Çikolataların sihirli dünyası: Wonka

Timothée Chalemet’nin kurgusal karakter Willy Wonka’nın gençliğini canlandırdığı Wonka, sihirli bir dünya vadediyor.
Çikolataların sihirli dünyası: Wonka

18 Aralık - BMW - Duende
BMW ile birlikte

BMW 4 Serisi Coupé ile sınırların ötesine geç Kışkırtıcı, özgür ve heyecanlı BMW 4 Serisi Coupé şimdi Aralık ayına özel %0'dan başlayan faiz oranları veya takas desteği avantajıyla Borusan Otomotiv BMW Yetkili Satıcılarında. Özgürlüğü vurgulayan heyecan verici tasarım: Bağımsız tasarımı ve klasik coupé silueti, ikonik modellere atıfta bulunurken kendi kışkırtıcı ve asil karakterini öne çıkarıyor. Modelin hafifliği yola sportif bir şekilde yansıyor; çevikliği ve performansı adrenalin seviyesini zirveye çıkarıyor. Güçlü ve dinamik spor coupé ’nin erişilmez havası cazibesini artırıyor. Tarz sahibi konfor: Sade bir form içinde gelişmiş özellikleriyle iç tasarım, sürücüyü odak noktası hâline getiriyor. İç tasarımdaki işlevsel stilin yanında, net tasarım dili ve yüksek kaliteli tasarım öğeleri çağdaş ve özgür bir hava oluşturuyor. Yeni zirveler peşinde: Otomobil içi uygulamaları, akıllı sesli asistanı veya akıllı telefon bağlantısı içeren çağdaş asistan sistemlerinin yanı sıra yenilikçi dijital hizmetleri ileri teknoloji bir sürüş deneyimi sunuyor. Sınırların ötesine geçmek için kendini mevcut eğilimlerin çok daha ötesinde konumlandıran BMW 4 Serisi Coupé ile tanışabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Wonka

Yönetmen: Paul King

Yapım yılı: 2023

Süre: 116 dakika

Charlie Bucket’ın yaşadığı evin penceresinden devasa bir çikolata fabrikası görünür–dünyanın en büyük, en ünlü çikolata fabrikası. Wonka’nın fabrikasıdır bu, gelmiş geçmiş en büyük mucit ve çikolatacı Bay Willy Wonka’nın fabrikası... 

2021 yılında iş dünyası dergisi Forbes, Charlie ve Willy Wonka karakterlerinin de yaratıcısı, James and the Giant Peach, Charlie and the Chocolate Factory, Matilda, The Witches ve Fantastic Mr. Fox gibi çocuk hikayeleri ve kitaplarıyla ünlü Roald Dahl’ın, 513 milyon dolar gelirle yılın en çok kazanan yaşamayan kişisi olduğunu duyurdu. Listenin ikinci ve üçüncü sırasındaki Prince ve Michael Jackson’ın o yılki toplam gelirleri bile bu meblağın yarısının altında kalıyordu. Dahl’ın sihirli dünyası çocukları ve yetişkinleri mutlu etmeye ölümünden 30 yıl sonra dahi devam ediyor, ilgi görüyordu. 

Yazarın en ünlü eserlerinden, 1964 tarihli Charlie and the Chocolate Factory sinemaya ilk kez Willy Wonka & the Chocolate Factory (1971, Mel Stuart) adıyla uyarlanmış, Willy Wonka’yı Gene Wilder canlandırmıştı. Yıllar sonra Charlie and the Chocolate Factory (2005, Tim Burton) Dahl ve Burton’ın kendilerine has yaratıcı dünyalarını birleştirmiş, o dönem pek sevdiğimiz Johnny Depp kendi Willy Wonka yorumuyla tuhaf ama eğlenceli bir karakter portresi çizmişti. 2016’da Willy Wonka karakterinin haklarını satın alan Warner Bros., karakterin geçmişini anlatacak bir müzikal film yapılacağını duyurdu. O gün ilk tepkimin “ne gerek var?” olduğunu, bir süre sonra Wonka’ın gençliğini saplantı derecesinde hayranı olduğum Timothée Chalamet’nin canlandıracağını duyduğumda ise düpedüz öfkelendiğimi itiraf etmeliyim. Wonka beni yanılttığı ve tahmin bile edemeyeceğim bir mutluluğa sürüklediği için çok sevinçliyim.

