Google araması: "Antitröst davası nasıl kazanılır?"

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Gün geçmiyor ki antitröst kelimesini kullanmadığımız bir bülten yayımlayalım, ancak bu kez durum ciddi…
Geçtiğimiz salı günü ABD Adalet Bakanlığı Google'a antitröst davası açtığını duyurdu.
"Yirmi yıl önce Google, inovatif çözümüyle internette arama yapmayı kolaylaştıran küçük bir startup'tı. O Google maalesef artık yok. Günümüzdeki Google internet dünyasının tekeli ve dünyanın en zengin şirketlerinden biri." - ABD Adalet Bakanlığı
Niye önemli? ABD hükümeti, 1998'de Microsoft'a açtığı büyük antitröst davasından bu yana bu büyüklükte bir suçlamada bulunmamıştı.
Ayrıntılar
Wall Street Journal'a göre, ABD Adalet Bakanlığı Google'ın aramada (ABD arama hacminin ~%80'i) ve arama reklamcılığında tekel pozisyonunu kötüye kullandığı iddiasını ortaya koydu. Suçlamalar şöyle:
- Varsayılan arama motoru olmak için tarayıcılara milyarlarca dolar ödeme
- Arama uygulamasını Android telefonlara silinemez şekilde yükleme
- Rakip arama uygulamalarının mobil telefonlara ön yükleme yapmasını engelleme
- Dijital reklamcılık sektörünün tüm aşamalarında kullanılan en önemli uygulamalara sahip olma
Başarılı olmak suç mu? Hayır değil. Google, ürünlerinin başarılı olduğu için kullanıcılar tarafından kullanıldığını savunuyor. ABD yasalarına göre tekel olmak suç değil ancak tekeli rekabete aykırı ve kullanıcının aleyhine kullanmak suç teşkil ediyor.
Google ne dedi? Blog'unda yayımladığı yazıyla bu suçlamanın "son derece kusurlu olduğunu" dile getiren Google, suçlamanın doğrulanması hâlinde mobil telefon fiyatlarının artacağını ve kullanıcılara düşük kaliteli arama sonuçları dayatılacağı görüşünü paylaştı.
Ne olur?
- Google kaybederse: Teknoloji devinin parçalanmasına tanıklık edebiliriz. Google'dan bağımsız olarak yeni bir Chrome şirketi kurulabilir örneğin.
- Google kazanırsa: Bakanlığın Apple, Amazon, Facebook gibi diğer teknoloji devlerine açabileceği davalarda eli güçsüzleşebilir.
- 1998'de Microsoft'a açılan davanın üç yılda sonlandığı hatırlanırsa bu davanın yakın zamanda sonlanmasını beklemediğimizi belirtelim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Google büyük antitröst soruşturmasıyla karşı karşıya. LinkedIn Stories özelliğini duyurdu. Perşembe, Quando.
22 Eki 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



