
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Kemerlerinizi bağlayın, arkanıza yaslanın. Otonom araçlarla bir yolculuğa çıkıyoruz. “Otonom” diyoruz ama yine de gözünüz yolda, ayağınız pedalda ve elleriniz direksiyonda olsun çünkü henüz fütürist görünümüyle “tam otonom” araçlar yollara düşmeye hazır değil. Peki hangi seviyede? Bu alanda neler oluyor? Kimler bu oyunun içinde ve otonom sürüş teknolojisi nereye gidiyor? Bu yazımızda bunları inceliyoruz.
Elon Musk, Tesla ve çelişkiler

Projelerinin bitiş tarihleriyle ilgili oldukça iyimser duyurular yaparak meraklılarını heyecanlandıran Musk, otonom araç şirketi Tesla ile ilgili yakın zamanda bir itirafta bulundu. Geçtiğimiz hafta Musk, Tesla'nın test ettiği tam otonom sürüş sistemi yazılımı FSD Beta 9.2 sürümünün "o kadar da iyi olmadığını" söylediği bir tweet paylaştı. Musk, hem otoyollar hem de şehir içi yollar için tek bir teknoloji üzerinde çalıştıklarını ve bunun için de devasa bir sinir ağının yeniden eğitilmesi gerektiğini söylerken Kodiak Robotics'in kurucu ortağı ve CEO'su Don Burnette, şirketinin şu an için yalnızca kamyon taşımacılığına odaklandığını çünkü her formata uygun tek bir çözüm üretmenin daha karmaşık ve zor olacağını belirtti.
Tabii Musk'ın içi rahat etmemiş olacak ki bir sonraki paylaşımda FSD Beta 9.3 sürümünü Pasadena'dan LAX'e sürdüğünü ve "çok daha iyileştirilmiş bir yolculuk" olduğunu söyledi.
Tesla'nın veri toplayıp sistemdeki hataları çözmek için Autopilot sürücü destek özelliğinin beta sürümlerini müşterileriyle test etmek için rakiplerinden daha hevesli olduğu açık ve müşterileri de bu konuda hevesli. Bu sayede Tesla, "otonom" tanımına pek uymasa da otonom sürüş teknolojisinde en çok dikkat çeken isimlerden biri hâline geldi. Bunun bir sebebi de Elon Musk'ın şirketle ilgili sürekli erken tarihler vererek takipçilerini merakta bırakmasıydı. 2018'de uzun zamandır beklenen V9 sürümünün piyasaya çıkacağına söz verirken 2019'da da "bundan bir yıl sonra" tam otonom sürüş, yazılım ve her türlü desteğe sahip milyonlarca araba olacağını söylemişti.
- Senatörlerin iddiaları: Musk bu durumda iddialarda bulunmaya devam ederken bundan rahatsız olan senatörler Edward Markey ve Richard Blumenthal, Tesla'nın reklam ve pazarlama yöntemlerinin araçların yetenekleri konusunda aldatıcı ve haksız uygulamalarının sürücüler ve yolcular için giderek daha fazla tehdit oluşturduğunu söyleyerek şirketin otopilot ve otonom sürüş sistemleriyle ilgili açıklamalarının araştırılmasını istedi.
- Bir adım geriden: Bu Tesla’ya karşı açılan ilk soruşturma değil. 2018 yılında tüketici çıkarlarını savunan Tüketici Takip Merkezi Tesla'nın otopilot özelliğinin pazarlanması konusunda bir araştırma yapılmasını istemişti. Ayrıca ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) de Federal Ticaret Komisyonu'ndan Elon Musk'ın Tesla Model 3 aracının güvenliğiyle ilgili iddialarının haksız veya aldatıcı eylemler oluşturup oluşturmadığını incelenmesini talep etti.
Bu soruşturmalar, Tesla otopilot ve otonom sürüş sistemlerinde değişikliğe yol açarken dolaylı olarak otonom araçların yayılmasını da etkileyebilir ve lidar ihtiyacını güçlendirebilir. Soruşturma devam ederken diğer şirketlerde neler oluyor, bakalım:
Rekabet
- Waymo: Tesla'yla ilgili spekülasyonlar devam ederken Google'ın çatı şirketi Alphabet'in otonom araç girişimi Waymo, halka açık yollarda gerçek yolculara hizmet vermeye başladı. Tesla, yalnızca kameralı bir algılama sistemi kullanmaya kısa bir süre önce geçmişken Waymo, hemen her otonom araç şirketi gibi sistem arızası durumunda yedekliliği sağlamak için radar, lidar ve kameralar gibi farklı sensörlerin bir kombinasyonunu kullanıyor. Bu teknolojisiyle otonom araçlarla yolcu taşıma çalışmaları yapan Waymo, yakın zamanda da San Francisco'da deneyimli sürücülerle birlikte robotaksi hizmeti başlattı.
