Hayatı oyunlaştırmak

Oyunlaştırılabilen bir sorun, sorun gibi hissettirmeyebilir
Hayatı oyunlaştırmak

Bitpanda 13 Mayıs Quando
Bitpanda ile birlikte

Dogecoin, Ethereum, Bitcoin ve daha fazlası Bitpanda’da

Yazılım mühendisi Billy Marcus ve ürün yöneticisi Jackson Palmer tarafından Shiba Inu cinsi bir köpekten türetilen ünlü bir internet meme'ine atıfla, şaka amaçlı geliştirilen Dogecoin; Ocak 2018'de 2 milyar dolarlık piyasa değerine…

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Oynamaktan çok keyif aldığınız bir oyunu düşünmenizi istiyoruz.

  • Angry Bird, FarmVille, Candy Crush belki?

Ya da bir seviye üstü oyunları tercih edenlerdenseniz:

  • WoW, DOTA, Diablo? (Çok iyi mage oynarım, takımda eksiği olanlar yazsın 😎)

Bilgisayar oyunu değil ama diğer oyunlardan haz ediyorsanız:

  • Poker, Tetris, Sudoku?

Bu oyunlardan keyif almanızı sağlayan ve tekrar tekrar dönüp oynamaya iten o şey nedir sizce?

Angry BirdsKaynak: Webrazzi


Oyunlaştırma


İnsanı odağına alarak tasarlanmış uygulamaların ortak özelliği; insanların duygularına, hassasiyetlerine, motivasyonlarına göre kurgulanmış olmaları. Bir görevi bitirmek için uğraşan robotlar yerine o görevi yerine getirmeye çalışan insanlar merkeze alınarak kurgulanmış her uygulama ya da süreç bizi çekiyor.

Oyun endüstrisi insan odaklı tasarımı en iyi gerçekleştiren endüstrilerden biri. Hiçbirimiz bir oyun oynamak zorunda değiliz, oyun oynayarak para kazanmıyoruz (e-sporcuları teessüflerimizle ayırıyoruz bu genellemeden) ama yine de saatlerimizi oyuna harcıyoruz. Bu yüzdendir ki "oyunlaştırma" terimi oyun endüstrisinden gelmektedir.

Oyunlaştırma, oyun ögelerinin ve dijital oyun tasarım tekniklerinin günlük hayattaki problemlere ya da iş yeri süreçleri gibi oyun dışı sorunlara uygulanmasıdır. Bu basitçe kullanıcılara yapmalarını istediğiniz şeyleri yapmaları için rozet vermek, puan toplatmak, sık bildirimlerle durumunu belirtmek gibi teknikler anlamına gelir. Bu teknikleri kimin, nasıl uyguladığını birazdan kitimizde paylaşacağız. (Bu da mı oyunlaştırma tekniği yazar insanı?)

Günümüzde oyunlaştırma yöntemi, yeni bir ürün tasarlarken kullanıcılarınızla iletişimi artırmak ya da büyümeyi geliştirmek için profesyonel hayatta sıklıkla kullanılıyor.

İş dünyasında oyunlaştırmaya farklı bir bakış

İş dünyasında işler daha basit, tek oyunculu bir video oyunu gibi başlayıp zamanla daha karmaşık, çok oyunculu sektörlere doğru gelişebilir.

Bazı sektörlerde bu durum yaşanmaya başladı bile denebilir.

Medya:

Quando'yu ele alalım. Yaptığımız şey bir tür oyun aslında. Her hafta bir bilgisayarın başında saatlerce oturup sizlerin ilgisini çekeceğine inandığımız içerikleri oluşturabilmek için klavyenin tuşlarına basıyoruz. Bunu iyi yaparsak daha fazla aboneye veya puana sahip oluyoruz. Kötü yaparsak abone veya puan kaybediyoruz.

Quando'nun geleceği, sahip olduğumuz puanların sayısıyla bağlantılı. Puanlarımızı kullanarak sponsorluk anlaşmaları imzalayabilir, faturalarımızı ödemeye yardımcı olabiliriz.

Ayrıca daha fazla puan kazanmanın en iyi yolunu bulmamız da gerekiyor. Bugün içeriği daha iyi hâle getirmeye çalışmak ve Twitter'da yazdıklarımızı paylaşmak için daha fazla zaman harcayarak bunu yapıyoruz.

Arayüzü farklı bir oyun gibi her şey. Şu anda küçük bir ekip oldukça net metriklerden oluşan basit bir oyun oynuyor ancak belki puanlarımız arttıkça yarın her şey karmaşıklaşabilir.

E-ticaret:

Tişört gibi basit bir ürünü satmak için, bir oyun gibi, e-ticaret işletmesi kurmak da Shopify gibi oyun olarak paketlenmiş tüm yazılım parçalarının bulunduğu platform üzerinde büyük ölçüde mümkün olacaktır.

Sanal bir mağazadan hangi tişörtü satmak istediğimi seçebilir, satmak için bir fiyat belirleyebilir, Minecraft'ta bir ada tasarlamaktan daha kolay bir şekilde dijital vitrin oluşturabilir, dijital ortamda satış yaparak reklam ve üretimi finanse etmek için puanlarımı yükseltebilirim. Reklamlara ve fiziksel prodüksiyona ayıracak kadar puanım olduğunda hangi platformda reklam vereceğimi seçebilir ve alıcıları bulmam için kaç puan gerektiğine bağlı olarak gerçek zamanlı ayarlama yapabilirdim. Oyun içi sohbette de gömlekleri tam olarak uymayan kızgın müşterilere destek bile verebilirdim.

