Google Maps: Live View ile gerçekçi haritalar

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Google geçtiğimiz hafta Haritalar uygulamasına gelen yeni özellikleri Google Blog’da tanıttı. Aralarında birçok yeni teknolojinin bulunduğu özellikler, temel olarak kullanıcıların yollarını çok daha hızlı bir şekilde bulmalarını ve Google Maps’in kullanım alanlarını detaylandırarak artırmayı hedefliyor.
- Geliştirilen özellikler arasında en çok dikkat çeken Live View, yapay gerçeklik teknolojisini kullanan bir uygulama olmakla birlikte Pokémon Go fenomenini hatırlatıyor. Şimdiye kadar kullanıcılar Google Maps ile yollarını bulmaya çalışırken GPS sistemiyle konumlandıkları haritada kendilerini temsil eden bir sembolü izleyerek kuş bakışı bir şekilde yönlerini algılıyordu. Zaman içinde bu yöntemi Google Earth’ün sağladığı uydu görüntüleri, farklı açılar ve gözlem seviyeleriyle destekleyen Google, AR teknolojisini tam olarak adapte etmemişti. Live View yani "canlı görüş" özelliği ise şimdiye kadar Google Maps’te gördüğünüz yönlendirmeleri kameranızı açmanız hâlinde canlı olarak yollara yerleştiriyor. Bu sayede, özellikle yürürken yolu takip etmeniz kolaylaşıyor ve yolların bağlantı noktalarını algılamanız sorun olmaktan çıkıyor.
- Önemli yerler de Google’ın Live View özelliğine yerleştirdiği fonksiyonlar arasında yer alıyor. New York’ta bulunan Empire State binası, Roma’da bulunan Pantheon gibi özellikle turistlerin ziyaretlerinde görmek istediği ve hedef konum olarak kullandığı tarihî bölgeler artık kendilerine ait geliştirilmiş yönlendirmelere sahip. Bu açıdan Google, hâlihazırda uygulama marketlerinde bulunan birçok seyahat uygulaması için etkili bir API sunarken lokasyon bulma konusuna odaklanmış ürünlere bitirici bir darbe vurabilir. Bunlara ek olarak yine turistik kullanımda tekrar eden yöntemlerden olan toplu taşıma güzergâhı yönlendirmeleri Live View ile desteklenecek. Bu sayede toplu taşımadan inen kullanıcılar herhangi bir ulaşım tipi değiştirmeden sadece kamera aracılığıyla doğru yönü takip etmeye devam edebilecek.
- Live View özelliğinin harita kullanımına getirdiği oyunlaştırmalar ise kullanım kolaylığının yanında kişilerin dikkatini ve ürün kullanımını geliştirecek unsurlardan. Tıpkı Pokémon Go’da beliren Pokémon'lar gibi sokak ortasında ortaya çıkan yön göstericiler mevcut. Belirli bir noktayı başkasıyla paylaşırken de yine Live View’in AR teknolojisiyle kameranın gözlemlediği fiziksel bir alana nokta koymak mümkün. GPS teknolojisi, görüntü birleştirme ve sanal gerçekliğin birlikte mümkün kıldığı gerçek noktalar ileride daha farklı şekilde karşımıza çıkabilir. Kim bilir, belki de gelecekte tarihî yapıları yüzyıllar önceki hâliyle gezebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın gündeminde Facebook'un temsilci bulundurmama kararı iddiaları ve Big Tech'in antitröst raporu var.
08 Eki 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Silikon Vadisi’ni bir dönem sallayan Theranos skandalı, yakın zamanda yeniden teknoloji, medya ve iş dünyasının merkezine yerleşti. Girişimin kurucusu Elizabeth Holmes, 11 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından bu kez dünyayı sallayan bir belgeselin ana konusu oldu. Üstelik kendi talebiyle…

Bugüne kadar en azından bir kez bir işi ChatGPT ile yapıp bir daha asla yapay zeka olmadan yapamaz hâle geldiyseniz yalnız değilsiniz. “Beceri atrofisi” olarak adlandırılan bu durum, yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırırken bizi nasıl ona bağımlı hâle getirdiğini de açıklıyor. Uzmanlara göre asıl risk, yapay zekanın işimizi elimizden alma potansiyelinde değil, kendi becerilerimize ihtiyaç duymayacak kadar yapay zekaya bağımlı hâle gelmemizde yatıyor.

Yapay zeka modellerinin sayısının artması ve kullanım maliyetlerinin farklılaşması, şirketleri ihtiyaçlarına en uygun modeli bulabilecekleri platformlara yönlendiriyor. Farklı modelleri tek bir çatı altında buluşturan yapay zeka pazaryerleri, geliştiricilere esneklik ve maliyet avantajı sunarken sektörde rekabetin dinamiklerini de değiştiriyor.

Son üç yılda yapay zeka hep pırıltılı manşetlerin diliyle anlatıldı; şimdiyse herkes dönüp bilançoya bakmaya ve bu kadar paranın nereye gittiğini ve ne zaman döneceğini sormaya başladı. 1840’ların demiryolu çılgınlığını hatırlatan bu fiyatlama ve sabır krizi, insan uzmanlığını yok sayarak her problemin üzerine bilgi işlem gücü boca etmenin mucizevi kârlar getireceği inancını da sarsıyor.

Apple, 28 Ekim Çarşamba günü düzenlediği “Pro and Tell” lansmanında dokunmatik ekranlı yeni MacBook Pro modelini tanıttı. OLED ekranlı yeni iPad mini ile M6 çipli iMac ve MacBook Pro da lansmandan hemen önce duyurulan ürünler arasında yer aldı.



