💿 King Krule'un yeni albümü yolda

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
King Krule, Edgar the Beatmaker, gerçek adıyla Archy Marshall, 2010’lu yılların başında atıldığı kısa süreli kariyerinde yarattığı çok çeşitli işleriyle nevi şahsına münhasır bir müzik kataloğunun sahibi.
Zira Archy’nin müziğinde J Dilla beat’lerinin, abstract hip-hop’un, post-punk’ın, lo-fi gitar baladlarının ve daha birçok başka janrla ses motiflerinin izi var. Derin gırtlaklı koyu vokali, sisli ve buğulu görselliği, gölgeler ardında yaşadığı gizil hayatı; onu çağdaş müziğin benzersiz temsilcilerinden birine dönüştüren etmenlerden bazıları.

King Krule. | Fotoğraf: Joshua Gordon
Marshall’ın çok raflı müzik kütüphanesine giren çok yönlü işlerini King Krule kataloğunda olduğu kadar; Zoo Kid, Edgar the Beatmaker ve doğum adıyla ürettiklerinde, Mount Kimbie ve Horsey gibi gruplarla düetlerinde, Jadasea için yaptığı prodüktörlükte de görmek mümkün. Şimdiden böylesi engin ve çok boyutlu mirası arkasına alan Archy Marshall, 2020 yılında Man Alive!’la ara verdiği King Krule müzik külliyatını genişletmeye devam ediyor.
Bu yılın 9 Haziran günü Matador records etiketiyle yayımlanacak yeni King Krule stüdyo albümü Space Heavy’i duyuran Archy, albümden ilk tekli Seaforth’u eşlikçisi video klibiyle birlikte paylaştı. Yönetmenliğini Jocelyn Anquetil’in, sinematografisini Fraser Rigg’in yaptığı klip, Marshall’ın alametifarikası analog görselliğini sürdürürken, Seaforth da müzisyenin soyut ve minimalist besteciliğinin duyabileceği bir şarkı oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.

İşitme engelli bireyler titreşim, ritim, beden hareketleri, ışık ve işaret diliyle müziğin başka bir dünyasını keşfediyorlar. İşitme engelli müzisyenlerden oluşan Moon Deaf Music üyeleri ve uzmanlar ile biraraya geldik; müziğin yalnızca kulakla duyulan bir şey olmaması üzerine konuştuk.

Contemporary Istanbul’un şehirdeki 21. edisyonu, sanat fuarlarının işlevine bakmak için iyi bir fırsat. Buradan yola çıkarak kaputu açıyoruz: Fuarların rolleri nasıl değişti, şehirlerle ilişkileri neden önem kazandı ve fuarın mesaisi neden fuar günleriyle sınırlı kalmıyor?

14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.



