
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
IoT olarak anılan nesnelerin interneti teknolojisi sayesinde; insana veya insandan gelen ağa ihtiyaç duymadan bilgi işlem cihazları, mekanik ve dijital makineler, nesneler ve hayvanlar bir ağ üzerinden birbirlerine veri aktarımı gerçekleştirebiliyor ve bu sayede biz de günlük yaşamı yeniden tasarlayabiliyoruz. Ancak IoT ve IoT’nin potansiyelinin arkasında duran gerçek itici güç yapay zekâ (AI) birleştiğinde “daha akıllı bir gelecek” düşünülenden daha erken gelebilir.
İnovasyonun Güçleri AI + IoT
Üç önemli teknolojiyle güçlendirilmiş IoT, yapay zekâ (AI) sayesinde, cihazların insanlar gibi öğrenmesini sağlıyor ve muhakeme yeteneğini geliştiriyor. 5G bağlantı teknolojisi sayesinde IoT cihazlar, elde ettikleri verileri gerçek zamanlı izleme hızıyla birbirlerine aktarabiliyor. Büyük veri (big data) aracılığıyla da bağlantılı cihazlar çok sayıdaki kaynaktan bilgi edinebiliyor. Bu teknolojiler evde veya iş yerinde etkileşim şeklimizi dönüştürüyor ve bu süreç AIoT'yi (nesnelerin yapay zekâsı) yaratıyor.
- Peki AI ve IoT birlikte nereye gidiyor? AI ve IoT temelde giyilebilir cihaz, akıllı ev, akıllı şehir ve akıllı endüstri olarak dört ana segmentte konumlandırılıyor.
Giyilebilir Cihazlar
IoT sayesinde kolumuza taktığımız akıllı saatler kullanıcı tercihlerini ve alışkanlıklarını sürekli takip ederek sağlık sektöründe etkili uygulamalar ortaya çıkarmanın yanı sıra aynı zamanda spor ve fitness anlamında da iyi çalışıyor. Teknoloji araştırma şirketi Gartner, 2023 yılına kadar küresel giyilebilir cihaz pazarının 87 milyar dolardan daha fazla gelir edeceğini ön görüyor.
Akıllı Ev
Her isteğimize cevap veren evler artık sadece bilim kurgu filmleriyle sınırlı kalmıyor. Pazar payının 2020-2025 yılları arasında 246 milyar dolara ulaşması beklenen akıllı ev teknolojileri; cihazlardan, aydınlatmalardan, elektronik cihazlardan yararlanıyor, ev sahibinin alışkanlıklarını öğrenebiliyor ve bunları destekleyebiliyor.
Akıllı Şehir
IoT ile şehirler, toplumlar için daha güvenli ve yaşanabilir yerler hâline geliyor. Zira kamu güvenliği, ulaşım ve enerji verimliliği artıyor ve yatırımlar da bu bağlamda hız kazanıyor. AI teknolojisiyle dünyanın en yoğun trafikli yollarından bazılarının bulunduğu Yeni Delhi’de trafik akışları hakkında gerçek zamanlı dinamik kararlar almak için Akıllı Ulaşım Yönetim Sistemi (ITMS) kullanılıyor.
Akıllı Endüstri
Üretimden madenciliğe kadar tüm endüstrilerin daha verimli hâle gelmesi ve insan hatasının azaltılması amaçlanıyor. Bunların yanında ise kurumsal IoT projelerinin %80’inden fazlasının 2022 yılına kadar yapay zekâ içereceği tahmin ediliyor. Bu noktada gerçek zamanlı veri analizinden tedarik zinciri sensörlerine kadar akıllı cihazların maliyetli hataları önlemeye yardımcı olması bekleniyor.
AIoT ile akıllı termoslar otonom araçlara ve hatta ev robotuna; akıllı hoparlörler ise doğal dil işleme ve ses kimlik doğrulamasına dönüşebilir. Ve bu teknolojiler, bizi daha bağlantılı ve daha kolay bir geleceğe götürebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın gündeminde Facebook'un temsilci bulundurmama kararı iddiaları ve Big Tech'in antitröst raporu var.
08 Eki 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.

Çin geçen hafta, medyaya “Çin’den yapay zeka aşklarına yasak” tarzı başlıklarla yansıyan bir düzenlemeyi uygulamaya koydu. Düzenlemenin hedefi gayet net: Kişinin kişilik özelliklerini, düşünce kalıplarını ve iletişim tarzını taklit ederek sürekli duygusal etkileşim sağlayan hizmetler. Peki yasanın arkasındaki gerekçe neydi, dünyanın geri kalanının bu yasağı takip etmesi olası mı ve tabii artık bir halk sağlığı sorununa dönüşen "yalnızlık salgını"nın önüne bu şekilde geçilebilir mi?

OpenAI, güvenlik testi sırasında kapalı bir test ortamından (sandbox) kendiliğinden çıkan iki yapay zeka modelinin internete erişim sağlayarak açık kaynak kodlu yapay zeka yazılımlarının açık kütüphanesi Hugging Face'in sistemlerine sızdığını açıkladı. Peki bu olay gerçekten yapay zekanın bilinç kazandığını gösteren bir dönüm noktası mı?

Yapay zekayla konuşurken onların yalnızca son cevabını görürüz. Sohbet robotlarına güç veren büyük dil modellerinin o yanıta nasıl ulaştığını, hangi ihtimalleri elediğini ya da cevabını oluştururken "zihinlerinde" nelerin canlandığını bilmeyiz. Anthropic’in yaptığı yeni bir çalışma ise ilk kez bu "kara kutunun" içinde neler yaşandığını ortaya koyuyor.

Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.



