Mistral 1 yaşını doldurmadan OpenAI’a rakip olabilecek mi?


BMI’dan: Stratejik Teknoloji Yönetimi (CTO) Sertifika Programı başlıyor Nedir? Bilgi teknolojileri yönetimi alanında deneyim sahibi ve bu alanda kariyerini geliştirmeyi hedefleyen iş dünyası profesyonellerine yönelik, BMI Business School İstanbul tarafından hazırlanan Stratejik Teknoloji Yönetimi (CTO) Sertifika Programı 16 Mart’ta başlıyor . Nerede ve ne zaman? Beş hafta sonu sürecek program, dokuz gün yüz yüze Le Meridien Istanbul Etiler’de, bir gün ise çevrimiçi gerçekleşecek. Sertifika programında neler var? Türkiye’nin bilgi teknolojileri yönetimi, dijital dönüşüm, veri analitiği, yeni nesil teknolojiler, proje yönetimi, inovasyon gibi alanlarda önemli uzmanlar ve akademisyenlerle bir araya gelme şansı elde edecek profesyoneller; bir CTO’nun sahip olması gereken stratejik bilgiler, sosyal beceriler ve liderlik yetkinliklerinin kapsama alındığı sertifika programında teknoloji IT sistemlerinin stratejik yönetimi, inovatif düşünme ve yenilikçilik gibi alanlarda kendilerini geliştirme fırsatı yakalayacak. Katılımcılar teknoloji ve dijital dönüşüm danışmanlarıyla gerçekleştirecekleri koçluk ve deneyim aktarım seansları sayesinde güncel ve başarılı örnekleri inceleyecek, pratikte uygulanabilir bilgi ve yetkinlik edebilecek. Kimler katılabilir? Eğitim programına; bilgi teknolojileri, bilişim, yazılım, altyapı, siber güvenlik, proje yönetimi ve benzeri alanlarda en az yedi yıl deneyime sahip yöneticiler, yönetici adayları veya kendini bu alanlarda geliştirmek isteyen diğer departmanlardaki üst düzey yöneticiler kabul ediliyor. Geleceğin Lider CTO’ları Stratejik Teknoloji Yönetimi (CTO) Sertifika Programı hakkında detaylara buradan ulaşabilir.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
2 milyar dolar değerlemeye ulaşan Fransa merkezli yapay zeka girişimi Mistral AI, OpenAI'ın GPT-4'ü ile Anthropic'in Claude 2'sine rakip olacak yeni büyük dil modeli (LLM) Mistral Large'ı ve henüz beta aşamasındaki sohbet asistanı Le Chat'i bu hafta duyurdu.
- Dahası: Microsoft, girişim ile kurduğu partnerlik kapsamında Mistral Large modelini Azure bulut müşterilerinin kullanımına sunacağını açıkladı.
Microsoft’un Mistral AI'a yaptığı 15 milyon avroluk yatırım Fransız parlamenterlerin tepkisini çekti. Şimdilik Mistral Large büyük dil modelinin (LLM) Azure bulut bilişim platformu üzerinde kullanıma sunulmasını içeren anlaşmanın bir sonraki yatırım turunda öz sermayeye dönüşmesi bekleniyor.
Neden önemli? AB'deki düzenleyici kurumlar Microsoft'un OpenAI ile hâlihazırda olan ortaklığının rekabet kurallarını ihlal edip etmediğini inceliyor.
Mistral AI'dan 8 yıl önce kurulan OpenAI, yapay zeka teknolojilerinde son dönemin en popüler kavramı olan LLM (büyük dil modelleri) geliştirmede henüz geçen Nisan ayında kurulan Fransa merkezli girişimin hem iş deneyimi hem de teknoloji anlamında fersah fersah ötesinde bulunuyor. Zaten iki şirketin değerlemeleri de bu farkı ortaya koyuyor: OpenAI'ın değerlemesinin 80 milyar dolar civarında iken, Mistral AI'ın değerlemesi ise 2 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Ancak Mistral, Avrupa'dan çıkan en büyük yapay zeka girişimi olarak ABD'nin sektördeki hakimiyetine de meydan okuyor. Her ne kadar yapay zeka odaklı her taşın altından çıkan Microsoft OpenAI'a şu ana kadar 13 milyar dolarını bağlamış olsa da, Mistral AI ile Avrupa'nın nabzını yoklamaya 15 milyon avroluk daha mütevazı bir yatırım ile başladı.
- Öte yandan: Mistral'in büyük yatırımcıları arasında Andreessen Horowitz ve General Catalyst gibi Silikon Vadisi'nin önde gelen risk sermayelerinin yanı sıra Google'ın eski patronlarından Eric Schmidt gibi teknoloji dünyasının önde gelen isimleri de yer alıyor.
Mistral Large, adının aksine GPT-4'ten daha küçük bir model olsa da, şirketin CEO'su Arthur Mensch, "Artık mesele daha büyük olmak değil; mesele yaratıcı ve hızlı olmak" diyor.
- Detaylar: Sektörün içindeki isimlerin yorumu, Mistral Large modelinin eğitim metodunun ABD'li rakiplerinden çok daha "kıvrak bir zekanın" ürünü olduğu yönünde. Bu da GPT-4 gibi büyük modellerin 1,8 trilyona ulaştığı düşünülen parametre sayılarına karşın Mistral Large'ın birkaç milyar parametreye sahip olmasını yeterli kılıyor.
- Neden önemli? Bu makul boyutlar, hem modelin devasa veri merkezleri yerine daha mütevazı bilgisayarlarda çalıştırılabilmesine imkan tanıyor, hem de geliştirme maliyetlerini dizginliyor. Bu bağlamda Mistral'in kendisine yapılan yatırımın karşılığını vermekte daha yüksek fiyat/performans sunduğu söylemek mümkün olabilir.
Fransa'da iki dönem "dijital ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı" görevini yürüten Cédric O, Mistral'in kurucuları arasında yer alıyor. Bu da şirketin politika yapıcılarla arasının da iyi olduğu anlamına geliyor.
- Perde arkası: AB'nin tartışmaya başladığı AI yasasında Mistral'in kendi LLM'ini geliştirirken kullandığı yöntemleri açıklamaya zorlayacak maddelerin Macron'un çabasıyla tasarıdan çıkarıldığı biliniyor.
Yine de, Mistral'i öve öve bitirememeye başlamadan önce OpenAI'ın GPT-5 modelini bekleyip görmekte fayda var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Elektrikli otonom araç projesinin üzerini çizen Apple'da CEO Tim Cook, şirketin eforlarını AI üzerine yoğunlaştıracağını duyurdu. Daha az kaynakla daha büyük işler başarabileceğini iddia eden Mistral Large'ın GPT-5 karşısındaki şansı nedir?
01 Mar 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



