EA, rekor fiyata satıldı: Suudi Arabistan, neden oyun endüstrisine milyarlar akıtıyor?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
FIFA, The Sims, Need for Speed ve Battlefield gibi popüler oyunların arkasındaki ABD merkezli video oyunu devi Electronic Arts (EA), yakın zamanda rekor bir satış anlaşmasıyla gündeme geldi. Şirket, 55 milyar dolar karşılığında, içinde Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) da bulunduğu bir yatırımcı grubuna satıldı. Önemli bir bölümü borçla finanse edilecek anlaşmanın EA’i özel bir şirket hâline getireceği açıklandı.
Anlaşmanın duyurulmasından kısa bir süre sonra Suudi Arabistan’ın hükümet düzeyinde önemli bir rol oynayacağı satışın oyun endüstrisini nasıl etkileyeceği de merak konusu oldu.
Ayrıntılar: Satışın 36 milyar doları nakit, kalan tutarı ise borçla finanse edilecek. Ayrıca anlaşma kapsamında EA’in tüm halka açık hisseleri, ilgili yatırımcı grubu tarafından satın alınacak ve hisseler artık borsada işlem görmeyecek. Böylece EA, resmî olarak özelleştirilmiş olacak. Andrew Wilson, satışın ardından EA’in CEO koltuğunda oturmaya devam edecek.
Satış işlemlerinin 2027’nin ilk çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Anlaşma, hâlâ hissedarların ve düzenleyici kurumların onayına tâbi olsa da analistler, süreçte herhangi bir olumsuzluk yaşanmasının çok olası olmadığına işaret ediyor. EA’i satın alan yatırımcı grubunda PIF’in yanı sıra Silver Lake ve Affinity Partners da bulunuyor.
Yakın plan: 1971’de kurulan ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından yönetilen PIF, 2015’ten beri Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından kontrol ediliyor. Hâlihazırda EA’in %9,9 hissedarı olan PIF, toplamda 925 milyar dolarlık varlık yönetiyor. Fonun “Savvy Games Group” adlı bir oyun iştiraki de bulunuyor.
Suudi Arabistan’ın ekonomik getirileri çeşitlendirme ve sosyal dönüşüme yol açma hedefleri doğrultusunda 2021’de kurulan iştirak, 2030 yılına kadar oyun endüstrisinde lider konuma yükselmeyi amaçlıyor.
- Kendisi de bir oyun tutkunu olan ve favori oyunu FIFA olduğu söylenen Muhammed bin Selman, PIF’in başkanlığını yürütüyor.
- Veliaht prensin, fon yönetimine doğrudan oyun ve e-spor odaklı Disney benzeri bir şirket kurma talimatı verdiği iddia ediliyor.
Öte yandan: Satış anlaşmasında oyun motoru geliştiricisi Unity’de büyük bir hisseye sahip olan özel sermaye şirketi Silver Lake de bulunuyor. Bir diğer alıcının ise ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner tarafından kurulan yatırım şirketi Affinity Partners olduğu görülüyor. Affinity Partners’ın Trump ile organik bağı nedeniyle düzenleyici kurumlardan onay alma sürecini kolaylaştıracağı tahmin ediliyor.
Son dönemlerde Trump’ın da Muhammed bin Selman ile yakın iletişim hâlinde olduğu biliniyor.
Suudi Arabistan oyun sektöründe nasıl süper güç hâline geldi?
EA anlaşması, Suudi Arabistan’ı oyun sektöründe süper güç hâline getiren yatırım dalgasına eklenen son halka oldu. Anlaşma ayrıca, ülkenin son dönemlerde oyun, e-spor ve eğlence sektörlerine yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımların bir parçasıydı.
Geniş açı: PIF çatısı altında faaliyet gösteren Savvy Games Group, iki yıl önce dünyanın en popüler mobil oyunlarından biri olan Monopoly Go!’nun ABD merkezli geliştiricisi Scopely’yi 4,9 milyar dolara satın almıştı. Mayıs ayında ise Niantic’in Pokémon Go’nun da geliştiricisi olan oyun departmanı, 3,5 milyar dolara Scopely’ye satılarak Savvy Games Group’a katıldı.
İsveç merkezli video oyunu şirketi Embracer’da da büyük bir hissesi bulunan Savvy Games Group’un, bu yılın başlarında Ubisoft ile de stratejik bir ortaklık kurduğu bildirilmişti.
