

Tosyalı Holding ’den sanatta ileri dönüşüm projesi
Tosyalı Holding , Contemporary Istanbul’la sanatta ileri dönüşümü desteklemek üzere geçtiğimiz yıl başlattığı uzun soluklu iş birliğini büyütmeye devam ediyor. Nedir? İş birliği çerçevesinde gerçekleşecek Artist in Residence (Sanatçı…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Pig
Yönetmen: Michael Sarnoski
Süre: 92 dakika
Jenerik: Sarnoski'nin ilk uzun metrajlı filmi, âdeta fanatik hayranlara sahip dağıtım şirketi A24'ün izinden giden Neon'un tarzına oldukça uygun, karanlık bir senaryo ve ters köşe bir yönetmenlik tarzının üzerine bir de Nicolas Cage gibi ilgi çekici bir oyuncuyu ekleyince fragmanlarının yayınlandığı yaz aylarından beri merakla beklenmişti. 2021-2022 ödül sezonu boyunca Nicolas Cage ve filmin senaryosu eleştirmenler ve çeşitli organizasyonlar tarafından birçok ödüle layık görülmüştü.
Neden izleyelim?: Nicolas Cage, çağımızın en "tuhaf" oyuncularından biri. Her yıl ortalama bir oyuncunun üç-dört katı filmde rol alıp, sinemanın var olan tüm alt türlerine uğrayıp, hepsinde neredeyse aynı mimiklerle rol yapıp, yine de kendine özgü bir hayran kitlesi edinip, üstelik hak edilmiş başarılarla kariyerini taçlandırabilmiş biri. Bu "tuhaflık" öyle bir hâl almış durumda ki kendisi birkaç hafta önce vizyona konuk olan bir diğer film The Unbearable Weight of Massive Talent'ta, tam olarak bu özellikleriyle ve kariyeriyle dalga geçebilen bir komedide, kendisini canlandırarak karşımıza çıkmıştı.
Cage'in akılalmaz bir hızla satır eklediği filmografisinde belki de yeteneğini en iyi sergileyebildiği, şaşırtmayı başarabildiği filmlerden olan ve tabii ki her zamanki gibi karizmatik ve cool gözükmeyi başarabildiği Pig, sezon boyunca aldığı ve oyuncusuna kazandırdığı tüm ödülleri hak eden bir yapım. Gastronomik zevklerin perde arkasını karikatürize etmek mi, olağanüstü bir ciddiyet mi karar veremediğiniz bir şekilde ele alan, twist'leri ve şiddet sahneleriyle ters köşeye yatıran ve diyaloglarıyla kendisine dikkat kestiren bir film bu. 2021'in görmezden gelinenlerinden biri...
Nerede izleyebilirsin?: Pig, bugün Başka Sinema salonlarında gösterime giriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sarnoski'den gastronomik bir gerilim: Domuz; 2022 yazına imza atacak Avrupa'daki müzik festivalleri; Kendrick Lamar'dan Mr. Morale & The Big Steppers.
20 May 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




