

M. Serdar Kuzuloğlu’nun sizin için seçtikleri, Konyalı Saat Sirkeci mağazasında
Zamanın simgesi saatle özdeşleşen bir mağazacılık anlayışı, elbette en iyi şekilde tarihî bir mekânda temsil edilebilirdi. Konyalı Saat, Sirkeci'de aslına uygun biçimde restore edilmiş bir yapıda açtığı mağazasıyla saat mağazasının…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Dün, Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’ydü. Bu vesileyle birçok sivil toplum kuruluşu yayımladıkları farklı mesajlarda aynı soruna dikkat çekti; yoksullukta büyük oranda artış yaşanıyor.
İnsanın yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyacı olan yeme - içme, barınma gibi birçok temel hakkı karşılayamama durumu olan yoksulluk, bu açıdan bakıldığında aslında bir insan hakları ihlali. Yoksulluğun her gün artması demek de hak ihlallerinin her gün artması anlamına geliyor.
Bizim gibi, yoksulluğun bir hak ihlali olduğunu savunan Derin Yoksulluk Ağı'ndan Hacer Foggo, açlık sınırının da altında, derin yoksulluk yaşayan, geçici işlerde çalışan, güvencesiz, gelecekleri olmayan bu kesim için “sınıfsızlar sınıfı” tanımını kullanıyor. Foggo ayrıca yoksulluğun yalnızca gelir bazında olmadığını, bir “sosyal dışlanma ve sistematik eşitsizlik durumu” olduğunu da belirtiyor.
Dünyada yoksulluk
Eurostat'ın verilerine göre Avrupa Birliği üyesi ülkelerde 2020'de nüfusun %21,9 yoksulluk ya da sosyal dışlanma riskiyle karşılaştı, toplam 96,5 milyon kişi yoksulluk sınırında yaşadı. Yoksulluk sınırında yaşayanların oranının en yüksek olduğu ülkeler %35,8'le Romanya, %33,6'yla Bulgaristan, %27,5'le Yunanistan ve %27'yle İspanya oldu.
“Yirmi yılda ilk”
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres de dün yayımladığı mesajda geçtiğimiz yıl 120 milyon insanın Covid-19'un ekonomileri ve toplumları harap etmesi nedeniyle yoksulluğa düştüğünü söyleyerek “Zamanımız yoksulluğun ahlaki sorumluluğunu taşıyor. Son yirmi yıl içinde ilk defa aşırı yoksullukta artış yaşanıyor” dedi. Guterres küresel toparlanma için üç yönlü bir yaklaşım gerektiğini belirterek bu yönleri “kapsayıcılık”, “dönüştürücülük” ve “sürdürülebilirlik” olarak açıkladı.
- Sefalet Endeksi: İşsizlik, enflasyon, faiz oranı ve millî gelir gibi ekonomik göstergelerin esas alınarak hesaplandığı 2020 yılı Dünya Sefalet Endeksi sıralamasında Venezuela ilk sırada yer aldı. Venezuela'nın ardından sırasıyla Zimbabve, Sudan, Libya ve Surinam geldi. Türkiye de listede, 156 ülke içinden 21’inci sırada, Avrupa ülkeleri arasındaysa ilk sırada yer aldı.
Türkiye’de yoksulluk
Türkiye’de farklı kurumların farklı zamanlarda yayımladığı verilerse günbegün yoksulluğun arttığını kanıtladı. Yakın zamanda açıklanan veriler şu şekilde:
- TÜİK: TÜİK’in verilerine göre 2020'nin sonu itibarıyla Türkiye'de yoksulluk sınırı altında yaşayanların oranı %21,88 oldu, DİSK-AR’sa bu oranı %29 olarak açıkladı. Yine TÜİK’e göre yurttaşların %20,3’ü evlerinin ısınma ihtiyacını karşılayamıyor.
- Türk-İş: Türk-İş tarafından yayımlanan verilere göre eylül ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı 3 bin 49 lira, yoksulluk sınırı 9 bin 931 lira oldu.
- Dünya Bankası: Dünya Bankası'nın verilerine göre yoksul vatandaş sayısı 3 milyon 200 bin kişi artışla, 10 milyon 171 bin kişiye yükseldi. Yoksul sayısı 2019’da 1 milyon 481 bin kişi, 2020’de 1 milyon 751 bin kişi artmıştı.
Hikâyenin yok hâli
Derin Yoksulluk Ağı, yoksullukla mücadeleye dikkat çekmek amacıyla dün “Hikayenin Yok Hâli” isimli bir kitap yayımladı. Kitapta derin yoksulluk yaşayan birçok kişinin, kimi zaman kendisi kimi zaman proje üyeleri tarafından anlatılan hikâyeleri bulunuyor.
“Eşim terk etti bizi. O gittiğinden beri çöpten çıkanları toplayıp yiyoruz. Bir de 200 liralık belediye yardım kartımız var. Bir yıldır İBB ekiplerinden sonra ilk defa zilimiz çaldı, ilk defa evimize ziyarete birisi geldi, yıllardan sonra ilk defa nasıl olduğumuzu soran birisi oldu.” - 14 Nisan 2021
Beyoğlu’nda genç bir aile. Baba lokantada bulaşıkçı olarak çalışıyordu, işten çıkarıldı. Şimdi kâğıt topluyor. Kiraları birikti. Geçinemiyorlar. 8 yaşındaki en büyük çocukları mendil satmaya başladı. - 18 Aralık 2020
“Mendil sattım bütün gün. Biriktiremedim mama parasını. Bebeğim anlamıyor tabii, o kadar az kaldı ki evdeki mama” - 3 Temmuz 2020
Görünmeyen miras
Yoksulluk bir hak ihlali olmasının yanı sıra ailelerin çocuklarına bıraktığı görünmeyen bir miras da aslında. Taşıması bir hayli zorlu olan bu yükün yok edilmesinin hem toplumun hem de devletin desteğiyle mümkün olduğunu belirten Hacer Foggo, miras oluşunu da şu örnekle açıklıyor:
“2006'da tanıdığım ve kentsel dönüşüm sonucu evleri yıkılan 5 yaşındaki Murat, bugün 21 yaşında, yedi-sekiz kere ev değiştirdi. Çok fazla mekân değiştirdiği için ilkokulu terk etti, birkaç kez cezaevine girip çıktı. Günlük işlerde çalışıyor, yarı aç yarı tok yaşıyor. Evlendi, bir çocuğu oldu. Kirasını ödeyemiyor. Bütün hikâye bu, Murat’ın bebeğine miras olarak bırakacağı şey nedir sizce? Onun annesinden devraldığı yokluk…”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Herkese merhaba. ABD Kabil'deki hava saldırısında ölenlerin ailelerine tazminat teklif etti. Sudan'da bir grup, askerin yönetimi ele geçirmesini istedi. Yoksullukla Mücadele Günü'nde yoksulluğun gitgide arttığı vurgulandı.
18 Eki 2021

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