- Şirketin hâlâ her yıl yüzlerce satın alım fırsatını değerlendirdiği ifade ediliyor.
Bununla birlikte: PIF de dünyanın en büyük oyun şirketlerinde hisse satın almak için milyarlarca dolar harcadı. Şirket, Japonya’da Nintendo, Capcom ve Koei’nin, Güney Kore’de Nexon ve NCSoft’un, ABD’de ise Take-Two Interactive’in en büyük üç hissedarından biri hâline geldi. Japonya merkezli Toei ve Square Enix’in de en büyük beş hissedarı arasında bulunan ve dövüş oyunu yapımcısı SNK'in sahibi olan PIF, Activision Blizzard’ın da hissedarları arasında yer alıyor.
PIF’in oyun sektöründe elinde tuttuğu hisselerin değerinin 11,7 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.
Suudi Arabistan’da devlet destekli diğer fonların da milyonlarca dolarlık oyun sektörü yatırımları bulunuyor.
E-spor: PIF ve Savvy Games Group, bugüne kadar oyun sektöründe e-spor odağında da büyük yatırımlara imza attı. Savvy Games Group, 2022 yılında e-spor firmaları ESL ve FACEIT’i 1,5 milyar dolara satın alarak iki şirketi birleştirdi. Ayrıca şirket, Tencent destekli Hero Esports’un da %30 hissedarı hâline geldi.
Güncel olarak Savvy Games Group, küresel e-spor pazarının %40’ını kontrol ediyor.
Benzer şekilde PIF de yakın zamanda Qiddiya Yatırım Şirketi iştiraki aracılığıyla dövüş oyunlarına odaklanan Evolution Championship Series adlı e-spor turnuvasının haklarını satın aldı. Ayrıca Suudi Arabistan yönetimi, dünyanın en popüler e-spor turnuvalarını başkent Riyad’a getirmek üzere birçok kritik hamle yaptı.
Son iki yıldır Riyad’da “E-spor Dünya Kupası” adlı bir şampiyona düzenleniyor. Turnuvada takımlar, League of Legends gibi popüler oyunlarda mücadele ediyor. Veliaht Prens Muhammed bin Selman, turnuva tamamlandığında bazı kazananlarla oyun oynuyor.
Geçen yaz düzenlenen son E-spor Dünya Kupası için 250 bin bilet satıldığı, turnuvanın Twitch ve Douyin gibi çevrimiçi platformlarda toplam 750 milyon izlenme sayısına ulaştığı ve izleyicilerin yarısının Çin’de ikamet ettiği ifade ediliyor.
Riyad ayrıca, gelecek yıl iki yılda bir düzenlenecek E-spor Uluslar Kupası’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Suudi Arabistan neden oyun sektörüne milyarlarca dolar akıtıyor?
Suudi Arabistan’ın devasa oyun sektörü yatırımları, büyük oranda ülkenin ekonomik getirilerini çeşitlendirme hedefinden kaynaklanıyor. Ekonomisi büyük oranda petrole bağlı olan Suudi Arabistan’ın gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH) yaklaşık %40’ını petrol oluşturuyor. Bu nedenle krallık, oyun ve eğlence sektörüne yatırım yaparak petrolün zirvedeki konumunu kaybettiği bir dünyaya hazırlık yapıyor.
Ek olarak: Ülkenin “Vizyon 2030” stratejisi de ekonomiyi petrol odağından uzaklaştırarak çeşitlendirmeyi hedefliyor. Strateji, 2030’a kadar oyun sektöründe 39 bin yeni istihdam sağlamayı vadediyor.
Suudi Arabistan, bu hedefler doğrultusunda Riyad’daki Qiddiya E-spor ve Oyun Bölgesi'ni dünyanın oyun merkezi hâline getirmeyi amaçlıyor. Bölgenin 2030’a kadar yılda 10 milyon ziyaretçi ağırlaması ve 30 öncü video oyunu şirketi yaratması hedefleniyor.
Tüm bu hedefler, 250 oyun şirketine ev sahipliği yapmayı, on binlerce istihdam yaratmayı ve ülkenin GSYİH’sine 13,3 milyar dolar katkıda bulunmayı amaçlayan Ulusal Oyun ve E-spor Stratejisi adlı ana planın bir parçası olma niteliği taşıyor.