Şirket büyüdükçe ve ürün daha karmaşık hâle geldikçe oyun da büyür. Daha ilgili bir tedarik zinciri, daha sofistike pazarlama ve daha öfkeli müşteriler ile oyuncular, diğer oyuncuları takımlarına katılmaları ve gelirlerini paylaşmaları için işe alabilir.

İş dünyasından ötesi:

Zamanla emlaktan inşaata ve hatta büyük ölçekli üretime kadar gittikçe daha fazla iş oyunmuş gibi çalıştırılabilir. Robotlar işçiliğin yerini aldıkça (MIT'ye göre her 3,3 insanın işini bir robot alacak) yazılım aracılığıyla daha fazla iş yürütülüyor ve karmaşıklık sürekli olarak basitleştiriliyor.

Türkiye'de GameFed gibi kuruluşlarla oyunlaştırmaya olan eğilim devam etse de henüz hiç kimsenin bir işletmeyi yürütmek için oyun arayüzleri geliştirmemiş olması ilginç. Gerçek oyuncuların oynadığı zengin, yüksek teknolojili ortamlara kıyasla gerçek hayatta çalışmak için kullandığımız tüm sıkıcı araçları düşünmeye başladığımızda işleri yapma şeklimiz oldukça tatsız aslında. Yavaş yavaş iş için oyun arayüzleri geliştirmenin teknik olarak mümkün olduğu noktaya geliyoruz sanki:

  • Unreal ve Unity, oyun geliştirmeyi nispeten ucuz ve kolay hâle getiriyor.
  • Neredeyse her sektördeki tedarik zincirinin çoğu adımı yazılım aracılığıyla çalıştırılır ve API'ler aracılığıyla bağlanır hâlde.

Distopik mi biraz?

Bir oyun içindeki karakterler gibi çalıştığımız bir dünya biraz karanlık görünüyor ancak teknoloji değiştikçe normlar da değişiyor. İki yüzyıl önce, çiftçilik en yaygın meslek iken çoğu insanın evde oturduğu, bütün gün metal bir kutu karşısında tuşlara bastığı ve emeğinin ürününe nadiren dokunduğu bir dünya düşünmek oldukça akıl almaz olurdu. On yıl önce bile, her toplantıyı video üzerinden yapmak, Slack'te şirketler arası sohbet etmek veya YouTube, Instagram veya Twitch'te iş kurmak çılgınca görünebilirdi. Ama insanlık gelişiyor ve uyum sağlıyor. En iyi kısımları alıyoruz, kötü kısımlardan zamanla kurtuluyoruz ve devam ediyoruz hayatta kalmaya.

Teknolojiye optimist yaklaşan bir ekip olarak gelecekte çalışma şeklimizin hayatta kalmak için değil; keyifle, oyunmuş gibi gerçekleşeceğine inanmak istediğimizi de ekleyerek eğer bir işiniz varsa ya da basitçe meraklıysanız minik bir oyunlaştırmaya başlangıç kiti bırakıyoruz:

🔍 Problem: Ürününüzün ya da işinizin kullanıcılarınız tarafından fark edilmesini sağlamak, kullanıcı sayınızı artırmak ve büyümek istiyorsunuz.

💡 Çözüm: Oyunlaştırma teknikleri gerçek hayat problemlerine uygulanabilir.

🏁 Kimler nasıl uyguluyor?

🔮 Kehanetlerimiz:

  • Etkili oyun mekaniği prensipleri teknoloji devleri tarafından kopyalanabilir ve bağımlılıklarımız artabilir.
  • Oyunlaştırma, iş yapış şeklinin temeli olabilir. Daha çok büyüme ve elde tutma, daha güçlü sosyal ve veri ağı etkileri anlamına gelebilir.
  • Oyun dışı uygulama bağımlılığı artabilir. Sosyal medya bağımlılığı için yardım hatları oluşturulabilir.

☁️ Fırsatlar:

  • Oyunlaştırma eklemeden önce oldukça iyi bir kullanıcı deneyimi oluşturun. Kötü bir ürünü kurtarmak için oyun mekaniğini kullanmak haksızlık olur.
  • Büyümek ve yeni kullanıcılara ulaşmak için yarışmalar düzenleyebilirsiniz.
  • Kullanıcıların yeni özellik ve geliştirmelerinizi oylamasına izin verin.
  • "Arkadaşına tavsiye et" gibi özelliklerle büyümenizi artırın. Tavsiye programlarıyla büyümeyi artırın.
  • Kullanıcı kaybını azaltmak ve geliri artırmak için bir sadakat programı ekleyin. ASOS, müşterilerine ilk alışverişlerinin 1. yıl dönümünde kuponlar göndererek yapıyor bunu örneğin.
  • Değişken ödüllere dayalı bir iş planı oluşturun. Yemeksepeti sürekli farklı restoranlarda indirimler sunuyor örneğin.

Oyunlaştırma tekniklerini anlamak ve kullanmak için önerebileceğimiz yerli ve millî en kolay başlangıç adımı olarak GameFed'in düzenlediği Gamification Hackathon linkini de buraya bırakalım.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

🕹️ Engelleri oyunlaştırarak aşmak

Gerçek bir işi bir video oyunu oynuyormuş gibi oyunlaştırmak mümkün olabilir mi?

13 May 2021

Bitpanda ile birlikte
İllüstrasyon: Jackie Ferrentino

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Berk Bayri

·

18 Eki 2026

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Eki 2026

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?