Otonom araçları eğitmede yeni yaklaşım

Otonom araçlar, yeni simülasyonlarla daha verimli bir şekilde eğitiliyor.
Otonom araçları eğitmede yeni yaklaşım

10 Şubat - Dell - Quando
Dell Technologies ile birlikte

Dell Technologies’le duraklat, oynat, ileri sar Duraklat: Kapsayıcı bir dünyaya açılan pencere Pandemi nedeniyle eskisine nazaran evde daha fazla vakit geçirmek zorunda kalan pek çok insan, belki de hayatlarında ilk kez dış dünyayla bağlantı kurmak için oyun oynamaya başladı. Oyunlar, belirsiz pandemi süreci boyunca başka dünyaya açılan bir pencere hâline geldi; bu da endüstrinin şaşırtıcı bir hızla büyümesini sağladı. Öyle ki, oyun endüstrisi son 2 yılda en hızlı büyüyen eğlence alanlarından biri hâline geldi. Oynat: Türkiye'de dinamik büyüme Türkiye'de de oyun kültürü sürekli gelişiyor; bu da oyun segmentinde Türkiye’nin önemli bir pazar olduğunu kanıtlıyor. 2020 yılında yapılan bir araştırmaya göre, oyun endüstrisinin büyüme hızı dünyayla paralel olarak Türkiye’de de artarken oyuncu sayısı 36 milyonu aştı ve sektör büyüklüğü 880 milyon dolara ulaştı. Hızlı ileri al: Oyun yükleniyor… Peki özellikle son 2 yılda yeniden şekillenen sektör önümüzdeki yıllarda nasıl bir gelişim gösterecek? Türkiye’de kodlama oyun teknolojileri yalnızca dijital bir ekonomide iş fırsatları yaratmakla kalmayacak, aynı zamanda hevesli genç yetenekleri ve geleceğin küresel şampiyonlarını besleyip eğitecek. Ayrıca bu yaygın kullanım, endüstrinin 5G, Edge, Bulut Bilişim, Yapay Zekâ (AI) ve Makine Öğrenimi (ML) gibi hızla büyüyen teknolojilerden faydalanmasını da sağlayacak. Üretilen veri miktarı sayesinde oyunlar, bu teknolojilerin önemli birer kullanıcısı olacak. Oyunlar, en yeni işlemcilerle ve güçlü ayrık grafik kartlarla her deneyimi daha etkileyici ve gerçek hâle getiriyor. Günümüzde oyun dizüstü bilgisayarları ve masaüstü bilgisayarlar, birçok popüler oyuna ait inanılmaz görsellerin imgelerini oluşturabiliyor. Oyuncular için gelecek tam da burada! Bugün artık bir oyuncu hem dinamik ve sosyal hem de başarılı olabiliyor. Adrenalin içeren video oyunu teknolojisi gibi, Türkiye’deki oyuncu profili de sürekli olarak değişiyor ve "yükleniyor". Dell Technologies’in geleceği şekillendirecek oyun bilgisayarları için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Bugün bir araç kullanıyorsanız büyük ihtimalle aracı çalıştıran, el frenini indiren, vitesi kontrol eden ve direksiyonu çeviren sizsiniz. Ancak gelecekte bu araç kullanma deneyimi tarihe karışacak gibi görünüyor. Bireysel araç sahipliğinin olmadığı, trafiğin aşıldığı ve park etme derdinin ortadan kalktığı bir gelecek için otomotiv üreticileri ortak bir vizyona doğru çalışıyor: Otonom araçlar.

Kendi kendini süren araçlar

Sürücüye belirli bir oranda ihtiyacı olan veya hiç olmayan araçlara “otonom araç” deniyor. Yakın geçmişte çokça gündeme gelen bu araçlar her ne kadar sürdürülebilirlik endişelerinin artması nedeniyle ikinci plana atılmış olsalar da son günlerde birçok şirket ve girişim otonom araçlar üzerine eğiliyor. Zira otonom araç konsepti, mobilitenin geleceğinde önemli bir yer teşkil ediyor ve sürdürülebilirliğin de önünü açıyor.

Otomotiv Mühendisleri Topluluğu (SAE) araçların otomasyon seviyelerini 0’dan 5’e kadar derecelendiriyor. Bu derecelendirmeye göre sıfırıncı seviye araçlar kontrolün sürücü tarafından sağlandığı bir sürüş deneyimi sunarken seviye arttıkça araca şerit takip sistemi, hızlanma ve direksiyon kontrolü gibi yetkinlikler geliyor. SAE, Seviye 3’e kadar sürücülerin yola dikkat vermesi ve gerekli durumlarda kontrolü ele alması gerektiğini ifade ediyor. Ancak seviye 4 araçlar belli koşullarda duyarken, seviye 5 araçlar ise hiçbir koşulda sürücüye ihtiyaç duymuyor. Peki bu araçlar nasıl çalışıyor?

Otonom araçlar nasıl çalışır?