Dahası: Suudi Arabistan, oyun sektörüne yaptığı yatırımlarla uluslararası arenadaki negatif imajını da değiştirmeyi hedefliyor. Ülke vatandaşlarına yönelik toplu gözaltı operasyonları ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ülke yönetimini eleştiren gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın suikast emrini vermiş olması nedeniyle ölümünden sorumlu tutulması, Suudi Arabistan’ın küresel arenadaki imajını negatif etkiliyor. Bu nedenle birçok analiste göre ülke, bu tür yatırımlarla uluslararası imajını iyileştirmeyi ve doğrudan krallığın talebiyle yapılan insan hakları ihlallerinden dikkatleri uzaklaştırmayı amaçlıyor.
PIF, oyun sektörünün yanı sıra FIFA Dünya Kupası ve LIV Golf gibi spor etkinliklerine de büyük yatırımlar yapıyor.
Bu nedenle uluslararası insan hakları örgütleri, Suudi Arabistan’ı “lekelenmiş” imajını temizlemek için spor etkinliklerine para dökerek “sportswashing” yaptığı gerekçesiyle sert bir biçimde eleştiriyor.
Oyun sektörünü nasıl etkileyecek?
Suudi Arabistan’ın oyun sektörü yatırımlarının doğrudan oyunlarda büyük değişimlere yol açtığı pek çok örnek bulunuyor. Bu nedenle EA’in satışının da gelecek yıllarda sektörde kritik dönüşümlere yol açması bekleniyor.
Örneğin: Bu yılın başlarında Savvy Games Group ile stratejik bir ortaklık kuran Ubisoft’un Assassin's Creed oyunu, bu sonbaharda önemli bir güncelleme almaya hazırlanıyor. Güncelleme, oyuna Suudi Arabistan’da geçen yeni görevler ekleyecek. Oyuncular, bu kapsamda hükümetin turistik bir destinasyon olarak tanıttığı tarihî şehir El Ula'da sanal olarak dolaşabilecek.
Ayrıca PIF’in sahibi olduğu SNK de popüler dövüş oyunu Fatal Fury: City of the Wolves’a ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo’yu yeni bir karakter olarak dahil etmişti. Oyunda rakiplerine alevli bir topla vuran Portekizli futbolcu, güncel olarak çoğunluk hissesi PIF’e ait olan Riyad merkezli Al Nassr futbol takımında kaptan rolünü üstleniyor.
Perspektif: EA, 1992’de Körfez Savaşı’nın ardından Desert Strike adlı bir oyun yayımlamıştı. Oyundaki kötü karakter, Arap bir diktatördü. Şirketin Battlefield 2 oyunu da 2005’te Amerikan güçlerini, aralarında Orta Doğu Koalisyonu’nun da bulunduğu bir grup düşmanla karşı karşıya getirmişti.
PIF’in önemli bir paydaş olduğu yeni yönetimde ise bu tür anlatıların tamamen değişmesi bekleniyor. CEO Andrew Wilson, önceliklerinin hâlâ cesur ve etkileyici oyunlar yaratmak olduğunu ve EA’in değerlerinin değişmeden kalacağını dile getirse de analistler, bu değerlerin Suudi Arabistan’ın değerleriyle çatışma yaratacağına ve bu durumun oyun anlatılarını değiştireceğine işaret ediyor.
Ayrıca EA’in The Sims oyunu, piyasadaki en büyük LGBTQ+ kitlesine sahip oyunlardan biri olma niteliği taşıyor. Fakat analistler, satışın EA’in yıllardır temsiliyet ve ifade özgürlüğü konusunda sürdürdüğü duruşun geleceğini de belirsizleştirdiğini savunuyor.
EA’de aktif olarak görev alan oyun geliştiricileri ve oyuncular da Suudi Arabistan’ın finansal gücüyle gelen bu yeni dönemin şirketin yaratıcı özgürlüğünü gölgelemesinden ve oyun dünyasında bir otosansür çağı başlatmasından endişe ediyor.
