTX’ten çekenlerin sayısı günden güne arttı. Bir noktada durum öyle bir hâl aldı ki mevcut FTX fonları ile varlıkları çekme talebi arasında kapanması neredeyse imkansız bir boşluk oluştu. Bu taleplerin karşılanamaması ve FTT’nin çökmesiyle kripto para borsası likidite sıkıntısı denen şeyle baş başa geldi ve FTX için çöküş başladı.

Normal şartlarda geleneksel bankalarda aynı sorunun meydana gelmemesi için federal hükümet, Büyük Buhran olarak bilinen ekonomik krizin bir sonucu olarak 1930’larda FDIC (Federal Mevduat Sigorta Kurumu) sigortasını başlatmıştı. Benzer bir durumun yaşanması hâlinde ABD finans sistemine ilişkin kamu güveninin sağlanmasını ve korunmasını kapsayan bu sigorta, FDIC sistemine üye bankalarda ve tasarruf kurumlarında vadesiz ve tasarruf hesaplarına yatırılan mudi başına 100 bin dolar ve altındaki mevduatları güvence altına alınmasını hedefliyor. Öte yandan, FDIC sigortasının geleneksel bankacılık sistemine özgü olması, FTX gibi kripto rezervlerinin bu sigorta tarafından desteklenmedikleri anlamına gelmekte.

Likidite sorunun yol açtığı krize engel olmak isteyen FTX, şansını tüm kullanıcı işlemlerini durdurmakta denedi; ancak bu, FTX’te bulunan paraları hızla eriyip giderken ellerinden hiçbir şey gelmeyen kullanıcıların daha da sinirlenmesine yol açtı. Bazıları parasının yarısını, bazıları ise tamamını kaybetmişti.

Daha sonrasında ise Changpeng Zhao, detayları açıklanmayan bir anlaşmayla FTX’i satın almak için konuşmalara başladığını açıkladı; ancak bu açıklamanın üzerinden henüz 24 saat geçmemişken Zhao bu sefer de "Kurumsal durum tespitinin yanı sıra yanlış kullanılan müşteri fonları ve ABD ajans soruşturmalarıyla ilgili en son haber raporlarının bir sonucu olarak” anlaşmanın iptalini duyurdu. Zhao’ya göre FTX’in battığı durum, kurtarılmanın çok ötesindeydi.

Yaptığı açıklamayla gelinen noktada tüm sorumluluğun ve suçun kendisine ait olduğunu söyleyen Bankman-Fried tüm seçenekleri araştırdığını aktarırken kripto analistleri alarma geçti. Buna göre, FTX’in olası iflasının tüm kripto piyasasında deprem etkisi yaratacağı ve erimeye yol açacağı aktarıldı.

10 Kasım Perşembe gününe gelindiğindeyse FTX’in bir sonraki duyuruya kadar yeni müşteri alımlarını ve para çekme işlemlerini bir kez daha askıya aldığı; Bankman-Fried’ın kripto birimi Tron’un kurucusu Justin Sun ile görüştüğü ve 9,4 milyar dolarlık bir “kurtarma paketi” oluşturmaya çalıştığı bildirildi. Ancak 11 Kasım’a gelindiğinde SBM yenilgiyi kabul etti ve FTX, iflas başvurusunda bulundu.

Peki ya sonra?

FTX’in iflas başvurusu yapmasını takiben Zhao, Binance’in FTT’ye yönelik mevduatları durdurduğunu söyleyerek diğer borsalara da aynı şeyi yapmaları için çağrıda bulundu. Başvurudan sadece saatler sonra ise FTX, para çekme işlemlerini dondurmasına rağmen milyonlarca dolar değerinde dijital varlığın FTX cüzdanlarından kaybolduğunu söyledi. Siber saldırıya ve kaybolan paranın miktarına yönelik resmî açıklama olmamakla birlikte, CoinDesk, miktarın 600 milyon dolardan daha fazla olduğunu; Elliptic ise 473 milyon dolar civarında olduğunu söyledi.

