Fantezi ile gerçeklik arasında: Anna B Savage

Anna B Savage’in topraktan dışarı atmaya çalıştığı duygularıyla buluşma vakti. Bir rüzgâr essin ve saçı şakağından kalkıp arka tarafa geçsin. Biz de boşalan yeri alalım.
Fantezi ile gerçeklik arasında: Anna B Savage

Tamadres 16 Nisan Duende
Tamadres ile birlikte

Kitap alışverişinden daha fazlası: tamadres

Pandemiyle büyüyen e-ticaret hacmi, kitap alışveriş sitelerinin istatistiklerine de yansıdı. Ürettikleri içeriklerle ve okurlara sunduğu ayrıcalıklarla bir kitap alışveriş sitesinin ötesine geçmeyi başaran tam adres ’in verileri, pandemi…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Öğle vaktine çok az var. Koca bir yudum su içtim ve kendimi yeni yolculuğa hazırladım. Üstümde çocukken suyun altında kendi kendime oynadığım nefes tutma oyununun anlamsızlığı hâkim. Bir nefes boyunca kalabildiğim yeni bir yaşam alanı. Üstelik görüşüm net değil. Yirmi iki, yirmi üç, yirmi dört, yirmi beş ve yeniden dünyaya dönüş. Bazen kalmalar kadar gitmeler de anlamsız. Sadece kararın bana ait olduğunu bilmem yeterli. Sonrası zaten yeni bir perde, yeni bir oyun. Tıpkı karanlık yıllarında önüne koyduğu tüm engellerin bizzat yaratıcısı olduğunu kabul eden Anna B Savage’in bir sabah uyandığında istediği her şey ve herhangi biri hakkında yazabileceğini fark etmesi gibi… “Bu benim deneyimim. Üstelik bu, tarihsel olarak kadınlara sağlanmayan bir şey.” sözleri de ona ait. Bir günü yeniden yaşamam mümkün değil. Fakat bir günü yeni biri olarak yaşamak pekâlâ mümkün. Savage, uzun bir süre geleceğe doğru uzattığı anılarla süslü halısının üstünde ay ışığının aydığınlığını kucakladı. Geri geldiğinde kimi zaman merhem ve kimi zaman keskin bir bıçağa dönen sözlerine, fısıltı ve haykırış arasında özgürce dolaşan vokaller ekledi. Şimdi onun topraktan dışarı atmaya çalıştığı duygularıyla buluşma vakti. Bir rüzgâr essin ve Anna B Savage’in saçı şakağından kalkıp arka tarafa geçsin. Biz de boşalan yeri alalım.

Fotoğraf: Ebru YıldızFotoğraf: Ebru YıldızVaroluşsal boşluklar: Keşif Sahnesi’ne konuk aldığım sanatçıların ortak noktası çocukluk yıllarını müzikli bir ortamda geçirmeleri ve o günlere dair pek çok bağlam oluşturmaları. Anna B Savage için de durum farksız. Klasik müzik icracısı olan ebeveynlerinin yarattığı çok sesli ve çok ritimli anılarla büyüyen Savage, çocuk yaşlarda şarkı söylemeye başladı. Uzun bir süre doğum günü hediyesi olarak Royal Albert Hall’daki Bach balolarına götürülen Savage’in kontralto sesiyle neden bugün opera sanatçısı olarak karşıma çıkmadığını merak etsem de hikâyenin geri kalanında bunun cevabını bulmak mümkün. Doğuştan gelen melodramıyla Anna B Savage için vokal, sadece bedenindeki hisleri dışa vurmaktan ibaret. O insanlığı altüst ettiği bir sözün ardından sadece derin bir nefes olarak varoluşsal boşluklar yaratabilecek güçte. Daha da önemlisi artık bu gücünün farkında.

Asırlık ağaç güzellemesi: Terapilerimden biri. Yaşadıklarımı ve içinde olduğum durumu türlü betimlemeler ve benzetmelerle anlattım. İçimden bir ses “Ne güzel de ifade ediyorsun kendini.” dedi. Konuşmam bittiğinde terapistimin “Entelektüel açıdan çok iyi anlattın. Peki duyguların neler?” sorusuyla sarsıldım. Bana sorsanız en başından itibaren hislerimden bahsediyordum. Fakat gerçekte yaptığım mezarlığa girmeden önce girişte ironi simgesi olan asırlık ağacın güzellemesini yapmaktan ibaretti. Anna B Savage bir röportajında şarkı sözü yazım süreciyle ilgili fısıltıyla karışık "Bir şeyleri entelektüel açıdan değil, duygusal olarak hissetmek yerine zorunlu olduğuna inandıklarımı yazdığım zamanlarda bunun farkında değildim.” cümlesini duyduğunda ne demek istediği çok iyi anladım. Ben de o da hayatımızın bir yerinde süslü cümlelerden uzaklaşmaya başladık. Evet, sancılı oldu. Kuşkusuz bunun asla geçmeyeceğine de hem fikiriz. Tesellim Savage’in “Kimse bana kendimi elimden geldiğince ifade etmeye çalıştığım için batırdığımı söylemeyecek.” cümlesinde saklı.

