Müge Çubukçu ile Galerist’in 25 yıllık kolektif portresi: 'Gönül İşi' sergisi

İstanbul kültür ortamının hızlanmaya başladığı dönemde, 2001 yılında kurulan Galerist, 25. yılını Gönül İşi sergisi ile kutluyor. Galerinin 25 yıllık tarihi içinde yolunun kesiştiği 49 disiplinlerarası üretimi olan sanatçıyı biraraya getiren sergi; çeyrek asırlık bir geçmişi kronolojik bir arşivden ziyade sanatçılar, üretimler, ilişkiler, ortaklıklar ve görünmeyen emek ile birbirine inanmanın gücü üzerinden yeniden okuyor.
Galerist Direktörü Müge Çubukçu ile Gönül İşi sergisinden yola çıkarak galerinin 25 yıllık hafızası, İstanbul sanat ortamının dönüşümü, sanatçı-galeri ilişkilerinin görünmeyen katmanları, sanat üretiminin güçlü kökleri ve geçmişin yarattığı gelecek üzerine konuştuk.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Melike Bayık
Bağımsız küratör, sanat yazarı ve akademisyen. Kamusal alan, kentsel adalet, imece, sosyal eşitlik, sürdürülebilirlik ve katılımcı, dayanışma temelli sanat ekosistemleri üzerine çalışmaktadır. AICA Türkiye, CIMAM ve ICOM üyesi olup, sosyo-kültürel ve toplumsal dinamikleri irdeleyen araştırma temelli projelere odaklanmaktadır. Yeditepe Üniversitesi Sanat ve Kültür Yönetimi Programı’nda akademisyen olarak görev yapmaktadır. 2018’den bu yana Eldem Sanat Alanı’nın kurucu danışmanı, 2020’den bu yana Hitay Vakfı ve Koleksiyonu’nun sanat danışmanı ve koleksiyon yöneticisidir. Küratöryel projelerinde akademik araştırmaların önemini gözeterek söyleşi ve seminer programları düzenlemiş, farklı yaş gruplarına yönelik çocuk atölyeleri tasarlayarak eğitsel faaliyetler geliştirmiştir. Akademik, küratöryel ve yazınsal çalışmalarına İstanbul’da devam etmektedir.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Geçen hafta Macklemore ile Ed Sheeran arasında patlak veren ve müzik dünyasını sarsan krizin ardından, günümüz endüstrisinde siyasetin müzikten ayrı tutulamayacağına artık emin olduk. Ed Sheeran gibi küresel bir pop devinin dahi tarafsızlık kalesine sığınamayacağını kanıtlayan bu kriz, toz pembe sahnelerin çok geride kaldığını ilan ediyor.

Korku komedisi "Widow’s Bay"in 14 ödülle rekor kırdığı 78. Primetime Emmy Ödülleri’nde Apple TV, HBO ve Netflix’i geride bıraktı; drama kategorilerinde "The Pitt", mini-dizi kategorilerinde "DTF St. Louis" öne çıktı.

“Artık ‘Berlinli Sercan’ oldum” diyen Ezhel için Türkiye’den Almanya'ya gelmesinin üzerinden geçen yıllar, onun için yalnızca başka bir ülkede yaşamaya başlamak anlamına gelmemiş; müziğini, dinleyicisini ve kendisini de değiştirmiş. Almanya’daki diaspora, Gastarbeiter kuşağının hikayeleri, dil öğrenmenin zorlukları, Türkiye’ye dönememenin yarattığı gurbet duygusu ve Yunanistan’da bulduğu memleket izleri üzerine konuştuğumuz Ezhel, “Türkiye kadar Almanya da benim bir gerçekliğim” diyor.

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.




