Kuantum bilgisayarlar, kripto varlıkları için bir tehdit mi?

Kuantum bilgisayarlar, kripto varlıkları için bir tehdit mi?

18 Kasım - Omtera - Quando
Omtera ile birlikte

En iyi müşteri deneyimini Freshworks’le yaratın Omtera’nın Freshworks ürünleriyle dijital dönüşümde yerinizi alırken müşterilerinizin size her an erişebildiği bir kuruluş olmanın keyfini çıkarın. Nedir? Dünyada 50.000’den fazla kurumun müşterilerine Whatsapp, Facebook, e-posta ve canlı sohbet gibi kanallardan 360° müşteri desteği sağlayan alanında lider marka Freshworks , işletmenizin en üstün omnichannel müşteri destek deneyimi sunmasını sağlıyor. FreshWorks ürün ailesinde neler var? Ekiplerin e-posta, WhatsApp, telefon, canlı sohbet ve sosyal medya gibi birden fazla kanaldan gelen konuşmaları yönetmelerini sağlayan, kullanımı kolay müşteri destek platformu Freshdesk ; sunduğu yapay zeka tabanlı sohbet robotuyla en az canlı müşteri temsilcisi kadar başarılı şekilde kesintisiz müşteri deneyimi sunuyor. Gelişmiş son kullanıcı deneyimine sahip, kullanımı kolay, basit bir BT hizmet masası olan Freshservice ; arıza ve talep yönetim sürelerini minimuma indirerek, modern, hızlı ve bütçe dostu bir çözümle IT hizmet yönetimi (ITSM) süreçlerini mükemmelleştiriyor. Satış ve pazarlama araçlarını tek bir uygulamada birleştiren, aynı zamanda Freshdesk entegrasyonuyla satış sonrası süreci de kapsayan entegre ve kesintisiz bir CRM deneyimi sunan Freshsales ; müşterilerle akıllıca ve doğru zamanda diyaloglar gerçekleştirerek hedeflenen satışlara çok daha hızlı ulaşmayı sağlıyor. Omtera’nın Freshworks ürünlerini 21 gün boyunca ücretsiz denemek ve dijital dönüşümün ayrıcalıklarından faydalanmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Kripto varlıklar, finans sisteminden tutun oyun sektörüne kadar bir çok alanda büyük bir dönüşümü tetikliyor. Özellikle güvenlik ve şeffaflık gibi alanlarda gelişmiş olan kripto dünyasının yolu bir başka nefes kesen teknolojinin yoluyla kesişiyor: Kuantum bilgisayarlar.

Bu hızlı bilgisayarlar yeni ilaçların geliştirilmesinden tutun makine öğrenmesi ve yapay zekaya kadar birçok alanda kullanılabilir. Kripto dünyası ise bu teknoloji dolayısıyla gelecekte zarar görebilir. Bunun nedenini anlayabilmek adına kuantum bilgisayarların ve kripto varlıkların ayrı ayrı değerlendirilmesi ve hangi alanlarda problemlerin oluşabileceğinin anlaşılması lazım.

Kuantum bilgisayarlar 

Kuantum bilgisayarlar, günlük hayatımızda kullandığımız bilgisayarlardan oldukça farklı. Klasik bilgisayarlar bilgiyi işlemek için transistörleri kullanır ve bu transistörler “0” veya “1” değerlerinden yalnızca birine sahip olabilirler. Ancak kuantum bilgisayarların temel hafıza birimi olan qubit’ler aynı anda “0” ve “1” değerlerini taşıyabilir. Klasik bilgisayarlarda transistör sayısı ile işlem kapasitesi lineer olarak artarken kuantum bilgisayarlara eklenen her bir qubit işlem kapasitesini üssel olarak artırır. Bu nedenle bu bilgisayarlar hem daha verimli hem de çok daha hızlıdır. 

Nasıl bir hızdan bahsettiğimizi bir örnekle açıklayalım. Her bir öğenin kontrolü için 1 milisaniye işlem yapan klasik bir bilgisayarın 1 trilyon öğeden oluşan bir listeden spesifik bir öğeyi bulması yaklaşık bir hafta alır. Aynı işlemi kuantum bilgisayarlar 1 saniyede yapar. Bu hız ve işlem kapasitesi günümüzün şifreleme teknolojilerini gelişmeye  zorlayabilir.

cnet üzerinden

Kripto varlıklar

Kripto varlıklar ise kabaca blok zinciri teknolojisiyle çalışan bir değer sistemi olarak tanımlanabilir. Blok zincirini ise dijital bir muhasebe defteri olarak kafamızda canlandırabiliriz. Bu defter, bir merkezi bulunmaksızın, bilgisayar ağlarına dağıtılmıştır. Dolayısıyla bu teknoloji son derece merkeziyetsiz ancak bir o kadar da güvenli ve şeffaf bir sistemdir. Kripto varlıklar geleneksel banka hesaplarında değil, cüzdan (wallet) denilen dijital adreslerde tutulurlar ve bu adresler açık ve gizli olmak üzere iki anahtara sahiptirler. Kullanıcıların varlıklarını yönetmesine imkan sağlayan bu anahtarlar, nihayetinde uzun harf ve rakamlardan oluşan şifrelerdir. Adı üstünde “kripto” varlıklar, bu şifreleme sayesinde kullanıcının varlıklarını koruma taahhüdünde bulunurlar.

Kuantum bilgisayarlar kripto varlıkları tehdit edebilir mi?

Yani kripto varlıkların vaad edildiği şekilde blok zinciri üzerinde güvenle tutulması için şifrelemenin yeri oldukça önemli ve bugünkü bilişim teknolojisiyle halihazırdaki şifreleme metodlarının etrafından dolaşmak neredeyse imkansız. Ancak kuantum bilgisayarların işlem gücünün zamanla artmasıyla bugünün şifreleme metodları yetersiz kalabilir. Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Profesörü ve bilgisayar güvenliği girişimcisi Dawn Song, bu bilgisayarların yeteri kadar güçlenmesi durumunda bütün güvenlik garantisinin boşa çıkacağını ifade ediyor.

Şifrelerin gelecekte kuantum bilgisayarlar aracılığıyla çözülmesi durumunda kullanıcılar taklit edilebilir ve fonlarını ve varlıklarını kaybedebilir. Ancak bunun olması için teknolojinin bugünkünden çok daha uzun sürede ve miktarda qubit çalıştıracak şekilde gelişmesi gerekiyor. Bu nedenle kuantum bilgisayarların bu denli gelişmesi için daha zaman var gibi görünüyor. Öte yandan bu cihazların başka amaçlar adına işlem kapasitelerini ve sürelerini geliştirmek için çalışmalar sürüyor. Classiq Technologies adlı kuantum yazılım şirketinin CEO’su Nir Minerbi birkaç yıla blok zincirlerin şifrelerini çözebilecek teknolojilerin gelişeceğini söylüyor.

Post-kuantum şifreleme

Kuantum bilgisayarların kripto varlıkları tehdit edebilecek gelişkinliğe gelmesi tabii ki rahatsız edici bir senaryo. Ancak bu kripto dünyasının sonu demek değil. Uzmanlar kuantum bilişiminin gelişiminin kripto ekosistemini sekteye uğratmasının önüne geçilebileceğini belirtiyor. Önerilen çözüm ise bilişim sektörünün de kripto dünyasıyla aynı motivasyonu paylaşarak üzerine çalışmaya başladığı yeni bir şifreleme teknolojisi: Post-kuantum şifreleme teknolojisi

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), post-kuantum kripto algoritması arayışlarında başı çekiyor. NIST, dijital anahtarların değişimi ve yeni dijital imzaların eklenmesi olarak iki şifreleme görevini yerine getirecek 82 aday algoritmadan 7 tanesini final testlerine tabi tutmak için seçti. Anahtar değişimi ve dijital imzaların post-kuantum sürecinde iyileştirilmesi yeni kuantum teknolojilerinin yarattığı tehdit alanını ciddi oranda daraltabilir. 2022’nin başlarında bu algoritmalardan birkaçının standardize edilmeye başlanması ve 2024 yılı civarında yayınlanması bekleniyor.

Buna ek olarak kuantum bilgisayarları ve şifreleme üzerine çalışan uzmanların birbirleriyle iletişim içinde olmaları ve bu bağlamda iki çalışma alanı arasındaki açıklığı kapamaları önemli. Kripto dünyası ise analiz ve hazırlıklarını hızlandırmalı ve şifreleme teknolojilerini proaktif bir şekilde geliştirmeli ve sistemlerine entegre etmeli.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

💬 Kuantum bilgisayarlar, kripto varlıkları için bir tehdit mi?

Açık anahtar kriptografisini ihlal etme potansiyeline sahip güçlü kuantum bilgisayarlarının yakın gelecekte kripto dünyasına önemli etkileri olabilir.

18 Kas 2021

Omtera ile birlikte
The Wired

YAZARLAR

Oğuzhan Aydın

Writer @ Pareto

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Kurumların yeni kör noktası: Şirketler ve çalışanlar ayrı AI araçları kullanıyor

Bugün artık pek çok şirket, verilerinin kontrollü bir ortamda kalması için çalışanlarına kurumsal bir yapay zeka hesabı sağlıyor. Fakat çalışanlar, bir sunum hazırlarken ChatGPT'yi, toplantı notlarını toparlarken Claude'u ya da raporlardaki verileri görselleştirirken Gemini’ı kullanmayı tercih edebiliyor. Daha pratik bulunduğu için kişisel bir hesap üzerinden yapay zekaya yüklenen bir dosya, şirket içi finansal veriler ya da müşteri bilgilerini içeriyorsa bir anda şirketin en büyük kör noktalarından birine dönüşebiliyor.

Doğa Yurduneri

·

06 Eyl 2026

Kurumların yeni kör noktası: Şirketler ve çalışanlar ayrı AI araçları kullanıyor
QuandoQuando

HİKAYE

Hype döngüsünün ötesi: AR’ın geleceği gösterişte değil, faydada olabilir mi?

Artırılmış gerçeklik (AR), tüketici pazarında hâlâ kitlesel olarak benimsenmenin yollarını ararken teknolojinin asıl etkisi çok daha kritik kullanım alanlarında ortaya çıkıyor. Duygu Daniels, itfaiyecilerin görüş mesafelerinin sıfıra düştüğü ortamlarda yollarını bulmalarına yardımcı olan AR teknolojileri geliştiren Ömer Hacıömeroğlu ile AR’ın bugünkü kullanım alanlarını, yapay zekayla kesişimini ve geleceğini konuştu.

Duygu Daniels

·

04 Eyl 2026

Hype döngüsünün ötesi: AR’ın geleceği gösterişte değil, faydada olabilir mi?
QuandoQuando

HİKAYE

Siyasi iletişimi hacklemek: Sentetik vatandaş çağında kamuoyu nasıl oluşur?

Güney Kaliforniya’da bir hava kalitesi düzenlemesi, oylama öncesinde kuruma yağan on binlerce muhalefet e-postasının ardından reddedildi; sonradan bu mesajların en az 20 bininin "yapay zeka destekli taban savunuculuğu grubu" CiviClick üzerinden üretildiği ve bazı kimliklerin rızasız kullanıldığı ortaya çıktı. Yapay zeka, kamusal katılım için gereken zaman ve emeği neredeyse sıfıra indirirken sahte kamuoyu üretmeyi de çok daha ucuz ve ikna edici hâle getiriyor. Peki gerçek bir toplumsal tepkiyle sentetik kamuoyunu nasıl ayırt edeceğiz?

Ümit Alan

·

04 Eyl 2026

Siyasi iletişimi hacklemek: Sentetik vatandaş çağında kamuoyu nasıl oluşur?
QuandoQuando

HİKAYE

Posta güvercinine dönüş: Teknolojinin geleceği ekransız giyilebilir cihazlarda mı?

Ekran yorgunluğunun zirveye ulaşması ve minimalizmin bir statü göstergesi hâline gelmesi, giyilebilir cihaz alanında yeni bir ürün kategorisinin doğmasına yol açıyor. Bir zamanlar lüks, teknolojiye daha fazla erişebilmek anlamına gelirken bugün bunun antitezi, bir ayrıcalığa dönüşüyor: Teknolojiye sahip olmak ama ona bakmak zorunda olmamak.

Doğa Yurduneri

·

02 Eyl 2026

Posta güvercinine dönüş: Teknolojinin geleceği ekransız giyilebilir cihazlarda mı?
QuandoQuando

HİKAYE

Apple yapay zekayı buluttan Mac’e taşıyor: AI’ın yeni adresi kişisel bilgisayarlar mı?

OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.

Doğa Yurduneri

·

30 Ağu 2026

Apple yapay zekayı buluttan Mac’e taşıyor: AI’ın yeni adresi kişisel bilgisayarlar mı?