cinsel sağlık aktivizmi afet sonrasında neden devam etmeli?

Söz konusu sağlık, ihtiyaçlar, haklar ve kamusal tartışmalar olduğunda, cinsel sağlık hakları ve hizmetlerine erişim genellikle arka planlara atılıyor.
cinsel sağlık aktivizmi afet sonrasında neden devam etmeli?

Söz konusu sağlık, ihtiyaçlar, haklar ve kamusal tartışmalar olduğunda, cinsel sağlık hakları ve hizmetlerine erişim genellikle arka planlara atılan bir konu. Gerek doğal afet, gerek politik kriz anlarında sıkça duyduğumuz “şu an yeri ve zamanı değil” lafı, cinsel sağlık ve haklarının ne denli arka plana atılmaya çalışıldığını gösteriyor. 

Doğal afet ve büyük ölçekli krizler, büyük acılar ve travmalar yaratıyor. Bu krizlere bağlı olarak öncelikler ve ihtiyaçlar halihazırdaki önceliklerden farklı olsa da, cinsel sağlık ihtiyaçları birdenbire yok olmuyor. Hatta, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine en çok ihtiyaç duyan gruplar için bu ihtiyaçlar daha da hayati bir hale geliyor.  

Afetlere doğru ve yeterli şekilde müdahale edilmediğinde yeni krizler oluşabiliyor. Afet yönetimindeki yetersizlikler, nüfusun önemli ölçüde yer değiştirmesine, ekonomik güçlüklere ve altyapı sistemlerinin çökmesine sebep olabiliyor. Konu cinsel sağlık hakları olduğunda bu durum şöyle ihtimalleri beraberinde getiriyor:

  • Korunma yöntemlerine erişimde azalma,
  • Cinsel sağlık hizmetlerine erişimde azalma,
  • Toplumsal cinsiyete dayalı şiddette artış,
  • İstenmeyen gebeliklerde artış,
  • Cinsel yolla aktarılabilen enfeksiyon oranlarında artış,
  • Vajinal enfeksiyonlarda artış,
  • Güvensiz kürtaj oranında artış,
  • Gebelik kaybı ya da istemsiz sonlanmasında (düşük) artış ve,
  • Gebe ve bebeklerde enfeksiyon ve ölümlerde artış.

Bu ihtimaller, kültürel normlar ve tabularla birleştiğinde toplumun marjinalize edilen kesimlerini daha çok etkiliyor. LGBTİ+’lar, göçmenler, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve başka birçok insan, kimliklerine bağlı olarak daha fazla hak ihlaline maruz bırakılabiliyor. 

Son dönemlerde bunun bazı örneklerini gördük: Gazeteci Yıldız Tar, "depremde katmerlenen ayrımcılık" başlıklı haberinde, bir trans kadının deprem sonrası tanıklığına yer vererek depremin var olan ayrımcılıkları ortadan kaldırmadığını aksine bunları daha görünür kıldığını yazdı. Bir başka haber de depremde evi zarar gören bir kadının, kendisini evine davet eden eski kocası tarafından sıcak suyla yaralanarak şiddete maruz bırakıldığını gösterdi. Toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık ve şiddet, afetin beraberinde getirdiği ekonomik zorluklarla birleşince artabiliyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

müstehcen mecmuamüstehcen mecmua

BÜLTEN SAYISI

afet ve cinsel sağlık

ilk sayımızdan, dayanışmayla...

22 Mar 2023

Müstehcen Mecmua

YAZARLAR

müstehcen mecmua

ayıpsız, tarafsız, tuzaksız, bilime dayalı, yeni nesil cinsellik rehberiniz.

İLGİLİ OKUMALAR