- Xiaomi: Akıllı telefonların ötesinde farklı teknolojilerle iş modelini çeşitlendirmeye çalışan Xiaomi, otonom sürüş girişimi Deepmotion'ı satın aldı. Mart ayında elektrikli araç işletmesi kurmayı ve bu alana önümüzdeki 10 yıl içinde 10 milyar dolar yatırım yapmayı planladığını duyuran Xiaomi, Deepmotion'ı satın almasıyla yeni nesil elektrikli araçlara otonom sürüş özellikleri getirmek için çalışacağının sinyallerini verdi.
- Apple: 2017'de Tim Cook'un otonom araç yazılımı üzerinde çalıştıklarını onaylamasıyla bu alandaki dikkat çeken isimler arasına giren Apple'ın Kaliforniya sokaklarında testlere devam eden sürücüsüz araç sayısının 69 ve sürücü sayısının 92'ye çıktığı söyleniyor. 2017'de Kaliforniya'daki yetkili otoriteden izin almasıyla otonom araç testlerini genişleten şirket, henüz sürücüsüz test izni almadığından lidar ekipmanları ve bir dizi kamerayla donatılmış Lexus RX450h araçlarıyla ve güvenlik sürücüleriyle birlikte testlerine devam ediyor.
Yorulduysanız burada biraz mola verebilirsiniz. Çünkü işler biraz daha derinleşiyor: Nedir bu "otonom" araç teknolojisi?
Otonom Sürüş 101
Kendi kendine giden (otonom) sürüş yazılımı, insan beynini taklit eden milyonlarca sanal nöron içeren makine öğrenimi algoritmalarına ve derin öğrenme sinir ağlarına dayanıyor. Bu sinir ağları, "X olursa Y yap" gibi basit bir programlamadan oluşmuyor. Bunun yerine algoritmalar, gerçek dünyadaki sürüş koşullarından milyonlarca video ve görüntü örneklerini kullanarak nesneleri tanımak ve sınıflandırmak için eğitiliyor. Bu yüzden tam otonom bir araç üretmek için çok daha büyük veri setleri gerekiyor.
Uzmanlara göre, otonom araç teknolojisi 6 seviyeden oluşuyor:
- Seviye 0 - Otonom olmayan sürüş: Sürüşlerde otomasyon özelliği olmayan geleneksel araçlar.
- Seviye 1 - Sürücüye destek: Adaptif hız sabitleyici veya şerit takip sistemi gibi özelliklerle arabayı şeritte tutmak veya hız kontrolü için sürücüye destek olan araçlar.
- Seviye 2 - Kısmi otonom: Direksiyon kontrolü, hız kontrolü ve şerit takip sistemi bulundurarak sürücü gözetimi altında kendi kendini sürebilen araçlar. Tesla araçları şu an için burada konumlanıyor.
- Seviye 3 - Şartlı otonom: Bu seviyede araç kendi kendini sürüp bazı kararları kendi verebiliyor ancak sistemin çalışmadığı durumlar için sürücünün tetikte kalması ve gerektiğinde kontrolü ele alması gerekiyor. Son birkaç yılda yaşanan kazaların 2 ve 3'üncü seviye otonom araçların tam otonom araçlarla karıştırılması ve büyük ölçüde insan hatası sebepleriyle meydana geldiği söyleniyor.
- Seviye 4 - Yüksek otonom: Önceki seviyelerin özelliklerine ek olarak bu araçlar ne zaman ve nereye gideceği sınırlı olan ama "kendi kendine gidebilen" araçlar. Bu araçlarda, pedal veya direksiyon ya da sürücünün müdahalesi opsiyonel olabilir. Waymo'nun robotaksi projesinin araçları burada olmak için çalışıyor ancak henüz ticari olarak halka açık kullanılmıyor.
- Seviye 5 - Tam otonom: Bu araçlar, her zaman her yere bir insanın yapabileceği şekilde kendi kendine gidebiliyor. Dördüncü seviyeden beşinci seviyeye geçiş, diğer seviyeler arasındaki geçişten çok daha zor ve başarısı yıllar alabilir ancak Tesla, Volvo, Audi gibi büyük otomotiv şirketleri tam otonom araç üretmek için çalışmalar yapıyor.
Neden hâlâ yolumuz var?
Otonom araçların ne zaman hayatımıza girdiğini hatırlıyor musunuz? Neredeyse 10 yıl önce, Google'ın otonom araç bölümü, (artık Waymo) insanların kendi kendini süren robot araçlarla yolculuk yapacağı bir dünya vadetmişti. Bu araçlarla sürücüler koltuğu tamamen yatırmış, televizyon izleyebilecek, robotaksilerle ulaşım sağlanacak ve lüks konsept araçlarla dolu fütüristik şehirler olacaktı. Neden "henüz" olmadı?
