İsrail, İran'ın saldırılarına nasıl karşılık verdi


Geleceğin satış gücü otomasyonu: Octapull SFA
OCTAPULL ’un satış gücü otomasyonu uygulaması Octapull SFA , işletmelerin satış süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Saha operasyonlarını dijitalleştirerek işletmelere zaman, efor ve maliyet tasarrufu sağlıyor.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İsrail'in 1 Nisan'da Suriye'deki konsolosluğuna düzenlediği saldırıya yanıt olarak İran, 13 Nisan'da İsrail'e 300'den fazla silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve füzenin görev aldığı bir misillemede bulundu. Fakat İsrail, saldırıların %99'unun imha edildiğini duyurdu. Kalan %1'ini ise ülkenin güneyinde yer alan bir hava üssüne hafif zarar veren balistik füzeler ve büyük ihtimal sıçrayan bir şarapnelden ağır yaralan bir çocuk oluşturuyor.
İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre İran'ın gönderdiği 170 silahlı drone'un hiçbiri İsrail hava sahasını geçmedi; İsrail jetleri, 30 seyir füzesinden 25'ini ise henüz sınırlarına girmeden imha etti.
Bir adım geriden: Suriye'nin başkenti Şam yakınlarındaki İran konsolosluğuna 1 Nisan'da düzenlenen saldırı birçok İranlı komutanın ölümüne neden olmuştu. İran, yaptığı açıklamada 13 Nisan'da düzenlediği saldırının İsrail'e bir yanıt niteliğinde olduğunu belirtti.
İsrail saldırıları nasıl püskürttü?
İsrail, İran'ın saldırısına karşı tek başına değildi. ABD askerî üsleri, ilk olarak yaklaşan SİHA'ları, ardından da seyir hâlindeki balistik füzeleri tespit etti. Ardından İsrail'in Batılı müttefikleri, balistik füzeleri vurmak için savaş uçaklarını kaldırdı. ABD'den iki hava aracı ve iki destroyer, Birleşik Krallık'tan ise birçok jet savunmada kullanıldı. Bu iki ülke dışında Fransa'nın ve adları açıklanmayan Orta Doğulu müttefiklerin de İsrail'e yardım ettiği belirtiliyor.
- Açıklamalar: Birleşik Krallık Başbakanı Rishi Sunak, Kraliyet Hava Kuvvetlerinin (RAF) birçok İran saldırı dronelarını düşürerek "sadece İsrail'de değil, Ürdün gibi birçok komşu ülkede de" insanların hayatlarını kurtardığını vurguladı.
İsrail, İran'ın saldırısına nasıl cevap verdi? (Kaynak: Financial Times)
Müttefiklere ek olarak İsrail'in çok katmanlı füze savunma sistemi ise geri kalan tehdidi ortadan kaldırdı.
Bu sistemlerin dışında ise İsrail, ilk müdaheleyi atlatan füze ve drone'ların sinyallerini GPS sistemlerinde parazit yaparak etkisiz hâle getirdi. Saldırı sırasında Ürdün, Mısır ve daha birçok Orta Doğu ülkesindeki vatandaşlar, Google Maps ve Uber gibi uygulamalarda konumlarının yanlış gözüktüğünü ve İsrail'in GPS frekanslarını bozduğunu belirtti.
İsrail'in Hava Savunma Düzeneği (Aerial Defense Array) 3 katmandan oluşuyor: Demir Kubbe, David'in Sapanı ve Ok.
1. Demir Kubbe (Iron Dome)
2011'den beri kullanılan sistem, en fazla 70 km uzaklıktan gönderilen kısa menzilli roketleri imha etmek için kullanılıyor. Demir Kubbe, fırlatılan roketleri tespit ederek tanesi 80 bin dolara mal olan füzelerle vuruyor.
2. David'in Sapanı (David's Sling)
2017'de kullanıma sunulan sistem, İsrail ve ABD ortaklığında geliştirildi. David'in Sapanı; düşman uçakları, dronelar, balistik füzeler, uzun menzilli roketler ve seyir füzelerini imha etmek için kullanılıyor.
3. Ok (The Arrow)
ABD tarafından geliştirilen sistem, İran'ın fırlattığı balistik füzeler de dahil olmak üzere uzun menzilli füzelere müdahale etmek için kullanılıyor. Tehran'dan fırlatılan 120 balistik füzenin çoğuna müdahale eden ise şüphesiz The Arrow oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İsrail, İran'ın 13 Nisan'daki saldırılarına karşı kendini savunmayı başardı. Google arama motoruysa kaliteli sonuçları gizleyerek bize gol atmaya devam ediyor.
16 Nis 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Silikon Vadisi’ni bir dönem sallayan Theranos skandalı, yakın zamanda yeniden teknoloji, medya ve iş dünyasının merkezine yerleşti. Girişimin kurucusu Elizabeth Holmes, 11 yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından bu kez dünyayı sallayan bir belgeselin ana konusu oldu. Üstelik kendi talebiyle…

Bugüne kadar en azından bir kez bir işi ChatGPT ile yapıp bir daha asla yapay zeka olmadan yapamaz hâle geldiyseniz yalnız değilsiniz. “Beceri atrofisi” olarak adlandırılan bu durum, yapay zekanın hayatımızı kolaylaştırırken bizi nasıl ona bağımlı hâle getirdiğini de açıklıyor. Uzmanlara göre asıl risk, yapay zekanın işimizi elimizden alma potansiyelinde değil, kendi becerilerimize ihtiyaç duymayacak kadar yapay zekaya bağımlı hâle gelmemizde yatıyor.

Yapay zeka modellerinin sayısının artması ve kullanım maliyetlerinin farklılaşması, şirketleri ihtiyaçlarına en uygun modeli bulabilecekleri platformlara yönlendiriyor. Farklı modelleri tek bir çatı altında buluşturan yapay zeka pazaryerleri, geliştiricilere esneklik ve maliyet avantajı sunarken sektörde rekabetin dinamiklerini de değiştiriyor.

Son üç yılda yapay zeka hep pırıltılı manşetlerin diliyle anlatıldı; şimdiyse herkes dönüp bilançoya bakmaya ve bu kadar paranın nereye gittiğini ve ne zaman döneceğini sormaya başladı. 1840’ların demiryolu çılgınlığını hatırlatan bu fiyatlama ve sabır krizi, insan uzmanlığını yok sayarak her problemin üzerine bilgi işlem gücü boca etmenin mucizevi kârlar getireceği inancını da sarsıyor.

Apple, 28 Ekim Çarşamba günü düzenlediği “Pro and Tell” lansmanında dokunmatik ekranlı yeni MacBook Pro modelini tanıttı. OLED ekranlı yeni iPad mini ile M6 çipli iMac ve MacBook Pro da lansmandan hemen önce duyurulan ürünler arasında yer aldı.



