İsrail, İran'ın saldırılarına nasıl karşılık verdi


Geleceğin satış gücü otomasyonu: Octapull SFA OCTAPULL ’un satış gücü otomasyonu uygulaması Octapull SFA , işletmelerin satış süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Saha operasyonlarını dijitalleştirerek işletmelere zaman, efor ve maliyet tasarrufu sağlıyor. Octapull SFA neler sunuyor ? Kapsamlı modüler çözümleriyle satış süreçlerini iyileştirmeyi hedefliyor. Bu modüller, işletmelerin farklı ihtiyaçlarına ve taleplerine kolayca uyum sağlayabiliyor. Envanter takibi, stok yönetimi ve proje yönetimi gibi özellikleriyle operasyonların otomatikleşmesini sağlıyor. Saha satış ekiplerinin eforlarını optimize eden Octapull SFA, satış süreçlerini uzaktan yönetme ve takip etme imkânı sunuyor. Ekipler arası iletişim sürecini kolaylaştırıyor, işletmelerin saha satışlarındaki verimliliklerini maksimuma çıkarıyor. İşletmelerin güvenliğini ve esnekliğini ön planda tutuyor. On-Premise ve SaaS kurulum seçenekleriyle verilerin güvenle depolanmasını sağlarken üçüncü parti yazılımlarla entegrasyon fırsatı sunuyor. Octapull SFA; Uzaktan Kanal Yönetimi (DCM), İleri seviye dinamik raporlama, Gelişmiş sevkiyat işlemleri, Günlük ziyaret takibi, Fiyat, promosyon ve çok yönlü kampanya yönetimi, Mobil uygulama ve daha birçok özelliğiyle işletmelerin satış süreçlerini uçtan uca yönetiyor ve optimize ediyor. OCTAPULL; OctaMeet , Octapull B2B ve Octapull SFA çözümleriyle iş süreçlerini dijitale taşıyor. Octapull SFA hakkında daha fazla bilgi almak ve sektörünüze özel çözümleri keşfetmek için OCTAPULL ’a ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İsrail'in 1 Nisan'da Suriye'deki konsolosluğuna düzenlediği saldırıya yanıt olarak İran, 13 Nisan'da İsrail'e 300'den fazla silahlı insansız hava aracı (SİHA) ve füzenin görev aldığı bir misillemede bulundu. Fakat İsrail, saldırıların %99'unun imha edildiğini duyurdu. Kalan %1'ini ise ülkenin güneyinde yer alan bir hava üssüne hafif zarar veren balistik füzeler ve büyük ihtimal sıçrayan bir şarapnelden ağır yaralan bir çocuk oluşturuyor.
İsrail tarafından yapılan açıklamaya göre İran'ın gönderdiği 170 silahlı drone'un hiçbiri İsrail hava sahasını geçmedi; İsrail jetleri, 30 seyir füzesinden 25'ini ise henüz sınırlarına girmeden imha etti.
Bir adım geriden: Suriye'nin başkenti Şam yakınlarındaki İran konsolosluğuna 1 Nisan'da düzenlenen saldırı birçok İranlı komutanın ölümüne neden olmuştu. İran, yaptığı açıklamada 13 Nisan'da düzenlediği saldırının İsrail'e bir yanıt niteliğinde olduğunu belirtti.
İsrail saldırıları nasıl püskürttü?
İsrail, İran'ın saldırısına karşı tek başına değildi. ABD askerî üsleri, ilk olarak yaklaşan SİHA'ları, ardından da seyir hâlindeki balistik füzeleri tespit etti. Ardından İsrail'in Batılı müttefikleri, balistik füzeleri vurmak için savaş uçaklarını kaldırdı. ABD'den iki hava aracı ve iki destroyer, Birleşik Krallık'tan ise birçok jet savunmada kullanıldı. Bu iki ülke dışında Fransa'nın ve adları açıklanmayan Orta Doğulu müttefiklerin de İsrail'e yardım ettiği belirtiliyor.
- Açıklamalar: Birleşik Krallık Başbakanı Rishi Sunak, Kraliyet Hava Kuvvetlerinin (RAF) birçok İran saldırı dronelarını düşürerek "sadece İsrail'de değil, Ürdün gibi birçok komşu ülkede de" insanların hayatlarını kurtardığını vurguladı.
İsrail, İran'ın saldırısına nasıl cevap verdi? (Kaynak: Financial Times)
Müttefiklere ek olarak İsrail'in çok katmanlı füze savunma sistemi ise geri kalan tehdidi ortadan kaldırdı.
Bu sistemlerin dışında ise İsrail, ilk müdaheleyi atlatan füze ve drone'ların sinyallerini GPS sistemlerinde parazit yaparak etkisiz hâle getirdi. Saldırı sırasında Ürdün, Mısır ve daha birçok Orta Doğu ülkesindeki vatandaşlar, Google Maps ve Uber gibi uygulamalarda konumlarının yanlış gözüktüğünü ve İsrail'in GPS frekanslarını bozduğunu belirtti.
İsrail'in Hava Savunma Düzeneği (Aerial Defense Array) 3 katmandan oluşuyor: Demir Kubbe, David'in Sapanı ve Ok.
1. Demir Kubbe (Iron Dome)
2011'den beri kullanılan sistem, en fazla 70 km uzaklıktan gönderilen kısa menzilli roketleri imha etmek için kullanılıyor. Demir Kubbe, fırlatılan roketleri tespit ederek tanesi 80 bin dolara mal olan füzelerle vuruyor.
2. David'in Sapanı (David's Sling)
2017'de kullanıma sunulan sistem, İsrail ve ABD ortaklığında geliştirildi. David'in Sapanı; düşman uçakları, dronelar, balistik füzeler, uzun menzilli roketler ve seyir füzelerini imha etmek için kullanılıyor.
3. Ok (The Arrow)
ABD tarafından geliştirilen sistem, İran'ın fırlattığı balistik füzeler de dahil olmak üzere uzun menzilli füzelere müdahale etmek için kullanılıyor. Tehran'dan fırlatılan 120 balistik füzenin çoğuna müdahale eden ise şüphesiz The Arrow oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İsrail, İran'ın 13 Nisan'daki saldırılarına karşı kendini savunmayı başardı. Google arama motoruysa kaliteli sonuçları gizleyerek bize gol atmaya devam ediyor.
16 Nis 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?



