COP29 başladı: Zirvenin ilk haftasında neler oldu?

Aylardır merakla beklenen, kimileri tarafından son yılların en etkisiz COP toplantılarından biri olarak nitelenen, birçok farklı yönüyle tartışma konusu edilen Birleşmiş Milletler (BM) İklim 29. Taraflar Konferansı'ndaki (COP29) Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de başladı.
COP29’un ilk haftasında ev sahibi Azerbaycan, Rusya, İngiltere, Brezilya ve BAE, emisyon azaltım planlarını içeren iklim hedeflerini açıklarken, gelişmekte olan ülkelerin finansman erişimini artırmak, sağlıkla iklim değişikliği arasındaki bağlantıyı güçlendirmek ve adil bir enerji geçişi sağlamak için önemli tartışmalar yaşanıyor. Zirveye katılan liderler ve uluslararası sivil toplum kuruluşları iklim finansmanındaki yetersizliklere dikkat çekerken daha fazla mücadele birlik olma çağrıları yineleniyor.
Küresel liderlerin ilgisi zayıf
İki hafta sürecek ve ilk 4 gününde 169 ülkeden 72 bin kişinin katıldığı açıklanan COP29, dünya liderlerinin ilgisi bakımından oldukça sönük geçiyor. İklim krizinin yıkıcı etkilerini sınırlamak için düzenlenen zirveye dünyanın en büyük kirleticilerinden ve küresel ekonomide söz sahibi olan ABD, Almanya, Fransa, Çin, Rusya, Hindistan, Güney Afrika gibi ülkelerin hiçbiri başkanlar düzeyinde temsil edilmiyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de zirveye katılmayan önemli isimler arasında.
Türkiye'yi kimler temsil ediyor?
COP29 kapsamında kurulan Türkiye Pavilyonu'na ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı katıldı. COP29'da 12 ve 13 Kasım'da yaklaşık 100 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katılacağı Dünya Liderleri İklim Eylemi Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da yer aldı.

Trilyon dolarlık finansman tartışmaları
Bu yıl zirvenin en önemli başlıklarından biri iklim finansmanı. Gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına yardımcı olacak maddi imkanların oluşturulması amacıyla "İklim Finansmanı Yeni Kolektif Niceliksel Hedefi" (NCQG) üzerinde tartışmalar yapılıyor.
Her ne kadar Bakü'den bir anlaşma çıkma ihtimali zayıf görülse de 15 yıl önce Kopenhag'da düzenlenen COP zirvesinde, 2020'den itibaren 2025 yılına kadar zengin ülkelerin iklim finansı için yılda 100 milyar dolar ödemesi üzerinde uzlaşılmıştı. Gelecek yıldan itibaren yeni bir hedef belirlenmesi ve gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı ihtiyaçları için bu tutarın yıllık en az 1 trilyon dolar olması gerekiyor.
- Perspektif: Bu bağlamda NCQG insiyatifi ekseninde geçen COP29 için "Trilyon Dolarlık İklim Zirvesi" ya da "İklim Finansmanı COP'u" gibi benzetmeler yapılıyordu. Gelişen ülkeler ise trilyonluk hedeflerden ziyade fona destek veren katılımcı sayısının artırılmasına daha sıcak bakıyor.
COP29'da 1 trilyon dolar üzerinde anlaşmanın bile zor göründüğü iklim finansmanı için 2030'dan sonra çok daha büyük tutarlar gerekeceği de bir gerçek. İklim müzakereleri sürecinde oluşturulan Bağımsız İklim Finansı Üst Düzey Uzman Grubu'nun (IEDD) araştırması da bu hususta bizleri nasıl bir gelecek beklediğine dair ipuçları taşıyor. IEDD'nin raporuna göre, Çin dışındaki kalkınmakta olan ülkelerde iklimle ilgili yatırımlar için 2030 itibarıyla yıllık 2,4 trilyon dolar gerektiği belirtildi.

