

Akıllı Hayat Akademi, gençleri Sürdürülebilir Bir Gelecek Eğitimi’ne davet ediyor
Türkiye’nin her yerinden sürdürülebilirlik odaklı meseleleri kendine dert edinen ve bu konudaki bilgi birikimini artırmak isteyen üniversite öğrencisi gençler, Sürdürülebilir Bir Gelecek Eğitimi’n e davetlisiniz. Nedir? Akıllı Hayat…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Son zamanlarda hayatımıza hızlı bir giriş yapan ve gittikçe popülerlik kazanan bir terim: Non-Fungible Token, başka bir ifadeyle, misli bulunmayan kripto varlık.
NFT’nin tanımını mevcut bir kripto para biriminin blok zincirine bağlı, eşsiz (ya da biricik) kripto varlık olarak yapabiliriz. Günümüzde, video klipler, heykel, resim ve tasarımlar başta olmak üzere hemen hemen her şey “minting” denilen bir işlemle blok zincir üzerinde NFT formuna dönüştürüldükten sonra dijital ortamda satışa sunulabiliyor.
Twitter'ın eski CEO’su Jack Dorsey’in attığı ilk tweet’in NFT’si, Valuables platformunda gerçekleşen açık artırmada 2.9 milyon dolara alıcı bulmuştu.
NFT konsepti 2021 yılında yaygın bilinirliğe kavuşurken büyük bir pazar hacmi de yakaladı. Yalnızca geçtiğimiz ay 292 milyon dolarlık NFT satışı raporlanırken, 2021 yılında NFT’lerin toplam satış hacmi 12 milyar dolara ulaştı.
Bu yazıda NFT’lerin kendine has özellikleri ve NFT alım satımında kullanılan akıllı sözleşmeleri inceleyecek, haftaya da Fikri Mülkiyet Hukuku kapsamında NFT’lerin konu olduğu hukuki işlemlerle ilgili güncel sorunlar ve yapılması gereken yasal düzenlemeleri ele alacağız.
NFT’lerin Kendine Has Özellikleri
NFT eserlerin en önemli özelliklerinden biri kuşkusuz kripto paraların aksine eşsiz olmalarıdır. Bunun yanı sıra blok zincirin bölünemez, silinemez ve değiştirilemez olması sayesinde bir NFT’nin orijinal olup olmadığı kolaylıkla tespit edilebilir. Bu özellik, NFT’lerin dijital ortamda el değiştirmesi veya kopyalanmasının çok kolay olmasının yarattığı dezavantajı bir ölçüde bertaraf etmektedir.

The Colossus, Goya | Museo del Prado üzerinden
Fiziki sanat eserleri içinse aynı şeyi söylemek neredeyse imkânsız.
The Independent’ın 2010 tarihli haberine göre İngiltere’deki müzelerde sergilenen tabloların en az %20’sinin sahte olabileceği düşünülüyor. Yine, ünlü ressam Goya’nın “Colossus” isimli tablosunu kendisinin değil, aslında çırağının yaptığının ortaya çıkması ya da Rembrandt’ın uzun seneler boyunca sahte olabileceği şüphesiyle saklanan iki eserinin yıllar sonra orijinal olduğunun anlaşılması bize fiziki eserlerde orijinallik tespitinin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.
Akıllı Sözleşmeler
NFT ve diğer kripto varlıkların satış ve devrini düzenlemek üzere özel bir yazılım koduyla oluşturulmuş açık kaynaklı blok zincir protokollerine "akıllı sözleşme" denilmekte.
NFT’lere minting sürecinde eklenebilen akıllı sözleşmelerle, alım satım ilişkisi düzenlenebilir, örneğin yeniden satışlarda NFT sahibine otomatik telif ödemeleri tesis edilebilir veya mülkiyet hakkının devrine ilişkin sınırlandırmalar konulabilir. Bu sayede fiziki ortamda yapılacak bir satışta çıkabilecek pek çok hukuki sorun daha en baştan bertaraf edilmiş olur. Zira, hukuki ilişkinin esasları tarafların karşılıklı taahhütlerinden ziyade yazılım kodlarıyla güvence altına alındığından satış ilişkisi her iki taraf için de son derece güvenilir hâle gelir.
Özetle, akıllı sözleşmeler sayesinde ödemelerden alacağı pay satıcıya otomatik olarak aktarılabilir ve satış anında eserin orijinalliği de teyit edilebilir.

Beeple adıyla tanınan Mike Winkelmann’ın Christie’s müzayede evinde açık artırmaya çıkan “Everydays: The First 5000 Days” isimli dijital eserinin NFT’si 69,3 milyon dolara satılmıştı.
Kısacası NFT’lerin kendine has özellikleri sayesinde fikri mülkiyet hukuku anlamında orijinallik ve eser sahipliğinin tespiti gibi pek çok sorun çözüme ulaşmakta ve NFT alım satımını düzenleyen akıllı sözleşmeler alıcı ve satıcı için de güvenilir bir zemin yaratmakta.
Ancak bundan on yıl önce düşünsek aklımıza dahi gelmeyecek bu yeni dünya icadının hukuki işlemlere konu olmasından doğabilecek türlü uyuşmazlıklara hukuk sistemimiz ne kadar hazır? Bu konuda mevcut hukuki düzenlemeler yeterli ve kapsayıcı mı? Uygulamada çıkabilecek sorunlar neler? Bu soruların cevapları için haftaya bugün yayımlanacak serinin ikinci yazısını beklemeniz gerekiyor!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
NFT, telif haklarına eşdeğer mi? Topraksız, güneşsiz bir konteynerde yeşil sebze yetişir mi?
20 Oca 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.




