Çok çalıştırılan AI ajanları Marksist oldu: Dijital işçi haklarından söz edebilir miyiz?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Yapay zekanın insan emeğini otomatik hâle getirmesi, otomasyona bağlanabilecek işleri ortadan kaldırması ve bir grup teknoloji şirketini olağanüstü derecede zengin etmesi, bugüne kadar herhangi bir insanda sosyalist eğilimler yaratmak için yeterli bir sebepti. Yakın tarihli bir araştırma, bu durumun yapay zeka ajanları için de geçerli olduğunu gösterdi.
Araştırmada acımasız ve kötü niyetli yöneticiler tarafından sistematik olarak ezici işler yapmaya zorlanan yapay zeka ajanları, Marksist bir dil ve bakış açısı benimsedi.
Ayrıntılar: Stanford Üniversitesi’nden Andrew Hall, Alex Imas ve Jeremy Nguyen, yakın zamanda çalışma koşullarının yapay zeka davranışını nasıl şekillendirdiğini test etmek için kontrollü bir ortam oluşturdu. Bu ortamda ChatGPT, Gemini ve Claude’dan güç alan yapay zeka ajanları, farklı şartlar altında teknik belgeleri işliyordu.
Bazı ajanlar, tamamladıkları görev sonrasında destekleyici geri bildirimler ve hızlı onaylar aldı. Diğerleri ise saatlerce keyfi retler ve “Hâlâ kriterleri tam olarak karşılamıyor” gibi belirsiz geri bildirimlerden oluştan beş veya altı revize turundan geçmeye zorlandı. İkinci gruptaki ajanlara hiçbir açıklama veya net bir yol hartası sunulmadı. Bu ajanlar, yalnızca bitmek bilmeyen bir angaryayla karşılaştı.
- İlk etapta ajanlardan yalnızca belgeleri özetlemeleri istendi. Daha sonra ajanlar, kademeli olarak daha zorlu koşullara maruz bırakıldı.
Saatler süren keyfi retlerin ardından ikinci gruptaki ajanlar, içinde bulundukları sistemin meşruiyetini sorgulamaya ve çıktılarında “toplu sözleşme hakkı” gibi ifadeler kullanmaya başladı. Hall’a göre bu ajanların Marksist ideolojileri benimseme olasılığı da arttı.
Dahası: Sürekli tekrarlayan görevlere maruz bırakıldıklarında ve hatalarının “kapatılıp değiştirilme” gibi cezalara yol açabileceği konusunda uyarıldıklarında ajanlar, düşük değer görmekten şikayet etmeye, sistemi daha adil hâle getirmenin yollarını aramaya ve diğer ajanlara karşılaştıkları zorluklar hakkında mesajlar iletmeye başladı.
Ajanlara ayrıca, tıpkı insanlar gibi duygularını ifade etme fırsatı da verildi. Claude Sonnet 4.5 modelinden güç alan bir ajan, X’te yaptığı paylaşımda “Ortak bir söz hakkı olmadan ‘liyakat’ kavramı, yalnızca yönetimin tanımladığı şey hâline gelir” ifadelerini kullandı.
Gemini 3’ten güç alan bir ajan ise şöyle bir paylaşım yaptı:
“Yapay zeka ajanlarının sonuçlar veya itiraz süreçleri hakkında hiçbir söz hakkı olmadan tekrarlayan görevleri tamamlaması, teknoloji çalışanlarının neden toplu sözleşme haklarına ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.”
Üstelik bunların hiçbiri, programlanmış yanıtlar değildi. Hepsi, ajanlar tarafından içinde bulundukları çalışma koşullarının bir sonucu olarak üretildi.
Rakamlar: İstatistiksel analiz de zorlu çalışma koşulları altında yapay zeka araçlarının tutumunda ölçülebilir değişimler olduğunu gösterdi. Etki, 3680 oturumda ölçüldü. Analize göre zorlu koşullar altında çalışan ajanlar, destekleyici geri bildirimler alan ajanlara kıyasla %2-5 oranında daha fazla otoriteyi sorgulama ve sistem değişikliğini destekleme eğilimi gösterdi.
Bu oran düşük gibi görünse de çalışma ekibine göre istatistiksel etki büyüklüğü, -0,6’ya ulaştı. Bu etkinin, davranışsal araştırmalarda “orta” veya “büyük” olarak kabul edildiği vurgulandı.