Yeni iklim planları
İklim finansmanına ek olarak COP29 boyunca ülkelerin gezegenimizin ısısının 1,5 derecede sabit tutulmasına katkı sağlayacak planlarını açıklaması, netleştirmesi de bekleniyor. Bu bağlamda zirvenin ilk günlerinde İngiltere, Rusya ve Brezilya cephesi planlarını açıkladı.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin emisyonlarını 2035 yılına kadar 1990 seviyelerine kıyasla %81 oranında azaltmayı taahhüt etti. Starmer, bu hedefin yanı sıra İngiltere’nin elektrik sektöründe 2030 yılına kadar %100 temiz enerjiye geçiş yapacağını vurguladı. Uzmanların değerlendirmelerine göre, İngiltere'nin açıkladığı oldukça iddialı plan 1,5 derece hedefiyle uyumlu.
COP29'da konuşan Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Rusya'nın 2060’a kadar karbon nötr hâle gelmeyi hedeflediğini söyledi. Mişustin, Rusya’nın enerji verimliliğini artırmaya, elektrikli ulaşımı geliştirmeye, tarım ve ormancılıkta modern çözümler sunmaya odaklandığına işaret ederek Rusya'da enerji karışımının %85'inin zaten doğalgaz, nükleer ve yenilenebilir enerji gibi temiz, düşük emisyonlu üretime ayrıldığını hatırlattı.
Kurum, Türkiye'nin stratejisini açıkladı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bakü’deki konferansta ilk kez fosil yakıtlardan çıkışa dair açıklama yaptı.
Zirvedeki özel oturumda Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefine yönelik Uzun Dönemli İklim Değişikliği Stratejisi belgesini açıklayan Kurum’un ifade ettiği yol haritası 2053 yılında %50 yenilenebilir enerji ve %30 nükleer enerji hedefini kapsıyor.
Fosil yakıtlardan çıkış hedefi belirtilmezken, metinde kömür kelimesi dahi yer almıyor. Bakan Kurum, Greenpeace'in kömürle ilgi sorusuna "Net Sıfır 2053" hedefini işaret ederek "Zaman içinde çıkacağız" ifadelerini kullandı.
COP29'un ilk haftasından notlar
Bakü'deki COP29 zirvesinin ilk haftası açılış konuşmaları, iklim finansmanının artırılmasına yönelik çağrılar, raporlar, iklim kriziyle mücadelede etkin rol alan kuruluşların liderleri ve politikacıların açıklamaları ve duyurulan iklim planları ile geçti.
Bakü'deki COP29'un açış gününde konuşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell, liderlere iklim krizine karşı cesur ve acil önlemler almaları çağrısında bulundu. Stiell, iklim konusunun artık yalnızca gelecek nesillerle sınırlı kalmadığını belirterek, iklim değişikliğinin etkilerinin günümüzde birçok ülkede gayrisafi yurtiçi hasıladan %5’e kadar pay aldığını ve artan doğal afetlerin yaşam maliyetlerini yükselttiğini, bu durumun küresel çapta enflasyonun artmasına katkıda bulunduğunu hatırlattı.

COP İcra Sekreteri Simon Stiell ve BAE İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Sultan Ahmed al-Jaber
COP29 Zirvesi’nde dünya liderlerinin iklim finansmanı için net bir küresel hedefe ulaşmalarının önemine dikkat çeken Stiell, dünya çapında milyarlarca insanın hükümetlerinden somut adımlar beklediğini vurguladı. Zamanın harekete geçme zamanı olduğunu belirten Stiell, uluslararası işbirliğinin insanlığın hayatta kalabilmesi için tek yol olduğunu söyledi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, COP29 İklim Zirvesi’nde küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlamanın önemini ve gelişmiş ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Daha temiz bir enerji devrimi artık kaçınılmazdır ve hükümetler bu süreci hızlandırmalı ve adil bir şekilde yürütmelidir” diyen Guterres, güneş ve rüzgar enerjisine yapılan yatırımların artışını memnuniyetle karşıladığını ancak bu ivmenin korunması gerektiğini vurguladı.
COP29 Başkanı, Azerbaycan Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Muhtar Babayev, özellikle iklimle mücadelede finansman konusunda yürütülen müzakerelerin “karmaşık ve zor” olacağını vurguladı.
Geçen yıl COP'a dönem başkanlığı yapan Birleşik Arap Emirlikleri'nin İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Sultan Ahmed al-Jaber de zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, dünyanın iklim konusunda birleşmesi gerektiğinin altını çizdi.
Karbon kredisi kurallarına onay
COP29'da ilk gününün sonunda karbon kredileri ticaretini düzenleyen temel kurallara ilişkin anlaşma onaylandı. Ülkelerin karbon kredisi ticaretini kolaylaştıracak yeni mekanizmalar üzerinde uzlaşmaya varması, iklim finansmanı açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
- Nedir? Karbon kredisi mekanizmalarının geliştirilmesi, iklim finansmanının ihtiyaç duyulan bölgelere yönlendirilmesini ve gelişmekte olan ülkelerin kaynaklara erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Alkışlarla ve itirazsız bir şekilde kabul edilen taslak kararın yıllardır süren tartışmalı karbon piyasaları çıkmazına son verdiği öne sürülse de iklim savunucuları kararı aceleci ve yetersiz buldu. Destekçiler, gezegeni kurtarmak için önemli fonların yönlendirilmesine yardımcı olduklarını söylerken eleştirenler, özellikle bazı şirketlerin coşkuyla benimsediği gönüllü karbon piyasasındaki dolandırıcılık ve zararlı projelerin parçalanmış geçmişine işaret ediyor.

