Bu yıl Sónar Festival sahnesinde kimleri izlemeli?


Ritmin öncüleri Sónar Istanbul’da buluşuyor
Öncüler ve efsaneler, yenilikçiler ve modern ikonlar Sónar Istanbul 2025’te, %100 Müzik katkılarıyla bir araya geliyor. 9-10 Mayıs tarihlerinde Zorlu PSM’de gerçekleşecek festival, müzik dünyasının önde gelen isimleriyle unutulmaz bir…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Görsel ve işitsel bir şov niteliğindeki Sónar Festival, Zorlu PSM’nin tümüne yayılan programıyla 9-10 Mayıs’ta düzenlenecek. Festival şimdiye kadarki en heyecan verici programıyla karşımızda. Bu yılki festival sahnesinin kaçırılmayacak isimlerini sıraladık.
The Chemical Brothers
Tom Rowlands ve Ed Simons’tan oluşan efsanevi The Chemical Brothers, DJ performanslarında çok sık olmasa da Hey Boy Hey Girl gibi birkaç hit şarkıya da yer veriyor. Ama esas olarak çeşitli sanatçıların parçalarının remiksledikleri versiyonlarını çalmaları bu performansı farklı kılacak.
Kettama b2b Special Request
İrlanda’nın elektronik müzik sahnesine Sónar Festival’de Kettama’yı canlı dinleyeceğiz. Kettama’nın setinde break, progressive trance ve psychedelic tekno ön plana çıkıyor ancak kendi deyimiyle asla tek tür üzerinden bir müzik ortaya çıkarmıyor. Kettama’ya sahnede İngiliz prodüktör Special Request eşlik edecek. İkili, festivale farklı bir iz bırakacak.
¥ØU$UK€ ¥UK1MAT$U
“Dahi DJ” tanımının karşılığı... Boiler Room Tokyo’daki performansı 3 ayda 9 milyon izlenme elde etti. Kariyerinin en parlak döneminde, festivalin gizli yıldızı. Setin başında oradan sürüklenip adeta başka bir dünyadan bize sesleniyor gibi... Bazen 10 dakikadan fazla uzun süren şarkılarında trance, house, trap ve sert rave’i harmanlıyor. Her performansında Japon elektronik müziğinin sınırlarının olmadığını ispatlayan bir set ortaya koyuyor. Kaçırılmaması gereken oldukça sert bir performans izleyeceğimiz kesin!

Jamie xx
The xx’in beyni Jamie xx, solo olarak ilk kez Türkiye’ye geliyor. Sanatçı, geçen yıl çıkardığı ikinci albümü In Waves’in yaz turnesi kapsamında festivalde olacak. Rave kültürünün ruhunu yeniden canlandırdığı etkileyici bir canlı performans izleyeceğiz. Yer yer setlerinde The xx’in eski şarkılarını miksliyor hissi hâkim olsa da enerjisi bir an bile düşmüyor. Funk ve nu disco’yu harmanlayan, neşeyle dans edeceğiniz ara sıra da melankoli sularına sürükleneceğiz bir performans sunacak.
Modeselektor
Tekno ile harmanlanmış müziklerin, adeta bir filmin içindeymişsiniz hissi veren sahne performanslarının ve dans garantili setlerin sahibi Modeselektor, uzun bir aradan sonra yeniden Sónar sahnesinde. Gernot Bronsert ve Sebastian Szary’dan oluşan Modeselektor, Berlin’den çıkmış karanlık ve sert setlerin sahipleri. “Hayat tarzımız” dedikleri teknonun zamansız bir tür olduğunu bu performanslarında seyirciye bir kez daha hatırlatacaklar.
Actress
Sahnesinde hem görsel hem de işitsel bir deneyim sunuyor. İzleyicisini setinde masalsı bir ambiyansın içine sokuyor. Detroit tekno tabanlı müziği ise her performansında farklı ve benzersiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Lorde'nin yeni albümü "Virgin"in çıkışı "brat yazı"nın bittiğine "Lorde yazı"nın başladığına işaret etti. Lady Gaga, Copacabana Beach'teki albüm tanıtım konserini 2,5 milyon kişi izledi.
05 May 2025

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Roger Crowley, "Deniz Canavarları" kitabında Portekiz’in küçük bir donanmayla Hint Okyanusu’nda nasıl kalıcı bir imparatorluk kurduğunu, deniz ticaretinin küresel güç ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü ve bu sürecin sömürgecilik tarihindeki yerini anlatıyor. Yazarla küreselleşmenin başlangıç dönemindeki ticaret, askerî güç ve şiddet arasındaki ilişki üzerine konuştuk.

DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!




