Dans rock’ın en güncel ve en güzel albümlerinden biri


Eğlenceye +1 demek için takip et
Sanata, müziğe, festivallere ve daha birçok etkinliğe her daim destek veren +1 unutulmaz deneyimler sunuyor. Dansı, eğlenceyi ve sanatın her hâlini çok sevdiğini biliyor, hayatından hiç eksik etmemek için çalışıyor.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Balthazar, Sand
Süre: 43 dakika
Plak Şirketi: Play It Again Sam
Balthazar’ın Sand albümüne ilişkin sorularımıza gruptan Jinte Deprez cevap verdi.
Kartonet: 2004 yılında kurulsa da ilk albümlerini 2010’ların başına saklayan Balthazar’ın her yeni kayıtta artan özgüvenini görmek mümkün. 2019 çıkışlı Fever’ın konser maratonunu daha tamamlamadan evlerine çekilen Maarten Devoldere ve Jinte Deprez’in başı çektiği, Simon Casier, Michiel Balcaen ve Tijs Delbeke’den oluşan grup üyeleri, uzaktan uzağa ve canlı müzikten yoksun bir prodüksiyonla yeni albümleri Sand’i gün yüzüne çıkardı.
Grup, Fever’da ustaca sergiledikleri dans rock ve beat odaklı ses manzaralarını pop ve caz elementleriyle daha zengin hâle getirdi. İki albüm arasında bağı Deprez’in “Orijinal plan, Sand albümünü Fever turu sırasında bir sürpriz veya anlatacak daha çok şeyimiz olduğuna dair bariz bir sinyal olarak çıkarmaktı. Dolayısıyla tüm şarkı yazma süreci bu bağlamda, yani önceki tur sırasında gerçekleşti. Bu yüzden iki albüm arasındaki bağlantı oldukça kasıtlı,” sözlerinden de anlamak mümkün. 11 şarkıda oluşan Sand, grubun garip koşullarda kendini akışa bıraktığı özel bir albüm olarak diskografilerinde yerini aldı.

Maarten Devoldere ve Jinte Deprez
Neden dinleyelim? 2010’lu yıllara başarılı rock eksenli albümler sığdıran Balthazar, Fever’la başladığı çizgi dışı düzenlemeleri ve enstrümantal odaklı kompozisyonları Sand’e de taşıdı. Grup bilinen müzikal kimliklerini bir yandan koruyup diğer yandan da yeni bir sayfa açıyormuş gibi hissettiren farklı janr keşiflerine çıktığı bir albüm yarattı.
Deprez’in “Sanırım elektroniği şimdiye kadar hiç bu kadar zorlamadık, örneğin normalden çok daha fazla sentezleyici kullandık. Yeni şeyler yapmaktan korkmamak ve neler olduğunu görmek her zaman güzeldir. Birçok şarkı bizim için yeni bir soluktu,” açıklaması da bunu destekliyor. Devoldere ve Deprez’in hem bireysel ve hem de ikili olarak büyüleyici vokal performansları sunduğu Sand, dans rock’ın en güncel ve en güzel örneklerinden biri.
Benzer işler: Keep Dancing Inc, Embrace & Kid Francescoli, Lovers.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
35 yıldır "Müziği Okutun" Pan Yayımcılık; Radiohead'den Kid A Mnesia albümüne sergi; Dünyanın En Kötü İnsanı; Balthazar'dan yeni albüm: Sand.
19 Kas 2021

YAZARLAR

Taner Turna
grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




