Çin, Ay'da yaşam alanları inşa etmek için 3D baskı teknolojisini kullanmayı planlıyor


Sevdiğiniz teknolojileri içiniz rahat kullanın: Servis ve onarım hizmeti Teknosa’da Servis ve onarım hizmeti Teknosa mağazalarında Arıza ve onarım hizmetiyle Teknosa her zaman yanınızda. Nasıl? Elektronik cihazınızı Teknosa’dan satın almış olun ya da olmayın size en yakın Teknosa mağazasına getireceğiniz arızalı ürününüzün teknik servis işlemleri için Tekno Hizmet alanlarından destek alabilirsiniz. Üstelik ürünün garanti süresi sona ermiş olsa da onarım imkânına sahipsiniz. Avantajları neler? Servis ve onarım hizmetiyle Teknosa ; Ürün için alternatif tamir seçenekleri sunar, Ücretsiz arıza tespiti yapar, Ücretsiz kargo ve taksitli ödeme imkânı sağlar, Onarım sonrası altı ay garanti verir. Dahası: Teknosa.com veya mobil uygulama üzerinden farklı satıcılardan aldığınız ürünler için de bu hizmetten faydalanabilirsiniz. Teknosa.com 'a üye olup giriş yapanlar servisteki ürünlerinin durumunu öğrenebilir ve takip edebilirler. Ürününüzle ilgili sorun mu yaşıyorsunuz? Onarım için Teknosa ’nın güvenli ellerine emanetsiniz. Teknosa.com' a üye olup giriş yaptıktan sonra Teknosa'dan satın almanız fark etmeksizin garantisi olan veya olmayan tüm ürünlerin servis kaydını kendiniz oluşturabilirsiniz. Kaydınızla size en yakın Teknosa mağazasına giderek ürününüzü teslim edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
China Daily, Çin'in Ay'da yaşam alanları inşa etmek için 3D baskı teknolojini kullanma fikrini test edeceğini bildirdi. Gazetenin Çin Ulusal Uzay İdaresi'nden bilim insanı Wu Weiren'in aktardığında göre, Çin, 2030 yılına kadar bir tarihte gerçekleştireceği Chang'e 8 görevi kapsamında Ay'ın çevre ve mineral bileşimin inceleyecek ve 3D baskı gibi teknolojilerin Ay yüzeyinde kullanılıp kullanılamayacağını araştıracak.
Geniş açı: Ay'a ilk inişini 2013 yılında gerçekleştiren Çin, 2020 yılında adını Çin'in efsanevi Ay tanrıçasından alan Chang'e 5 görevi kapsamında topladığı ilk Ay toprağı örneklerini Dünya'ya getirmişti. Ay'a ilk astronotunu ise 2030 yılına kadar göndermeyi planlayan Çin, bu süre içerisinde Chang'e 6, 7 ve 8 görevlerini başlatacak. Bu görevlerin sonuncusu kapsamında Ay'da uzun vadeli insan yerleşimi için yeniden kullanılabilir kaynaklar araştırılacak.
- Çin medyası, bu ayın başlarında Çin'in beş yıl içinde Ay toprağı kullanarak bir Ay üssü inşa etmeyi planladığını bildirmişti. Konuya ilişkin açıklamasında Wu ise, "Ay'da uzun süre kalmak istiyorsak, Ay'ın kendi malzemelerini kullanarak istasyonlar kurmamız gerekiyor," ifadelerini kullanıyor.
- Çin Mühendislik Akademisi'nden bir uzman, 2028 yılı civarında "ay toprağı tuğlaları" yapmakla görevli bir robotun Chang'e 8 görevi sırasında fırlatılacağını aktarıyor.
Bununla birlikte: Çin ve ABD'nin pek çok farklı cephede süregelen savaşı uzay alanında da giderek ciddiyet kazanıyor. Çin, Ay'a ilk astronotunu bu on yılın sonunda göndermeyi hedeflerken ABD, 2024 yılında gerçekleştireceği Artemis II görevi kapsamında mürettebatlı bir Ay uçuşu gerçekleştirmeyi; 2025 yılında ise 50 yılın ardından Ay'a ilk kez insan göndermeyi planlıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'nin ilk batarya fabrikası. Twitter'da 'mavi tik' karmaşası. Bitcoin için heyecan veren 'halving' tahmini. Çin'in Ay için üç boyutlu planları.
25 Nis 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.



