Mesajlaşma uygulamalarından 'Çevrimiçi Güvenlik Yasa Tasarısı' tepkisi


Her adımda güven: Otokoç 2. El Otokoç 2. El ’in profesyonel ikinci el araç hizmetleriyle her adımda güveni hissedersiniz. Nasıl? Hayalinizdeki her marka ve model ikinci el araca Otokoç güvencesiyle şubelerden veya otokocikinciel.com adresinden kolayca sahip olabilir; satmak istediğiniz aracınızın değerini kolayca öğrenip şubelerden ücretsiz ekspertiz randevusu alarak satış işlemini gerçekleştirebilirsiniz. İkinci el araç satın alırken; ekspertizi profesyonel ekipler tarafından yapılmış araçları inceleyebilir, tüm ödemeleri yine Otokoç 2. El’le gerçekleştirerek dilediğiniz aracı güvenle satın alabilirsiniz. Satın aldığınız aracın mekanik ve kozmetik durumunu şeffaf bir şekilde öğrenip emin olduktan sonra iç rahatlığıyla teslim alabilirsiniz. Aracınızı satarken; markası, modeli ve yaşı ne olursa olsun aracınızın değerini piyasa koşullarına göre hızlı, doğru ve şeffaf bir şekilde sitedeki online değerleme aracından tespit edilmesini sağlayabilir; anlaştığınız durumda araç bedelini gün içerisinde nakit ödeme alarak Otokoç 2. El’e satabilirsiniz. Otokoç aracılığıyla aracınızın adınıza satılmasını isterseniz alıcısıyla en güvenilir şekilde buluşmasını yine Otokoç 2. El’in hizmetleri aracılığıyla sağlayabilirsiniz. Neler var? Araç satış, araç alım, takas, adınıza satış, online satış, sigorta, ekspertiz ve adrese teslimat gibi ikinci el araç konusunda ihtiyaç duyacağınız her adımda Otokoç 2. El’in şeffaf, güvenilir ve profesyonel hizmetleri yanınızda. İhtiyacınız olan tüm hizmetler için 7/24 açık şubeyi ziyaret edebilirsiniz: otokocikinciel.com
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
WhatsApp ve Signal'in de aralarında bulunduğu mesajlaşma uygulamaları, bir araya gelerek Birleşik Krallık'ın yakın zamanda onaylanması beklenen Çevrimiçi Güvenlik Yasa Tasarısı'na tepki gösterdi. Söz konusu tasarının, sundukları uçtan uca şifreleme teknolojisine zarar verebileceğini savunan mesajlaşma uygulamaları, "hükümetin uçtan uca şifrelemeyi koruma ve insanların mahremiyet hakkında saygı gösterme niyetiyle" uyumlu olması açısından tasarının bazı bölümlerinin "acilen yeniden düşünülmesi" için çağrıda bulundu.
Geniş açı: Birleşik Krallık'ın Çevrimiçi güvenlik Yasa Tasarısı, sosyal medya şirketlerini kullanıcıların güvenliğinden sorumlu tutarak çocuk kullancılar başta olmak üzere tüm kullanıcıların çevrimiçi ortamda korunmasını amaçlıyor. Gelgelelim, Birleşik Krallık hükümetinin ve iletişim düzenleyicisi OFCOM'a çevrimiçi platformları denetlemeleri için yeni güçler tanıyacak olan tasarı, bu güçlerin yetkili kurumlarca potansiyel olarak kötüye kullanılabileceğine yönelik eleştirilere maruz kalıyor.
- Tasarının en kritik maddelerinden biri, uçtan uca şifrelenmiş mesajlaşma hizmetleri sunan şirketlerin, çocuk kullanıcıların cinsel istismara karşı korunması için kullanıcıların mesajlarını taramasını içeriyor. Mesajlaşma uygulamalarının karşı çıktığı nokta ise bu madde olarak öne çıkıyor.
- Uçtan uca şifreleme teknolojisi, bir sohbetteki mesajların gönderen ve mesajı alan kişi haricinde, uygulama operatörü tarafından bile okunamamasını mümkün kılıyor. Mesajlaşma uygulamaları da bu teknolojinin sunduğu gizliliği hiçe sayan maddenin kullanıcı gizliliğini tehlikeye atacağını savunuyor.
Tepkiler: Şirketlerin bir araya gelerek yayımladıkları açık mektupta, "Tasarı şifreleme için açık bir koruma sağlamıyor ve yazıldığı gibi uygulanması halinde OFCOM'a uçtan uca şifrelenmiş iletişim hizmetlerinde özel mesajların proaktif olarak taranmasını zorlama yetkisi verebilir - sonuç olarak uçtan uca şifrelemenin amacını geçersiz kılar ve tüm kullanıcıların mahremiyetini tehlikeye atar" ifadelerine yer verildi.
- Şifrelemeyi zayıflatmanın, mahremiyete zarar vermenin ve insanların özel iletişimlerinin kitlesel olarak gözetlenmesini mümkün kılmanın ileriye doğru atılmış bir adım olmadığının belirtildiği mektupta, "Uçtan uca şifrelenmiş ürün ve hizmetlerin küresel sağlayıcıları, ürün ve hizmetlerinin güvenliğini hükümetlere uyacak şekilde zayıflatamaz," şeklinde kaydedildi.
- Mektupta ayrıca, kişisel mesajların rutin, genel ve ayrım gözetmeksizin gözetlenmesini mümkün hâle getireceği belirtilen yasa tasarısının, dünya genelinde benzer yasalar için de zemin hazırladığı ifade edildi.
- Birleşmiş Milletler de tasarının gerekliliklerinin potansiyel olarak vahim sonuçları olan bir dizi ciddi sorunu gündeme getirebileceğini belirterek benzer bir uyarıda bulundu.
Bir adım geriden: Daha önce hem WhatsApp hem de Signal, tasarının mevcut hâliyle kabul edilmesi hâlinde şifreleme standartlarını zayıflatmaktansa Birleşik Krallık'taki faaliyetlerini durduracaklarını açıklamıştı.
- Buna ek olarak Threema, güvenliğini "herhangi bir şekilde, biçimde ya da formda" zayıflatmanın "kesinlikle söz konusu olmadığını" söylemiş; Element CEO'su Matthew Hodgson ise yasa tasarısını "mahremiyetin olağanüstü ihlali, herkesin yatak odasına CCTV kamera koymaya eş" şeklinde nitelendirmişti.
Öte yandan: Şirketler tasarının kullanıcı mahremiyetinin sonu olacağını söylerken Birleşik Krallık hükümeti, "Hem gizliliği sağlamak hem de çocukların güvenliğini korumak mümkün" diyor. Konuya ilişkin olarak "Güçlü şifrelemeyi destekliyoruz, ancak bu kamu güvenliği pahasına olamaz" diyen bir hükümet yetkilisi, açıklamasının devamında şu ifadelere yer veriyor:
"Teknoloji şirketlerinin, platformlarındaki benzeri görülmemiş düzeydeki çocuk cinsel istismarına karşı kendilerini ve kolluk kuvvetlerini kör etmemelerini sağlamak gibi ahlaki bir görevleri vardır. Çevrimiçi Güvenlik Yasa Tasarısı hiçbir şekilde uçtan uca şifrelemenin yasaklanması anlamına gelmediği gibi, hizmetlerin şifrelemeyi zayıflatmasını da gerektirmeyecektir."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Starship'in test uçuşu. Microsoft ve Twitter kavgası. Musk'ın "maksimum doğruyu arayan yapay zeka"sı. Google'ın yapay zeka destekli arama motoru.
24 Nis 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.




