

İş Bankası’ndan size özel bir dünyanın kapısını açan kart: Privia Black
Siz dünyanın herhangi bir yerinde yeni ve benzersiz deneyimlerle kendi hikayenizi yazarken Privia Black yanınızda. Özgün lezzetleri, masmavi denizleri Privia Black’in sunduğu prestij ve konforla keşfedin.
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Yer Elmadağ'daki meşhur avlu. Sofrada kavanozda balık. Reçete: Tülin Bozüyük
Malzemeler
Fileto balık (levrek, lüfer veya tercih ettiğiniz balık)
1-2 adet ayıklanmış jumbo karides
2-3 diş sarımsak
3-4 cherry domates
3-4 siyah zeytin
8-10 adet kapari
2 dal taze kekik
Tuz
Tane karabiber
Arzuya göre doğranmış chili biber
Zeytinyağı (malzemelerin üstünü geçecek kadar)
Hazırlık ve pişirme
Levrek, lüfer ya da ne isterseniz ama mutlaka mevsiminde olsun. Balıkları fileto yapıp porsiyonluk parçalara ayırın. Ben yanına 1-2 adet ayıklanmış jumbo karides eklemeyi seviyorum.
Balık ve karidesleri kilitli bir kavanoza yerleştirin. Üzerine diş sarımsak, cherry domates, siyah zeytin ve kapari ekleyin. Taze kekikleri serpiştirin, ardından biraz tuz, tane karabiber ve arzuya göre doğranmış chili biber eklemeyi unutmayın. Tüm malzemelerin üstünü geçecek kadar zeytinyağı ekleyin ve kavanozu sıkıca kapatın.
Kavanozu su dolu bir tencereye yerleştirin. Suyu 60°C'ye kadar ısıtın ve bu sıcaklıkta 45 dakika pişirin. Farklı ısı ve süre denemeleri de yapabilirsiniz. Hatta daha yüksek sıcaklıkta, daha kısa süre pişirdiğim denemelerim de gayet iyi sonuç verdi.
Servis zamanı geldiğinde kavanozu açın ve içindekileri tabağa alın. Kalan aromalı zeytinyağı sosu ise makarnayla karıştırıp değerlendirebilirsiniz.
Afiyetle.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Mahallede komşuluk ilişkileri, avluda akşam yemekleri. Not defterinde kavanozda balık reçetesi var.
18 Eki 2024

YAZARLAR

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.