Yaban otları: Yirmili yaşların ortasında bir aşkın içinde savrulurken kendine liman olarak şarkı sözleri yazmayı seçen Anna B Savage, zamanla günlüğünde dört şarkının, zihninde ise müziğine dair ilk fikirlerin filizlendiğini fark etti. Tam bu sırada William Doyle’nin sosyal medyadan paylaştığı hüsranlarla dolu kariyer yolcuğunda yeni başlangıçlar dilediği çağrısıyla karşılaşan Savage, kısa bir görüşmenin ardından şarkıları için yaratmak istediği dünyada ona eşlik edecek prodüktörü buldu. Çok geçmeden albüm formatının isme taşındığı, şarkıların adlarını sıralamadaki yerlerinden aldığı bir kısaçalar yayımladı. Savage, dört mevsim boyunca bakımını yapmadığı yaban otlarla dolu bahçesinden yükselen inançlı filizin umuduyla hayata tutundu. Onun kırılgan ve dürüst müziği beklediğinin çok ötesinde dönüş aldı. Kendini bir anda Father John Misty ve Jenny Hval ile turnelerken buldu. Bir rüya gibi geçen zamanın ardından şehre geri dönen Savage yorgun, yalnız ve yeniden üretmek için güçsüz bir hâldeydi. Olan biten ne ara tersine dönmüştü? Farkında olmadan cevaplar yerine sorular peşine düştüğümüz zamanlar olur. Savage’in başına gelen de tam olarak buydu.

Anna B SavageAnne B Savage, A Common Turn

Kırk yedi dakikalık: Yıllar önce yazdığım yazıları okuduğumda çokça “Bunu nasıl yazmışım?” diye sorarım kendime. Tam o anda, doğru zamanı bekleyen sansürcüm araya girer ve sinsice kulağıma bunu tekrar yapamayacağımı fısıldar. Duvarlardan seken düşüncelerin arasında yönü bilinmeyen cümlelerle boğuşurken duymak istemediğim tek cümle budur. Artık salonun ortasında oluşan girdabın içindeyimdir. Anna B Savage için bu tam dört yıl sürdü. O dönem nasıl hissettiğini "Kendimi tamamen kaybettim. Nasıl dans edileceğini dahi unuttum. Şarkı yazma yeteneğim gitti. Ve bu konuda kendimi fazlaca hırpaladım.” sözlerinden anlamak mümkün. Peki sonra ne oldu? Yaşının birkaç katına ulaşan terapi seansları, zarar veren ilişkilerden uzaklaşma, iki kez dünyayı dolaşma ve yarı zamanlı kuş gözlemciliğiyle yavaş yavaş kendini buldu. Vakti geldiğinde yeniden şarkı sözü yazmaya başladı. Bugün o 10 şarkıdan oluşan A Common Turn isimli ilk albümüyle, ben ise dört aydır her sabah yazarak doldurduğum defterimle gurur duyuyoruz. Yirmi altı, yirmi yedi, yirmi sekiz, yirmi dokuz ve otuz. Beş saniyelik ve kırk yedi dakikalık kocaman bir dünya. Her şeyiyle bana ve ona ait!

Bu zamana kadar Keşif Sahnesi’ne konuk olan sanatçıların yer aldığı Spotify çalma listemize buradan ulaşabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

Bir günlükten sayfalar

İçindekilerden: Fantezi ile gerçeklik arasında: Anna B Savage, Robert Beatty ve Tame Impala'dan: Currents, Better Things ve annelik dertleri

16 Nis 2021

Tamadres ile birlikte
Currents

YAZARLAR

Taner Turna

grandkid of david bowie, son of nick cave, brother of thom yorke & damon albarn

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?

Köklü rock grupları yıllardır büyük ölçüde aynı şarkı listeleri ve sahne düzenleriyle konser veriyor. Bir grubun geniş bir müzik kataloğuna sahip olması, dinleyiciye her konserde bu zenginliğin farklı bir bölümünü sunması için yeterli değil mi?

Eda Solmaz

·

19 Eki 2026

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?

Bir düzeni reddetmekle onun yerine başka bir düzen kurmak arasındaki mesafe neden bu kadar büyük? Romain Gavras’ın 2022 yapımı "Athena"sı bu soruyu cevaplamaktan çok, bütün şiddetiyle önümüze koyuyor. Film, öfkenin nasıl kolektif bir enerjiye dönüşebildiğini, kalabalıkların kadraja her girişinde büyüyen bir hareket duygusu ve baş döndürücü bir kurgu temposuyla gösteriyor.

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Filmekimi’nde neler izledik?

İstanbul ve Ankara ayakları sona eren, bu hafta sonu İzmir ve Mersin’de sürecek Filmekimi seçkisinde ölüm, yas, ahlaki ikilemler ve gerçek hayatlardan beslenen hikayeler öne çıktı.

Emre Eminoğlu

·

19 Eki 2026

Filmekimi’nde neler izledik?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.

Soner Can

·

15 Eki 2026

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine