Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.
Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Uzun yıllardır reklam sektöründe olduğum için kendimi reklam, influencer (etkileyici) ve türevlerine karşı dayanıklı saymak gibi bir yanılgım vardı. Hep içimden derdim ki, "Ben satın almaya ikna eden taraftayım, kolay kolay ikna olmam." Boş özgüven. Çünkü herkes kendi zaaflarından vuruluyormuş; çok geçmeden anlıyor insan. 

En basit örnek: Evdeki okunmamış kitapların sayısı, ortalama insan ömründe okunamayacak kadar çok olmasına rağmen, ne zaman birilerinin bir kitaptan bahsettiğini görsem hemen satın alıyorum. Böylece Abbas Kiyarüstemi’nin hastane odasında, Solmaz Neragi tarafından çalınıp söylenilmesiyle tanıdığım "Nobahari" şarkısının önermesindeki duruma benziyor. 

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

YAZARLAR

Ümit Alan

Yazar ve iletişim uzmanı. Basın ve Yayıncılık ana bilim dalında yüksek lisans yaptı. 2000 yılından itibaren yazılarıyla basında yer almaya başladı. 2009 yılında düzenli medya eleştirisi yazıları yazmaya başladı. Yazılarının konsepti 2016’dan itibaren yeni medya ve dijital medya okur yazarlığına genişledi. Televizyonda "Heberler" (2010-2013) isimli hiciv programının senaryo yazarları arasında yer aldı. "Saray’dan Saray’a Türkiye’de Gazetecilik Masalı" (Can Yayınları, 2015) isimli bir eleştirel basın tarihi incelemesi kitabı var. Socrates Podcasts çatısı altında Can Öz ile birlikte "Yeni Medya 451"i hazırlıyor. Aposto ekibiyle birlikte ise "Ümit Alan ile Medya Tarihi" podcast serisini hazırladı. Aynı zamanda 2003 yılından bu yana iletişim sektöründe danışmanlık ve reklam yazarlığı yapıyor. Profesyonel konuşmacı olarak etkinliklere katılıyor.

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

OKUMAYA DEVAM EDİN

QuandoQuando

HİKAYE

MySpace geri dönüyor: Gerçekten eski sosyal ağları özledik mi?

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Çiğdem Öztabak

·

10 Ağu 2026

MySpace geri dönüyor: Gerçekten eski sosyal ağları özledik mi?
QuandoQuando

HİKAYE

ABD yasaklarken Çin ucuzlatıyor: İnsanlar evlerinde insansı robot istiyor mu?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?

Doğa Yurduneri

·

10 Ağu 2026

ABD yasaklarken Çin ucuzlatıyor: İnsanlar evlerinde insansı robot istiyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

Markaların zorlu GEO sınavı: İtibar makinelere emanet edilirken iletişimciler ne yapacak?

Yapay zeka modelleri artık yalnızca bilgiye ulaşmanın değil, markalar ve kurumlar hakkında kanaat oluşturmanın da en önemli araçlarından biri. Reddit yorumlarından haber metinlerine internette bırakılan her iz, modellerin vereceği yanıtları ve dolayısıyla markanın itibar yönetimini etkileyebiliyor. Peki bu yeni düzende iletişimcilerin işi nasıl dönüşüyor?

Ümit Alan

·

07 Ağu 2026

Markaların zorlu GEO sınavı: İtibar makinelere emanet edilirken iletişimciler ne yapacak?
QuandoQuando

HİKAYE

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?

HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Doğa Yurduneri

·

05 Ağu 2026

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?
QuandoQuando

HİKAYE

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Doğa Yurduneri

·

02 Ağu 2026

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?