Teknoloji hazır değil
Araba kullanmak çoğu kişinin düşündüğünün aksine karmaşık ve dinamik bir eylem. Sürüş durumunu etkileyen hava, trafik, yol koşulları ve insanların çeşitli zihinsel, algısal ve motor becerileri bu kadar çeşitliyken bir araca hızını ve konumunu korumayı öğretmek kolay bir iş değil. 101 bölümünde de belirttiğimiz gibi bu iş milyonlarca verinin eğitilmesini gerektiriyor.
Bu veriler gerçeği ne kadar iyi temsil ederse ve ne kadar çeşitli olursa algoritmalar farklı durumları daha iyi tanır ve bunlara daha kolay yanıt verebilir. Sinir ağlarını eğitmek, karşıdan karşıya geçerken bir çocuğun elini tutmak ve ona sürekli deneyim, tekrarlama ve sabırla öğrenmeyi öğretmek gibidir. Bu kadar çeşitli veriyi toplamak ve bunlarla algoritmaları hazırlamak da oldukça zaman alıyor, diyebiliriz.
Güvenlikle ilgili regülasyonlar
Bu teknoloji gelişirken politika yapıcılar ve düzenleyiciler, açık yollar için yeterince güvenli olup olmadığını belirlemek üzere kriterler sağlama konusunda çok da başarılı olamadılar. Güvenlik değerlendirmesi için düzenleyicilerin, bir dizi standart test hazırlamaları ve araçların halka açık yollarda kullanılmasına izin vermeden önce şirketlerin standart veri setleriyle karşılaştırma yapmasını sağlamaları gerekiyor.
Birleşik Krallık, bu yılın sonunda otonom araçların halka açık yollara çıkmasına izin vermeyi planlarken Almanya, 2022 yılında otonom araçları yollarda görmeyi hedefliyor ancak politikacılar, güvenlik açısından endişe duyduklarını söylüyor.
Toplumun benimsemesi
Sürücüsüz araçlarla ilgili kararlara toplumun da dâhil edilmesi gerekiyor. Otonom araçlarla ilgili toplumun güvenliğini sağlayacak şekilde düzenlemeler yapılmazsa insanların güveni sarsılır ve bu yalnızca teknolojiyi kullanmak isteyenleri değil, onlarla yolu paylaşanları da etkiler.
Etik problemler
Karar vermek, başlı başına bir insan için bile zorlayıcı bir eylemken bunu tüm dünya için standart bir hâle getirmek bir sürü çıkmaz yaratıyor.
Bir sürücü, yoldan geçen bir yayaya çarpmamak için frene bastığında, aracın içindeki yolcuları riske atan ahlaki bir karar vermiş olur. Otonom araçların bu tür kararlar alması için evrensel bir ahlaki kod üzerinde çalışmak pek de kolay değil. 2,3 milyon insanın katılımıyla yapılan bir ankette katılımcılardan, bir tarafın ölümünün kaçınılmaz olduğu 13 senaryoda genç veya yaşlı, zengin veya fakir, çok insan veya az insan gibi seçenekler arasında tercih yapmaları istendi. Anket sonuçları, insanların sosyal, kültürel ve ekonomik arka planlarına göre farklı seçimler yaptığını gösterdi.
İnsanlar nadiren böyle ikilemlerle karşı karşıya kalıyor olsa da bu çalışmanın yazarları, senaryoların sürücülerin her gün aldığı ince ahlaki kararlar için de geçerli olduğunu söylüyor. Bu gibi çalışmaların sonuçları göz önünde bulundurulduğunda, toplumun sürücüsüz araçları kabul etmesi için araba üreticilerinin bu gibi kültürel nüansları göz önünde bulundurması gerektiği ortaya çıkıyor.
Teknoloji devleri sürücüsüz araçların yol güvenliğini artırabileceğini, trafiği kolaylaştırabileceğini ve yakıt verimliliğini yükseltebileceğini anlatırken sosyal bilimciler, arabaların etik sorunları gündeme getirdiğini ve kamu güvenliği ve çevre için istenmeyen sonuçlara yol açabileceğini söylüyor.
Yine de endişeye gerek yok. Bisiklet de benzer yollardan geçti.

Timeline
Otonom araçlar sizi heyecanlandırıyor mu? Bize yazın!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Biri yakın gibi ama uzak, diğeri uzak gibi ama şimdi.
02 Eyl 2021

YAZARLAR

Elif Özçakmak
Bir çocuğun merakı ve heyecanıyla bir yetişkinin olgunluğunu içinde barındıran bir ruha sahip, araştırmayı ve paylaşmayı seven bir İşletme Mühendisi.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.




