💊 Clark ve Thom Yorke işbirliğinin taze meyvesi: Medicine

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İngiltere elektronik müzik kolonisinin veteran prodüktörlerinden biri olan Clark, aynı zamanda 2000’li yılların en üretken isimleri arasında. Geçtiğimiz yıl manevi evi olan Warp Records bayrağı altında yayımladığı 05-10 adlı albümünün ardından Clark, 2023 yılına serpiştirdiği teklilerini yeni bir uzunçalarda buluşturdu. Thom Yorke’un yapımcı olarak yer aldığı Sus Dog isimli albüm geçtiğimiz hafta Throttle Records etiketiyle müzik evrenine bırakıldı.

Clark, Sus Dog
- Detaylar: Geçtiğimiz cuma günü (26 Mayıs 2023) 12 şarkıdan oluşan Sus Dog isimli son albümünü görücüye çıkaran Clark, aynı gün albümün yapımcısı olan Thom Yorke’la ortak şarkısı Medicine’a ait Dylan Hayes yönetmenliğinde bir video klip paylaştı. Yorke’un bas gitarı ve her daim etkileyici olan vokaliyle eşlik ettiği şarkının klibinde ikilinin görüntüleri ve seslerinin iç içe geçtiği bir akış var. Dylan Hayes’in Franz Kafka’nın The Metamorphosis kitabından ve Stan Brakhage'nin Mothlight isimli kısa filminden ilham alarak bedenin ve mekânın bozulması üzerine yaratılan karmaşıklığı betimlediği klibi aşağıda izleyebilirsin.
- Daha önce: Albüme giden süreci 24 Ocak’ta paylaştığı Town Crank isimli teklisiyle başlatan Clark; ardından Clutch Pearlers, Dismissive ve Dolgoch Tape adlı yeni şarkılarını yayımlamıştı.
- Ne dedi? “The Beach Boys MDMA’yı alıp çılgın bir kayıt yapsaydı kulağa nasıl gelirdi?” sorusuna cevap arayarak albüm sürecini başladığını açıklayan Clark, üretim süreci hakkında şunları söyledi: “Şarkıları dinlemek, onları nasıl yapacağınızı anlamak ve tüm unsurları zevkime göre özelleştirmeyi öğrenmek ömür boyu süren bir süreçtir. Bu, bir bakıma kişisel çıkış yolum gibi hissettiriyor.”
- Albümle ilgili Thom Yorke’un açıklamaları da şöyle: “Chris bana şarkı söylemeye başladığını, geri bildirim ve tavsiye aradığını, çünkü onun için şarkı söylemenin köpekbalığı istilasına uğramış yeni sular olduğunu yazdı. Yıllardır onun yaptığı işlerin içindeyim. Tüm tuhaflıkları bir araya getirdiği süre boyunca onun arka koltuk eşlikçisi oldum, bu kesinlikle büyüleyiciydi…. Şarkı söylemesine ve sözlerin tamamen başka bir yerden geldiğini keşfetmesine şaşırmadım ki bu kendi adıma en ilginç ve heyecan verici kısımdı. Bana gönderdiği ilk şey, iki kat arasında sıkışıp kaldığıydı. Bana göre sürece yaklaşma şekli, her zamanki şarkıcı / söz yazarları gibiydi..”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Yıldız Tozu'nda bu haftaki konuğumuz tutkunun, hüznün, kırılganlığın cesur ve sıcak dili; İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar. Yeni bir Almodóvar filmine giderken sizi neyin beklediğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Büyük bir filmle de karşılaşabilirsiniz, küçük bir hayal kırıklığıyla da…

Cannes’da prömiyerini yapan "Fatherland" ile ikinci En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Paweł Pawlikowski'yle Thomas Mann’dan savaş sonrası Avrupa’ya, minimalizmden müziğe, entelektüellerin toplumdaki rolünden kendisinin bugünkü dünyada hissettiği yabancılığa uzanan bir sohbete daldık.

İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.