Bu araçlar sensörler yardımıyla çevrelerinden bilgi toplayarak bir harita oluşturuyor. Bu harita oluşturulurken görüntü tanıma, makine öğrenmesi ve sinir ağları gibi teknolojilerden faydalanılıyor. Aracın yazılımı bu haritadaki verileri değerlendirerek hızlanma, yavaşlama, durma veya direksiyon manevrası yapma gibi kararlar vererek aracı yönetiyor. Nesnelerin interneti gibi teknolojilerin yaygınlaşması ve araçlarla beraber trafik lambaları gibi yerlerde kullanılmasıyla otomatizasyon daha verimli hale gelebilecek gibi duruyor.

Tabii ki bu araçların yapay zekâsının trafiğe çıkmadan önce eğitilmesi gerekiyor. Bunu yapmak için birçok otomotiv üreticisi simülasyonlarda senaryolar kurgulayarak araca belirli durumlarda nasıl davranması gerektiğini öğretmeye çalışıyor. Simülasyonlar tasarımcılar tarafından çoğunlukla manuel olarak kurgulanıyor ve simülasyondaki her nesnenin özelliği teker teker belirtiliyor. Bu süreçten sonra araçlar gerçek dünyaya çıkıyor ve yollarda test sürüşleri gerçekleştirerek veri topluyor. Ardından test sürüşlerinin çıktılarına göre yazılımları geliştiriliyor. Tam da bu noktada Waabi isimli otonom kamyon teknolojisi girişimi yeni bir yaklaşımla bu teknolojinin gelişimini hızlandırıyor.

Otonom araçların geliştirilmesine yeni bir yaklaşım: Waabi

Waabi, Waabi World isimli simülasyonunu daha verimli bir şekilde oluşturup kullanarak araçların yolda test sürüşü için katetmesi gereken yolu kısaltmayı hedefliyor. Girişim, gerçek hayatta yapılan sürüşlerden çevreyle ilgili veriler toplayıp bu verileri yapay zekâyla zenginleştiriyor. Ardından gerçek senaryoların ve mekanların dijital ikizleri yaratılıyor. Dijital ikizler yaratıldıktan sonra yine yapay zekâ ve basit fizik kuralları kullanılarak Waabi Driver isimli otonom sürücüye gerçekçi bir sensör girdisi sağlanıyor. Ayrıca şirket, tekrar yapay zekânın nimetlerinden faydalanarak Waabi Driver’ın zorlanacağı, hatta başarısız olacağı simülasyonlar oluşturabiliyor. Diğer şirketlerin aksine Waabi Driver, simülasyon esnasında kendini geliştirebiliyor.

Waabi’nin geliştirdiği teknoloji, otonom araçların geliştirilmesi ve kullanıma hazır hale gelmesi için önemli bir gelişme gibi duruyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

📲 “Süper” uygulamalar, otonom araçlar

Sosyal medya platformları birer birer süper uygulamalara dönüşme yolunda adımlar atıyor, otonom araçlar yola çıkmadan önce simülasyonla eğitime tâbi tutuluyor.

10 Şub 2022

Dell Technologies ile birlikte
Ericsson

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Ağu 2026

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?
QuandoQuando

HİKAYE

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Ümit Alan

·

14 Ağu 2026

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?
QuandoQuando

HİKAYE

Yapay zekanın PR problemi: OpenAI’ın influencer gezisi neden tepki çekti?

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Ağu 2026

Yapay zekanın PR problemi: OpenAI’ın influencer gezisi neden tepki çekti?
QuandoQuando

HİKAYE

MySpace geri dönüyor: Gerçekten eski sosyal ağları özledik mi?

2000'lerin en büyük sosyal ağlarından MySpace'in bugünkü sahipleri Tim ve Chris Vanderhook, platformu yeniden canlandırmak istediklerini açıkladı. Bu açıklamanın heyecanla karşılanması, teknoloji tarihine ilişkin kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: İnsanlar gerçekten eski sosyal ağları mı özlüyor, yoksa internetin artık var olmayan bir hâline mi özlem duyuyor?

Çiğdem Öztabak

·

10 Ağu 2026

MySpace geri dönüyor: Gerçekten eski sosyal ağları özledik mi?
QuandoQuando

HİKAYE

ABD yasaklarken Çin ucuzlatıyor: İnsanlar evlerinde insansı robot istiyor mu?

Şu anda dünya genelinde 50’nin üzerinde şirket, insansı robot geliştiriyor. Yıllardır temel varsayım, bu denli gelişmiş bir robotik cihazın erişilebilir fiyatlara piyasaya sürüldüğünde büyük bir tüketici talebiyle karşılaşacağı yönündeydi. Fakat ev robotları, giderek daha uygun fiyatlı hâle gelirken bu varsayımı da yeniden düşünmek gerekiyor: Bedava dağıtılacak olsa bile evimizde gerçekten bir insansı robot istiyor muyuz?

Doğa Yurduneri

·

10 Ağu 2026

ABD yasaklarken Çin ucuzlatıyor: İnsanlar evlerinde insansı robot istiyor mu?