Wonka | Kaynak: TME Films

Wonka’nın yönetmen koltuğunda oturan Paul King ve senaryoyu onunla birlikte yazan Simon Farnaby, Paddington (2014) ve Paddington 2 (2017) filmlerinden tanıyoruz. Peru’nun yağmur ormanlarından Londra’ya taşınan, burada hayallerini gerçekleştirmeye çalışırken dostlar ve düşmanlar edinen bu sevimli ayı, iyi niyet ve portakal marmelatlı sandviçlerin her şeyi çözeceğine inanıyordu. Paul King’in Paddington filmleri, sıradan bir yaygın akım filmden ya da esas hedef kitlesi aileler olan bir kendini-iyi-hisset filminden çok daha ötesi olmayı başardı. Paul King’in Paddington’larda yarattığı renkli dünya, bu dünyaya hiç de didaktik ya da eğreti durmadan iliştirdiği yürek ısıtan mesajlar ve tabii sihir, Wonka’nın da en güçlü yanı. Tim Burton’ınkinden çok 70’lerin uyarlamasına sırtını yaslayan filmin hissiyatı da 21. yüzyılın fantastik-plastik yapımlarının değil, bundan 50 sene öncesinin sihirli müzikallerinin hissiyatını yakalıyor zaten: King mutluluk tarifinde, müzikallerin altın çağının peri tozunun ve mutluluk ışığının üzerine Paddington’daki portakal marmelatının yerini alan çikolataları ekliyor, sevimli bir ayıcık Paddington’ın yerine ise Hollywood’un yeni gözdesi Chalamet’yi yerleştiriyor.

Willy Wonka’nın isimsiz bir Avrupa kentine elinde tek bir bavulla gelişiyle başlayan film, insanları çikolata yoluyla mutlu etmeye, mutluluğu paylaşmaya adanmış bir girişimci ve mucidin hikayesini anlatıyor. Bavulunda hayalleriyle Avrupa’ya gelen bir göçmenin fikir, değer ve beklentilerinin düzenle çatışması, mutluluğu bir lüks olmaktan çıkarıp erişilebilir kılma arzusu ya da güçlerini birleştirmiş zenginlerden alıp yoksullara verme Robin Hood’luğu... Tüm bunlar o denli güncel ve gerçek meseleler ki, Wonka’nın derdi çikolatadan çok daha ötesine uzanıyor, dokunuyor. İdeal bir iş dünyası ya da toplumsal düzenin yansıması olmanın yanında dostlarının iyiliğini kendi hayallerinden öne koymanın önemine dair de mesajları var Wonka’nın. Üstelik mutluluğa ulaşmak için mutsuzluğu göze almanın, hayallerini gerçekleştirmek için hayallerinin kırılmasına yenilmemenin önemini de hatırlatıyor.

Wonka | Kaynak: TME Films

Noel döneminde bizi karlı manzaralara, kırmızı ve yeşil renk paletine ve çıngırak seslerine boğan ve seri üretim, tekdüze filmler izlemeye zorlayan film endüstrisinin, Noel filmlerinin yakalamak istediği hissi bambaşka metaforlar ve imgelerle sağladığı bu denli yaratıcı bir prodüksiyon görmek çölde vaha gibi. Filmin kostüm ve set tasarımındaki işçiliği ve görüntü yönetmenliği (kostümlerde Oscar ödüllü Lindy Hemming’in setlerde Christopher Nolan filmlerinin set tasarımcısı Nathan Crowley’nin, görüntülerde ise Park Chan-wook filmlerinin görüntü yönetmeni Chung Chung-hoon’un imzası var) bu büyülü dünyayı yaratmada en az yönetmenin hikaye anlatıcılığı ve senaryo kadar değerli tabii ki. 70’lerin Wonka’sından ödünç aldığı Pure Imagination dışında tümü Neil Hannon ve Joby Talbot imzası taşıyan özgün şarkıların da...

Beğenimi ve heyecanımı, gülümseyerek geçirdiğim dakikaları Wonka’nın yılın en iyi filmlerinden biri olduğunu söyleyecek kadar abartmayacağım. Fakat La La Land’den beri sinemanın sihrini bu kadar yansıtan, Paddington 2’den beri de bana bu kadar iyi hissettirip içimi bu kadar ısıtan bir film izlemedim.

Benzer işler:

  • Mary Poppins (1964, Robert Stevenson)
  • Willy Wonka & the Chocolate Factory (1971, Mel Stuart)

Nerede izleyebilirsin? Wonka, 15 Aralık’tan beri sinemalarda gösterimde.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

👑 The Crown’un vedası, Wonka’nın sihirli dünyası

Netflix’in dev prodüksiyonu The Crown’a veda, Paul King’den yeni filmi Wonka ve Yılın Öne Çıkanları anketi için son bir hatırlatma.

22 Ara 2023

BMW ile birlikte
The Crown | Kaynak: Netflix

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi