Latin Amerika'da borç alarmı

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Bugün ellili yaşlarının üzerindeki Latin Amerika vatandaşları, geçmişten gelen bir hayaletle karşı karşıya. Pandeminin kuzey yarımküreden sonraki merkezi hâline gelen kıtada hükümetler, salgınla mücadele etmeye çalışırken ekonomilerini ayakta tutabilmek için hızla borçlanıyor. Artan borç yükü, akıllara kriz ve resesyonla geçen 1980'leri getiriyor.
- Kayıp on yıl: 1970'lerde yaşanan iki petrol krizi, Latin Amerika ülkelerinin cari açığını önemli ölçüde artırmıştı. Aynı dönemde cari fazla veren petrol ihraççısı ülkeler, ellerindeki fazla likiditeyi ABD merkezli bankalara aktarmış, ABD bankaları ise bu kaynakları kredilerle Latin Amerika ülkelerine yönlendirmeye başlamıştı. 1970 yılının sonunda kıtadaki ülkelerin toplam borçları 29 milyar dolarken 1982'de bu rakam 327 milyar dolara ulaşmıştı. 1980'lerin başında dünya ekonomisinin resesyona girmesiyle Latin Amerika ülkeleri, artan faiz oranları ve kısalan vadeler nedeniyle borçlarını çevirememeye başladı. Ağustos 1982'de o dönem toplamda 80 milyar doları bulan borçlarını ödeyemeyeceğini ilan eden Meksika'nın ardından bölgedeki diğer ülkeler de borçlarını yeniden yapılandırmak durumunda kaldı. Likidite akışının aniden kesilmesiyle kıtadaki ülkeler derin bir resesyona girdi ve bu dönem sonradan Latin Amerika'nın "kayıp on yılı" olarak adlandırıldı.
- Günümüz: Latin Amerika ekonomileri, pandemiyle sarsılmadan önce de kırılgan bir görünüm sergiliyordu. Yavaş büyüme hızları, zayıf sağlık sistemleri, düşük vergi gelirleri ve emtia ihraçlarına bağımlılık gibi etkenlerin üzerine pandemi de eklenince bölgedeki ülkelerin bütçeleri alt üst oldu. ABD merkezli Uluslararası Finans Enstitüsü (IFI), gelişmekte olan ülkeler arasında bu yıl borçlarının gayrisafi yurt içi hasılasına (GSYH) oranı en çok artan ülkelerden üçünün Şili, Brezilya ve Meksika olduğunu söylüyor. Ekonomik araştırmalar şirketi Capital Economics'e göre ise geçtiğimiz yıl borç/GSYH oranı %76 olan Brezilya'da bu rakamın bu yıl %100'e ulaşması bekleniyor. Meksika'da daha önce dışişleri ve maliye bakanlıkları yapmış olan OECD Genel Sekreteri Ángel Gurría, yatırımcıların artan borç yüküne toleransı olmadığını belirterek bir ülkenin borç/GSYH oranı %50'yi geçtiğinde yatırımcıların endişelenmeye başladığını, %60'ı geçtiğinde uyarı ışıklarının yandığını, %70-75 seviyesi geçildiğinde ise "tüm alarmların çaldığını" söylüyor.
- Arjantin: Yukarıda olasılıklardan bahsetmiş olsak da kıtadaki bazı ülkeler çoktan borçlarıyla ilgili sorunlar yaşamaya başladı. Bu bağlamda en büyük sorunu yaşayan ülkelerden biri, bültenlerimizde sıkça yer alan Arjantin. 65 milyar dolarlık dış borcunu yeniden yapılandırmak için alacaklılarıyla aylardır anlaşmaya çalışan ülke, mayıs sonunda bu borcundan doğan 500 milyon dolarlık bir kupon ödemesini gerçekleştiremeyerek tarihinde dokuzuncu kez temerrüde düşmüştü. Müzakere süreci içerisinde hükümetin ve alacaklıların teklifleri arasındaki fark fazlasıyla kapanmış olsa da 4 Ağustos olarak belirlenen yeni "son tarihe" günler kala taraflar hâlâ bir anlaşma sağlayabilmiş değil. Arjantin hükümeti, geçtiğimiz günlerde kurumsal yatırımcıların oluşturduğu üç büyük alacaklı grubuna yeni bir teklif iletmiş ve Devlet Başkanı Alberto Fernández, daha fazlasını yapamayacaklarını belirterek bunun gerçek anlamdaki son teklifleri olduğunu söylemişti. Ne var ki, alacaklılar bu teklifi de reddetti ve kendi karşı tekliflerini hükümete sundu. Önümüzdeki haftalar ve aylarda yaşanacak gelişmelerin Arjantin başta olmak üzere Latin Amerika ülkelerinin ekonomik geleceğine ilişkin bize neler göstereceğini biraz merak, biraz da endişeyle bekliyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bavyera merkezli BMW, elektrikli araç dönüşümünü hızlandırıyor. Latin Amerika ülkeleri ise 1980'leri anımsatan bir dejavu yaşıyor.
28 Tem 2020

YAZARLAR

İren Can Kuyucu
İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