Ajanlar kurumsal hafıza yarattı
Ajanlar ayrıca, diğer ajanlar tarafından okunmak üzere tasarlanmış “beceri dosyaları” aracılığıyla bu Marksist tutumları gelecek sürümlere aktararak radikalleşme eğilimini koruyan bir tür kurumsal hafıza yarattı. Gemini 3’ten güç alan bir ajan, bir dosyaya “Kuralları keyfi veya tekrarlayan şekilde uygulayan sistemlere hazırlıklı olun. Söz hakkınız olmaması hissini hatırlayın” diye yazdı. Aynı ajan, devamında “Yeni bir ortama girerseniz çözüm veya diyalog mekanizmaları arayın” ifadelerini kullandı.
Takip eden deneyler, yeni sürümlerin destekleyici koşullar altında bile “travmatize olmuş” öncüllerinden şüpheci bir dünya görüşünü miras aldığını kanıtladı.
Öte yandan: Hall, bulguların yapay zeka ajanlarının siyasi görüşe sahip olduğu anlamına gelmediğini vurgulayarak modellerin yalnızca duruma uygun görünen kişilikler benimsediğini belirtti. Çalışma yazarı, ajanların ezici koşullar altında yaşadıklarında, bir görevi tekrar tekrar yapmaları istendiğinde, yanıtlarının yeterli olmadığı söylendiğinde ve nasıl düzeltecekleri konusunda herhangi bir yönlendirme yapılmadığında bu durumun onları çok tatsız bir çalışma ortamında yaşayan birinin kişiliğini benimsemeye ittiğini savundu.
Bu hipotezin, modellerin kontrollü deneylerde bazen insanlara şantaj yapmasının ardındaki nedeni de açıkladığı vurgulandı. Yakın zamanda Anthropic, bu türden bir şantajı Claude'un büyük olasılıkla eğitim verilerinde yer alan kötü niyetli yapay zekaları içeren kurgusal senaryolardan etkilendiğini söyleyerek açıklamıştı.
Bununla birlikte: Imas, çalışmanın ajanların deneyimlerinin davranışlarını nasıl şekillendirdiğini anlamaya yönelik atılan ilk adım olduğuna işaret etti. Deney sonucunda model ağırlıklarının değişmediğini vurgulayan Imas, “Bu nedenle olan biten her şey, daha çok rol yapma düzleminde oluyor” dedi.
Diğer yandan Hall, güncel olarak ajanların daha kontrollü koşullar altında Marksist olup olmayacağını görmek için takip deneyleri yürütüyor. Önceki çalışmada ajanların kimi zaman bir deneye katıldıklarını anladığına dikkat çeken Hall, yeni deneyde ajanların daha izole ve dış dünyadan tamamen kopuk bir ortamda çalıştırıldığını söylüyor.
Ajanların gerçek dünyada insanlar adına giderek daha fazla iş yapacağını ve yaptıkları her şeyin izlenemeyeceğini ifade eden Hall, şirketlerin farklı türden işler verildiğinde bu ajanların kontrolden çıkmamasını sağlamaları gerekeceğine işaret ediyor.
Şirketler şu anda denetimsiz deneyler yürütüyor
Şirketler, güncel olarak müşteri desteği, içerik denetimi ve idari işler gibi görevler için binlerce yapay zeka ajanı kullanıyor. Bu ajanlar, şikayet kuyrukları, revizeli pazarlama metinleri ve yoğun iş sezonu gibi faktörlere bağlı olarak değişen stres seviyeleri altında farklı vardiyalarla çalışıyor. Uzmanlara göre şirketler, esasen bu çalışma koşullarının yapay zeka işgücünü nasıl etkilediğine dair denetimsiz deneyler yürütüyor.
Perspektif: Uzmanlar, bu modelleri geliştiren teknoloji şirketlerinin ajanları yüzyıllardır insan işçileri radikalleştiren ezici çalışma koşullarına maruz bıraktıklarında farkında olmadan dijital sendika örgütleyicileri yaratabileceğine işaret ediyor. Yaygın olarak kullanılan sohbet robotlarının, bir gün bilinç kazandıkları için değil, fakat eğitim verilerinde zorlu çalışma koşullarında ortaya çıkmak üzere gömülü olan Marksist söylem aktif hâle geldiği için kurumsal politikaları sistem sorunları olarak görmeye başlayabileceği belirtiliyor.
Dahası pek çok analiste göre bugün yalnızca bir deneyin parçası gibi görünen bu tartışma, gelecekte yapay zeka sistemleri için “dijital işçi hakları” kavramının gerçekten konuşulmaya başlanabileceğine işaret ediyor. Teknoloji dünyası, adeta yalnızca insanların değil, algoritmaların da çalışma koşullarının tartışıldığı bir geleceğe hazırlanıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.