Bunun yanında: PIF ve Savvy Games Group, Arapça konuşulan bölgelerdeki kültürün oyun dünyasında yeterince temsil edilmediğine inanıyor ve kültürü popüler oyunlara entegre etme konusunda Japonya, Çin ve Güney Kore’nin izinden gitmeyi hedefliyor. Dolayısıyla satışın ardından popüler oyunlara çok sayıda Orta Doğu kültürüne ilişkin öğenin entegre edileceği tahmin ediliyor.
Anlaşmanın koşulları da şirketin bir yeniden yapılanma sürecine girip girmeyeceğine dair endişeleri gündeme taşıyor. Zira satış, büyük oranda borçla finanse ediliyor ve alıcıların bu borcu ödemek için EA’de işten çıkarma veya küçülme gibi aksiyonlar alması bekleniyor.
EA, hâlihazırda 2024 yılında işgücünün yaklaşık %5’iyle yollarını ayırmıştı. Mart ayını 14 bin 500 çalışanla kapatan şirket, Mayıs ayında birkaç yüz kişiyi daha işten çıkardı. Video oyunu devi ayrıca, son yıllarda çatısı altında faaliyet gösteren çok sayıda oyun stüdyosunu kapatmak zorunda kaldı.
Öte yandan: EA, son yıllarda oyuncuları daha uzun süre çevrimiçi tutmayı amaçlayan canlı hizmet oyunları yayımlamak gibi agresif gelir artırma hamleleri dolayısıyla yoğun eleştirilere maruz kaldı. Bu tepkiler, zaman içinde EA hisselerinde negatif yönlü etkiler yarattı.
55 milyar dolarlık satış anlaşmasının ise EA’yi özelleştireceği için şirkete geliştirme süreçlerinde daha fazla özgürlük sağlayacağı tahmin ediliyor. Böylece EA’in, piyasa tepkilerinden endişe etmeden operasyonlarını yeniden organize edebileceği belirtiliyor. Ayrıca özelleşme sonrası elde edilecek ek sermayenin, EA’yi agresif gelir elde etme stratejilerinden uzaklaştırması bekleniyor.
Editörün önerisi: Oyun endüstrisinde temsiliyet tartışmaları: Düşüşü tetikledi mi? | Quando İçgörü, Doğa Yurduneri
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Silikon Vadisi’ni bir dönem sallayan Theranos skandalı, yakın zamanda yeniden teknoloji, medya ve iş dünyasının merkezine yerleşti. Girişimin kurucusu Elizabeth Holmes, 11 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından bu kez dünyayı sallayan bir belgeselin ana konusu oldu. Üstelik kendi talebiyle…

Bugüne kadar en azından bir kez bir işi ChatGPT ile yapıp bir daha asla yapay zeka olmadan yapamaz hâle geldiyseniz yalnız değilsiniz. “Beceri atrofisi” olarak adlandırılan bu durum, yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırırken bizi nasıl ona bağımlı hâle getirdiğini de açıklıyor. Uzmanlara göre asıl risk, yapay zekanın işimizi elimizden alma potansiyelinde değil, kendi becerilerimize ihtiyaç duymayacak kadar yapay zekaya bağımlı hâle gelmemizde yatıyor.

Yapay zeka modellerinin sayısının artması ve kullanım maliyetlerinin farklılaşması, şirketleri ihtiyaçlarına en uygun modeli bulabilecekleri platformlara yönlendiriyor. Farklı modelleri tek bir çatı altında buluşturan yapay zeka pazaryerleri, geliştiricilere esneklik ve maliyet avantajı sunarken sektörde rekabetin dinamiklerini de değiştiriyor.

Son üç yılda yapay zeka hep pırıltılı manşetlerin diliyle anlatıldı; şimdiyse herkes dönüp bilançoya bakmaya ve bu kadar paranın nereye gittiğini ve ne zaman döneceğini sormaya başladı. 1840’ların demiryolu çılgınlığını hatırlatan bu fiyatlama ve sabır krizi, insan uzmanlığını yok sayarak her problemin üzerine bilgi işlem gücü boca etmenin mucizevi kârlar getireceği inancını da sarsıyor.

Apple, 28 Ekim Çarşamba günü düzenlediği “Pro and Tell” lansmanında dokunmatik ekranlı yeni MacBook Pro modelini tanıttı. OLED ekranlı yeni iPad mini ile M6 çipli iMac ve MacBook Pro da lansmandan hemen önce duyurulan ürünler arasında yer aldı.




