Müziği büyütmek, müzikle büyümek

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Müzisyenleri sahnede mutlu görmek, bir seyirci olarak beni mutlu ediyor. Enstrümanını çalmaktan, sahnede birlikte olduğu kişilerle bulunmaktan keyif alan insanların o mutluluk anlarına dâhil olmak, konserde olmanın hâlihazırdaki pozitif hislerini iyice güçlendiriyor. Rana Uludağ, enerjisi sahneden taşan biri. Onu Palmiyeler'le ne zaman izlesem içime bir iyimserlik yayılıyor.

Rana'yla bir buluşma, kısa bir ara
Uzun zaman sonra Aposto! ofisinde buluşuyoruz Rana'yla. Araya başka ülkeler ve pandemiyle dolan iki yıl girmiş. Music Business master’ı yaptığı New York’tan, Palmiyeler’in ABD turnesinden, yeniden sahneye dönmekten, ortak arkadaşlardan bahsediyoruz. Dışarıda yağmur yağıyor, ıslak montlarımızı kaloriferin önüne koyup geçiyoruz podcast masasına. Konserlerde, festival kulislerinde ayaküstü konuşmalarla geçen senelerin ardından Rana’yı daha iyi tanımak için hevesliyim. Her kayıt gününün sonunda, konuğumun söylediği bir şeyden etkilenmiş olarak eve dönüyorum. Acaba bugün hangi cümle kazınacak aklıma?
Rana Uludağ'la hazırladığımız çalma listesini buradan dinleyebilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Rana’nın büyüdüğü evin seslerine, bir telefonla değişen hayatına, sahne önü ve arkasındaki keşiflerine, New York’taki üretim serüvenine davetlisin.
12 Ara 2021

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Artemis, 10 yılı aşkın süredir kültür-sanat, müzik ve şehir hayatı üzerine yazıyor; Radyo Eksen'de yayınlanan "Manyetik Bant" adlı radyo programını hazırlayıp sunuyor; sanat kurumları, markalar ve festivaller için içerik üretiyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.

İşitme engelli bireyler titreşim, ritim, beden hareketleri, ışık ve işaret diliyle müziğin başka bir dünyasını keşfediyorlar. İşitme engelli müzisyenlerden oluşan Moon Deaf Music üyeleri ve uzmanlar ile biraraya geldik; müziğin yalnızca kulakla duyulan bir şey olmaması üzerine konuştuk.

Contemporary Istanbul’un şehirdeki 21. edisyonu, sanat fuarlarının işlevine bakmak için iyi bir fırsat. Buradan yola çıkarak kaputu açıyoruz: Fuarların rolleri nasıl değişti, şehirlerle ilişkileri neden önem kazandı ve fuarın mesaisi neden fuar günleriyle sınırlı kalmıyor?

14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.




