Uydular aracılığıyla veri aktarımı sağlayan Kepler Communications, 92 milyon dolar yatırım aldı

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Toronto merkezli uydu telekomünikasyon sağlayıcısı Kepler Communications, girişime 2016 yılındaki tohum yatırım turundan bu yana yatırım yapan IA Ventures tarafından yönetilen Seri C turda 92 milyon dolar yatırım aldı. Yeni yatırımla birlikte girişimin şimdiye kadar aldığı toplam yatırım miktarı 200 milyon doları aştı.
Geniş açı: Kepler Communications, yeni yatırımı önümüzdeki yıl optik iletişim uydularından oluşan bir uydu takımyıldızını fırlatmak için kullanacak. Söz konusu yeni uydular, Kepler'in Güneş'le eşzamanlı yörüngelerde (SSO) çalışan 19 frekanslı uydudan oluşan mevcut uydu ağına katılacak. SpaceX'in önümüzdeki hafta başlayacak olan Transporter-7 görevi ile bu takımyıldızına iki uydunun daha katılması planlanıyor.

- Kepler'in web sitesinde yer alan bilgilere göre, yeni optik röle ağı alçak Dünya yörüngesindeki uydulara 2,5 Gbps hızında veri iletecek. Girişim, sürekli bağlantı sağlamak için optik iletişim uydularını SSO'da "ortogonal düzleme yakın iki düzleme" yerleştirmeyi planlıyor.
- Dünya'da internet trafiğinin nasıl değiş tokuş edildiğine benzer şekilde, uzay içi veri aktarımı için internet değişim noktaları olarak hareket edecek olan bu ağ altyapısı ile Kepler, uzay araçları arasında ve Dünya'ya gerçek zamanlı veri aktarımlarını mümkün kılacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.