Bununla birlikte, önde gelen kripto para ve blok zinciri firmalarının hisselerinde düşüş yaşandı. Buna göre Silvergate Capital’ın hisseleri %10, MicroStrategy’nin hisseleri ise %2.6 düşüş görürken kripto madencilik şirketi Riot Blockchain ve Marathon Digital’ın hisselerinde de %5’lik düşüş kaydedildi.

Bankman-Fried ve FTX, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu, Adalet Bakanlığı, Teksas Eyaleti Menkul Kıymetler Kurulu ve Kaliforniya’nın Mali Koruma ve Yenilik Departmanı olmak üzere en az beş farklı ABD düzenleyici kurumu tarafından soruşturma altında olduğu biliniyor.

Kriptoyu neler bekliyor?

Son olaylar ışığında yatırımcıların kriptodan geri adım atmasıyla sektörün durumunun giderek kötüleşebileceği öngörülüyor. JPMorgan analistleri, bu satırlar yazılırken 16 bin 486 dolardan işlem gören dünyanın en değerli kripto birimi Bitcoin’in değerinin 13 bin doların altına düşebileceğini söylerken Hong Kong merkezli kripto yatırım şirketi Moonvault Partners'ın kurucu ortağı Shan Jun Fok, bu miktarın 10 bin doların altında bile seyredebileceğini; Bitcoin’in 2020’den bu yana 10 bin altını görmediğini aktarıyor.

FTX çöküşünün kurumsal yatırımcıları kripto alanından uzaklaştırmasını beklediğini belirten Fok, sektörün vaadine olan inancın yeniden kazanılmasının yıllar alabileceğini de sözlerine ekliyor.

Bu şartlar altında neredeyse herkes, “kripto kışı”nın şu an olduğundan daha sert geçeceği bir döneme hazırlık olunması için uyarıda bulunuyor. SeiLabs’in kurucu ortağı Jayendra Jog, “Kısa vadede bu kripto endüstrisi için gerçekten çok kötü olacak” derken yine de bunun “her şeyi tamamen bitireceğini” düşünmediğini belirterek daha şeffaf, merkeziyetsiz kripto borsalara olan ilgiyi artıracağını umuyor.

Öte yandan, mevcut durumda düzenleyicilerin de kripto piyasasını daha sert kurallar çerçevesine sokmak için çalışmalara başlayacağını söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Yaşananların “her türlü finansal kuruluşun kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç duyduğu görüşünü” güçlendirdiğini belirten UBS döviz stratejisi ve kripto araştırması başkanı James Malcolm, kripto sektörünün muhtemelen 2024 yılına kadar tüm dünyada çok daha tutarlı olacağını ifade ediyor.

CNBC'ye konuşan ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu başkanı Gary Gensler ise kripto sektörü düzenlenirken yatırımcıların “daha iyi korumaya ihtiyacı olduğunu” aktarıyor.

FTX'in iflasıyla kripto sektörünün "birkaç yıl geriye" gittiğini belirten Changpeng Zhao da Financial Times'a verdiği demeçte FTX'in çöküşünün etkilerinin kademeli olarak kendisini göstereceğini söyleyerek, "Özellikle FTX ekosistemine yakın olanlar olumsuz etkilenecekler." değerlendirmesinde bulundu.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

🔌 FTX trajedisi, Mastodon'un yükselişi

FTX ne oldu da bir bir çıktığı başarı merdivenlerinden tökezleyerek düştü? 1 milyon aylık aktif kullanıcıya ulaşan Mastodon, söylendiği gibi Twitter'a alternatif olabilir mi?

14 Kas 2022

Kordsa ile birlikte
Business Insider

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Eki 2026

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Ümit Alan

·

09 Eki 2026

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.

Cem Arıdağ

·

09 Eki 2026

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?