Çin, internet kablolarını kontrol etmek istiyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Çin, veriyi ileten altyapı üzerinde daha güçlü bir hakimiyet sağlama çabalarının bir sonucu olarak Güney Çin Denizi’ndeki denizaltı internet kabloları döşeme ve bakım projelerini engellemeye başladı.
Geniş açı: Sektördeki pek çok kaynağa göre, uzun süren onay süreçleri ve Çin'in karasuları dışında yürüttüğü çalışmalar için izinler de dahil olmak üzere daha katı gereklilikler, şirketleri Güney Çin Denizi'nden kaçınan rotaları tercih etmeye itti.
- Sektörden iki yöneticiye göre, henüz yapım aşamasında olan ve tamamlandığında Japonya'yı Singapur'un yanı sıra Tayvan ve Hong Kong'a bağlayacak olan SJC2 isimli kablo, Çin'in itirazları ve uzun süren izin sorunları nedeniyle bir yıldan fazla gecikti.
- Buna göre, Çin; China Mobile, Chunghwa Telecom ve Meta’nın da aralarında bulunduğu bir konsorsiyuma ait olan kablo için Hong Kong çevresindeki karasularında deniz tabanında arama yapılmasına ilişkin olarak vermesi gereken onayı aylarca bekletti.
Perspektif: Dünyanın dört bir yanına internet trafiği gönderen fiber kabloların hangisinin mülkiyetinin kime ait olduğu, kim tarafından inşa edildiği ve işletildiğine yönelik gerilim, ABD hükümetinin Çin'in uluslararası konsorsiyum projelerine katılımını engellemeye başladığı 2020 yılından bu yana giderek tırmanmaya devam ediyor. ABD hükümetinin ayrıca ABD’yi Çin anakarasına ve Hong Kong’a bağlayan kablolara da izin vermediği biliniyor.
- Uluslararası hukuka göre, internet kablolarını döşeyen ve bakımını yapan devletler ya da şirketler, bir ülkenin topraklarının 12 deniz mili içindeki deniz yatağına erişim için hükümetten izin almak zorundadır; ancak bir devletin "münhasır ekonomik bölgesi" olarak bilinen, karadan 12 deniz mili ile 200 deniz mili arasındaki sularda genellikle izin gerekmez. Durum hakkında doğrudan bilgi sahibi olan üç sektör yöneticisine göreyse Çinli yetkililer, 12 millik alan içinde izin alma sürecini uzun ve zahmetli hâle getirmiş bulunuyor.
Yorumlar: Avrupa'daki iki büyük denizaltı kablo şirketinin yöneticilerine ve bölgedeki şirketlerle çalışan iki avukata göre Çin, Asya'da uluslararası deniz hukukuna açıkça aykırı olarak 12 milin ötesindeki karasularında kablo döşeme izni talep etmeye başlayan az sayıda ülke arasında yer alıyor. Pekin, Güney Çin Denizi'nin neredeyse tamamında hak iddia ediyor ve rakip hak sahiplerinin petrol arama ve balıkçılık için bu denizi kullanmalarına da sık sık engel oluyor.
- Kimi endüstri kaynakları, Çin'in sularını denetlemesini, Pekin'in uluslararası projelerden dışlanmasına ve şirketlerin kabloları casusluk için bir paravan olarak kullanabileceği korkusuna bir “yanıt” olarak değerlendiriyor.
- Konuya ilişkin olarak "Çin, kısmen ABD gözetleme sistemlerinin denizaltı kablo dağıtımının bir parçası olarak kurulmasını önlemek için bölgesindeki denizaltı faaliyetleri üzerinde daha fazla kontrol sağlamaya çalışıyor" ifadelerini kullanan eski bir ABD denizaltı subayı ve üst düzey Donanma yetkilisi olan Bryan Clark, "Çin hükümeti ayrıca kendi haritalama amaçları için sivil denizaltı altyapısının tam olarak nereye kurulduğunu bilmek istiyor" diye de sözlerine ekliyor.
Neden önemli: Kablo çalışmaları için izin alınması, Çin'e Asya'da veri taşıyan metal kaplı fiber hatları kontrol eden kuruluşlar üzerinde gözetim ve nüfuz sağlıyor. Bu durum ayrıca Pekin'e, şirketlerinin, gemilerinin veya personelinin dahil olmasını talep ederek altyapı projelerinde masada bir koltuk talep etme kozu da veriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?

Yapay zeka modelleri artık yalnızca bilgiye ulaşmanın değil, markalar ve kurumlar hakkında kanaat oluşturmanın da en önemli araçlarından biri. Reddit yorumlarından haber metinlerine internette bırakılan her iz, modellerin vereceği yanıtları ve dolayısıyla markanın itibar yönetimini etkileyebiliyor. Peki bu yeni düzende iletişimcilerin işi nasıl dönüşüyor?

HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.



