

Yepyeni bir ofis deneyimi: Platform Office Yepyeni bir ofis deneyimi şimdi Platform'da Vadipark Seyrantepe ’de hizmet veren Platform Office , kurumsal firmaların tüm ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kapsamlı ve lüks bir ofis deneyimi sunmak için çalışıyor. Nedir? 4.500 m2’lik bir alanda hizmet veren Platform Office , küresel ve yerel kurumsal şirketlere üst düzey bir hizmet sağlamak ve taşınmaya hazır ofislerle çağdaş ve sosyal ofis çözümleri sunmayı amaçlıyor. Neden önemli? Tüm operasyonel giderleri her şey dâhil bir paket programla karşılayan Platform Office , bir ofise dair tüm ihtiyaçları baştan sona yöneterek müşterilerinin zamandan ve enerjiden tasarruf etmesini sağlıyor. Neler var? Dekorasyonu hazır olarak teslim edilen A+ ofis alanları vadeden Platform Office, aynı zamanda lounge ve teras alanı, günlük ofis ve ortak alan temizliği, restoran ve çay-kahve hizmeti, jeneratör hizmeti ve güvenlik, fotokopi ve printer hizmeti, toplantı salonları ve son teknoloji IT altyapısıyla verimli, konforlu ve çağdaş bir çalışma ortamı sunuyor. Siz de Platform Office’in sunduğu ayrıcalıklardan yararlanarak ofis verimliliğinizi artırmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kasım ayı işgücü istatistiklerini yayımladı. Buna göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya göre değişim göstermedi ve %10,2'de kaldı.
Detaylarda neler var?
Mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre, 15 yaşın üzerindeki nüfus yıllık bazda 937 bin kişi artarak 65 milyon kişiyi geçmiş durumda. Aynı dönemde, işgücündeki artış ise 1,7 milyon kişinin üzerinde bulunuyor.
💾 Cep bilgisi: İşgücündeki artışın nüfus artışının üzerinde olması, işgücüne dahil nüfus tanımı ile ilintili. Teknik olarak “emek arzında bulunan veya bulunmak isteyen çalışma çağındaki nüfusu” temsil eden işgücü, çalışma kararını değiştiren hanehalkı nüfusundan doğrudan etkilenir.
İşgücündeki 1,7 milyon kişilik artışa karşın yaratılan 1,9 milyon kişilik istihdam ise işsizlik oranının bir önceki yıl ölçülen %11,2’lik seviyesinden gerilemesini sağlamış durumda.
Geçtiğimiz bir yıllık süre zarfında ayrıca işsiz sayısı 164 bin, işgücüne dahil olmayan nüfus ise 794 bin kişi azalmış durumda.
Arındırılmamış veri setine göre hesaplanan işsizlik oranı ise %9,9 seviyesinde bulunuyor.
Verilere aylık bazda baktığımızda ise işgücüne dahil olmayan nüfusta 229 bin kişilik güçlü bir azalma göze çarpıyor. Bu verinin desteklediği toplam işgücü artışı 308 bin kişi olurken bu artış hacmi içinde sadece 23 bin kişinin istihdam edilmediği görülüyor.
Veri setinde, toplam istihdamın 31,3 milyon kişiyle tarihi zirveye ulaştığı görülüyor. Bu durum, nüfus ve işgücü ile doğrudan bağlantılı olsa da (artan nüfus sebebiyle veride nominal artış görülmesi doğal) ekonominin istihdam yaratma kapasitesinin güçlü seyrettiği teyit edilmiş durumda.
Arındırılmış verinin diğer detaylarında, işgücüne katılım oranının %54,1; istihdam oranının ise %48,6 ile rekor kırdığı görülüyor. Bu iki göstergede son üç yılın ortalama değerleri sırasıyla %51,2 ve %45,1 seviyelerinde bulunuyor.
