Microsoft'ta tarihi sızıntı


Aradığın kampanya bu kampanya: Samsung’da Büyük TV Günleri başladı Sevgili Quando okuru, tutkunu olduğun oyun deneyimini; sabahlara kadar izleyeceğin eğlenceli içeriklerin, film ve dizilerin dünyasını Samsung ’un televizyonlarıyla yaşamak için fırsat bu fırsat . Nedir? Samsung TV ’lere, Büyük TV Günleri’ne özel 50.000 TL’ye varan Para Yüklü Kart fırsatıyla sahip olabilirsin. Kampanyanın; NEO QLED 8K, NEO QLED 4K, QLED 4K, OLED ve UHD 4K modellerinde, 8 Ekim’e kadar geçerli olduğunu da hatırlatalım. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilir, aradığın Samsung TV ’yi orada bulabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Artık duymayanınız kalmamıştır, Microsoft bir yılı aşkın bir süredir Call of Duty, World of Warcraft, Overwatch ve Diablo gibi sevilen oyunların arkasındaki isim olan Activision Blizzard'ı satın almaya çalışıyor. 68,7 milyar dolarlık devasa anlaşma, oyun tarihinin en büyük satın alması olarak biliniyor.
Gelgelelim, anlaşmanın duyurulmasından bu yana hem Sony gibi rakip şirketlerden hem de düzenleyici kurumlardan gelen itirazlar, satın almanın gerçekleşmesini engelliyor. Söz konusu düzenleyici kurumlardan biri ise ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) olarak karşımıza çıkıyor.
FTC, anlaşmanın engellenmesi için bir süre önce dava açmıştı. İşte bu dava kapsamında ortaya çıkan birtakım belgeler, Microsoft'u bayağı bir zora soktu.
Neler oldu?
Şirket tarihindeki en büyük sızıntı olarak nitelendirilen sızıntı, Microsoft'un FTC'nin açmış olduğu dava kapsamında bir mahkemenin web sitesine yüklediği bir dizi düzenlenmemiş belge nedeniyle yaşandı. İnternette hızla yayılan sızıntı, oyun devinin sadece gelecek yıllara dair yol haritasını değil, iç işleyişine ilişkin daha önce hiç görülmemiş bilgileri de açığa çıkardı.
Yeni ve yenilenmiş konsollar
Sızıntılardan öğrendiğimiz ilk şey, Microsoft'un Xbox X ve Xbox S konsollarının geliştirilmiş versiyonlarını piyasaya sürmeyi planladığı oldu. Dahili belgelere göre şirket, Brooklin kod isimli Series X konsol yenilemesini Kasım ayında yapmayı planlıyor.
Kutu şeklindeki selefine göre daha silindirik bir forma sahip konsolun disk sürücüsünün bulunmadığı ve 2 terabayt depolama alanı ile USB-C ön bağlantı noktasına sahip olduğu belirtiliyor. Dahası, daha hızlı Wi-Fi ile yeni bir kontrol cihazı gibi özellikler vaat eden cihazın 499 dolarlık fiyat etiketine sahip olacağı aktarılıyor.
Series S yenilemesine gelecek olursak, belgelerde Ellewood kod ismiyle bahsedilen yeni konsola ilişkin elimizde biraz daha kısıtlı bilgi bulunuyor. Daha iyi depolama ve Wi-Fi sunacağı belirtilen konsolun, "satışları en üst düzeye çıkarmak için" tatil döneminde 299 dolara piyasaya sürüleceği belirtiliyor.
Belgelerde karşımıza çıkan bir diğer şey ise yeni bir oyun kumandası. Buna göre, "Sebile" kod isimli iki tonlu kumanda doğrudan buluta bağlantı, şarj edilebilir ve değiştirilebilir pil, hassas dokunsal geri bildirim, sessiz düğmeler ve başparmak çubukları gibi özellikler içeriyor.
Bunlarla birlikte, belgeler, Microsoft'un yeni nesil konsoluna da ışık tutuyor. Bulutu tamamen kullanacak bir "hibrit oyun platformu" olarak nitelendirilen ve "yalnızca istemci donanımının yeteneklerinin ötesinde yeni performans seviyeleri" sağlayacağı ifade edilen konsol için şirket 2028 yılını hedefliyor.
Sızıntın, Microsoft'un Activision Blizzard dışında gözüne kestirdiği oyun şirketlerini de gözler önüne seriyor. Microsoft yöneticileri Chris Capossela ve Takeshi Numoto'ya 2020 yılında gönderdiği bir e-postaya göre Xbox başkanı Phil Spencer, Nintendo'yu da satın almak istiyor.
Nintendo da Microsoft'un merceğinde
E-posta'ya göre Spencer, oyun alanında şirket için en önemli varlık olduğunu belirttiği Nintendo'yu satın almanın bir "kariyer anı" olacağını belirtiyor. ABD merkezli şirketler arasında Nintendo'yu satın alma konusunda en iyi konumda olduklarını hissettiğini ifade eden Spencer, iki şirket için "karşılıklı olarak kabul edilebilir bir birleşme" görmediğini, "düşmanca eylemin iyi bir hareket olacağına inanmadığını" ve bu nedenle uzun bir oyun oynadıklarını da sözlerine ekliyor.
Dahası, Spencer Nintendo'nun yanı sıra Valve'nin satın alınmasına da sıcak baktığını; "fırsat doğarsa" her iki şirketle birleşmeyi ya da satın almayı desteklediklerini belirtiyor.
- Bir adım geriden: Dava kapsamında daha önce çıkan belgeler, Microsoft’un Zynga, Niantic, Sega Sammy ve Square Enix gibi isimleri satın almak için görüşmeler gerçekleştirdiğini göstermişti.
Elder Scrolls sevdalılarına üzücü haber
Sızıntının bizlere sunduğu son önemli bilgi ise Elder Scrolls'u ilgilendiriyor. Buna göre, sadece PC ve Xbox için yayınlanacak olan Elder Scrolls IV için tarih en erken 2026 yılı gibi gözüküyor.
Ne dediler?
Sızıntının yayılmasının ardından yaptığı açıklamada FTC sözcüsü Douglass Farrar, belgelerin internete yüklenmesinden kurumun sorumlu olmadığını söyledi ve bu söylem, mahkeme tarafından da doğrulandı. Dahası, sızıntısının içerdiği hassas bilgiler göz önüne alındığında sorumlunun Microsoft olabileceği değerlendiriliyor; ancak bu da henüz doğrulanmış değil.
Phil Spencer ise konuya ilişkin olarak X'te yaptığı açıklamada, sızan bilgileri hepsinin güncel olmadığına dikkat çekti. "Eski e-postalar ve belgeler etrafında konuşulanları gördük. Ekibimizin çalışmalarının bu şekilde paylaşıldığını görmek can sıkıcı çünkü çok şey değişti ve şu anda ve gelecekte heyecanlanacak çok şey var." ifadelerini kullanan Spencer, hazır olduklarında gerçek planları paylaşacaklarını da sözlerine ekledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Intel'in 20 yıllık cezası. NFT'lerin çöküşü. NASA'nın Dünya'ya getirdiği ilk asteroit örnekleri. DALL-E 3 duyurusu.
26 Eyl 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