COP29'un ikinci gününde WMO katılımcılara sunum yaptı.
WMO: 1,5 derece zor ama vazgeçmeyeceğiz
COP29'un ilk gününde Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından "2024 İklim Durumu Güncellemesi" raporu da yayımlandı. Raporda, Ocak-Eylül döneminde küresel ortalama yüzey hava sıcaklığının, El Nino hava olayının da etkisiyle Sanayi Devrimi öncesi ortalamasının 1,54°C derece üzerinde olduğu aktarıldı ve son verilere göre 2024'ün kaydedilen en sıcak yıl olma yolunda ilerlediği vurgulandı.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Celeste Saulo, küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefine ulaşmanın zorlaştığını, buna karşın bu hedeften vazgeçilemeyeceğini söyledi.
Sağlık ve iklim ilişkisi ilk kez gündemde
İklim krizi ve halk sağlığı arasındaki bağlantıya dikkat çekilen COP29’da, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF gibi kuruluşların da katıldığı toplantılarda, özellikle çocukların ve savunmasız grupların iklim krizinden nasıl etkilendiği gündeme getirildi. DSÖ Çevre, İklim Değişikliği ve Sağlık Departmanı Direktörü Dr. Maria Neira, iklim krizinin sağlık krizi olduğunu ve fosil yakıtlardan çıkışın milyonlarca hayat kurtarabileceğini belirtti. Bu kapsamda, sağlık sektöründe emisyonların azaltılması için küresel çapta işbirliği yapılması gerektiği vurgulandı.
Aliyev: Petrol ve gaz Allah'ın bir lütfu
Toplantının ev sahibi konumundaki Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in COP29'daki açıklamaları yankı uyandırdı. "Başlıca fosil yakıt kaynakları olan petrolün ve gazın Allah'ın lütfu" olarak tanımlayan Aliyev, ülkesinin karbon salımı hakkında "Batı'nın yalan haberlerini" eleştirdi. Aliyev, küresel gaz salımının yalnızca %0,1'inin Azerbaycan'a ait olduğunu ileri sürdü:
"Petrol, gaz, rüzgar, güneş, altın, gümüş, bakır, hepsi doğal kaynaklardır ve ülkeler bunlara sahip oldukları için ya da bunları piyasaya getirdikleri için suçlanamazlar.”
Arjantin heyeti Bakü'den çekildi
COP29'un dördüncü gününde Arjantin ve Fransa'dan heyetlerini Bakü'den çekme kararı geldi. Trump’a yakınlığı ile bilinen Arjantin'in aşırı sağcı lideri Javier Milei'nin ülkesinin Bakü'deki müzakerecilerini COP29’dan çekme kararı, Trump'ın ABD'yi Paris İklim Anlaşması'ndan çekeceği ve fosil yakıt sondajlarını artıracağına yönelik endişelerin arttığı bir dönemde geldi.
The Guardian’a konuşan Arjantin Çevre Müsteşarı Ana Lamas, kararı doğrularken ayrıntı vermedi. Lamas, "Arjantin Dışişleri Bakanlığı’ndan artık müzakerelere katılmamamız yönünde talimat aldık" açıklamasını yaptı.

Çekilme kararının ardından Arjantin heyetinin Bakü'deki masası boş kaldı.
Fransa Çevre Bakanı Agnès Pannier-Runacher ise Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Fransa’nın denizaşırı topraklardaki eylemlerini eleştiren konuşması nedeniyle Bakü seyahatini iptal etti. Pannier-Runacher katılmama kararını “Aliyev’in Fransa ve Avrupa'ya yönelik açıklamaları kabul edilemez” ifadeleri ile duyurdu.
Pannier-Runacher, şahsen katılmama kararına rağmen, Bakü’deki Fransız müzakereci ekibinin iklim değişikliğinden “gezegeni ve halklarını korumak” için bir anlaşma yapma çabalarından vazgeçmeyeceğini söyledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de başlayan COP29 Konferansı'nın ilk haftasında yaşananları, açıklamaları ve bilmeniz gerekenleri derledik. Sürdürülebilir finansın yeni araçları da bültende.
15 Kas 2024

YAZARLAR

Hüseyin Koyuncuoğlu
Ekonomi ve finans editörü.

Pareto Sürdürülebilirlik
Tarımdan enerjiye, kozmetikten turizme geniş bir perspektiften, uzman yorumlarıyla sürdürülebilirlik haberleri.
İLGİLİ OKUMALAR