Tamamlayıcı göstergeler
Veri setinde, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranında ciddi bir iyileşme göze çarpıyor. Bir önceki aya göre 2,6 puan azalan oran %17,8 seviyesine gerilemiş durumda. Bu grup içinde erkeklerde işsizlik oranı %14,4 iken kadınlarda işsizlik oranı %23,9 seviyesinde bulunuyor.
Genç nüfusta işsizlik oranında da göze çarpan cinsiyet tabanlı ayrışmanın veri setinin genelindeki devamlılığı da korunuyor. Erkek nüfusta işgücüne katılım oranı %72,1; istihdam oranı %65,7 ve işsizlik oranı %8,8 olarak gerçekleşirken, kadın nüfusta aynı oranlar sırasıyla %36,4; %31,7 ve %12,9 seviyelerinde.
TÜİK'in 2021 başından bu yana tamamlayıcı işgücü göstergeleri adında yayımladığı göstergelerden en önemlisi olan geniş tanımlı işsizlik oranında ise 50 baz puanlık yükseliş söz konusu. Potansiyel işgücü hesaplamasını da içine alan oran %20,8 olarak açıklandı.
Haftalık çalışma saatleri ise ortalamalardaki seyrini sürdürüyor ve bu alanda kayda değer bir değişim söz konusu değil.
Yansımalar
Verinin ardından Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, "Türkiye Ekonomi Modeli’mizin temel taşlarından biri olan İstihdam, kasım ayında bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 31,6 milyon kişiye ulaşmış ve böylece istihdamda Cumhuriyet tarihi rekoru bir ileri seviyeye taşınmıştır" dedi.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), hesaplamalarına göre geniş tanımlı işsiz oranının %20,8 olduğunu açıkladı. Raporda, 7,9 milyon kişinin işsiz olduğu, resmi işsizlerin %90'ının işsizlik ödeneği almadığı, genç nüfusta işsizliğin ise %23,9 olduğu ifadeleri yer alıyor.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel ise konuk olduğu televizyon programında TÜİK'in veri setinde sektörel bilgilerin yer almadığını, bu sebeple de istihdam artışının hangi sektörlerde yaşandığını tespit edemediklerini söyledi.
Değerlendirme ve beklentiler
Veri seti, ekonomideki (sanayi üretimi verileriyle de teyit edilen) yavaşlama eğilimine rağmen istihdam piyasasının canlılığını koruduğunu gösteriyor. Ortalamaların üzerinde artmaya devam eden işgücüne (ki bu salgın sonrası dönem ve enflasyonist ortam sebebiyle makul karşılanabilir) istihdam yaratma kapasitesinin devamlılığı son derece olumlu olarak değerlendirilebilir.
Meclis gündemine gelmesinin ardından devreye alınması beklenen emeklilikte yaşa takılanlar düzenlemesi hem temel göstergelerde hem de genç nüfusta işsizlik verileri üzerinde etkileri olacaktır. Yaşlı nüfusun işgücünden çıkmasının manşet işsizlik oranını; yerlerine istihdam edilecek grubun ise genç nüfusta işsizlik oranını aşağı çekmesi bekleniyor. Tahminler, düzenleme ile birlikte toplam işgücünün yaklaşık %2’sinin emekli olacağı yönünde.
Veri setindeki en önemli yapısal sorunlardan biri olan kadın istihdamı sorununun ise kısa vadeli bir çözümü bulunmuyor. Bu alanda hafif gerileyen işsizlik oranı ve artan işgücüne katılım oranı küçük bir teselli niteliğinde.
Kısa-orta vadede ise ekonomik yavaşlama sebebiyle göstergelerde bozulma yaşanması ise sürecin doğal bir sonucu olarak kabul edilebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BIST 100 günü %3'ten fazla düşüşle tamamladı. TÜİK işsizlik ve sanayi üretimi verilerini açıklarken, Fed Başkanı Powell birtakım açıklamalarda bulundu
11 Oca 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.
14 Eyl 2026

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?



